Kâle-hbitû ba'dukum liba'din ‘aduvv(un)(s) velekum fî-l-ardi mustekarrun vemetâ'un ilâhîn(in)
Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."
A’râf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(24) (Kâlehbitû ba'dukum li ba'dın aduvv (aduvvun), ve lekum fîl'ardı mustekarrun ve metâun ilâ hîn.)
(Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir." Genel olarak cennetten ininiz ifâdesidir bu Âyet, diğer yönüyle ise Cenâb-ı Hakk, zâtımdan dünya âlemine bireysel varlıklar olarak ininiz yâni esmâi ilâhîyyeme ininiz demek istiyor. Bu şekilde Âdem (a.s.) ın varlığıyla bütün esmâi ilâhîyye yeryüzüne inmiş oluyor. Ve buradaki düşmanlık Cenâb-ı Hakk’ın esmâlarının yaşantılarından başka bir şey değildir. Her esmâ bir mahâlli zuhura getirdiğinde ve o mahâlli de akıl ve duygular harekete geçirdiğinden, bu duygular hangi esmâi ilâhîyyeden kaynaklanıyorsa o esmâlar arasındaki zıtlıktır burada bahsedilen düşmanlıktır. Aslında hepsi büyük bir sistemin zuhur ve görüntülerinden başka bir şey değildir.