İçeriğe atla
A'râf 48Cüz 8 · Sayfa 156

A'râf Sûresi 48. Âyet

الأعراف

Sohbete sor

Venâdâ ashâbu-l-a'râfi ricâlen ya'rifûnehum bisîmâhum kâlû mâ aġnâ ‘ankum cem'ukum vemâ kuntum testekbirûn(e)

A'raftakiler, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara da seslenir ve şöyle derler: "Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!"

A’râf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(48) (Ve nâdâ ashâbul'a'râfi ricâlen ya'rifunehum bi sîmâhum kâlû mâ agnâ ankum cem'ukum ve mâ kuntum testekbirûn.)

“Â'raftakiler yüzlerinden tanıdıkları kişilere seslenerek şöyle derler: "Ne topluluğunuz, ne de büyüklük taslamanız, size hiç bir yarar sağlamadı".”

“yüzlerinden tanıdıkları kişilere” Yüzlerinden tanımak iki türlüdür, biri, bu kimseler dünyada iken zâhiren bir birlerini gördükleri için baş gözüyle tanırlar. Bu Âyet-i Kerîmeden de anlaşıldığı üzere insânlar ahirette tekrar vücûtlandığında dünyadaki vücûtlarına benzer bir vücût ve vecih ile haşronulacaklardır, eğer böyle olmayıp başka değişik bir vücûd ve vecih ile haşronulmuş olsa idi insanlar birirlerini tanıyamazlardı bu da çok garib olurdu.

Diğeri ise “bi sîmâhum” “onların simâlarının bâtınında ki hakikatleri ile” tanırlar. Ehli A’raf, ehli irfan olduklarından ve merâtibi insâniyyeyi bildik ve tanıdıklarından onların bâtın hallerini idrak edip hangi halde olduklarını hemen idrak ederler. Ve yukarıda ki şekilde seslenirler. Bir bilgi olması bakımından insânların ahiretteki üç türlü hallerini idrak etmeye çalışalım.

(1) Cehenneme girecekler, “nefislerinde mevcud hangi hayvanın ahlâkı ağırlıklı ise, yüzleri o hayvana benzer bir şekil alıp günahları yüzünden bâtınen o hayvan sûretinde cehenneme gireceklerdir.

(2) Cennâti naimlere-nimet cennetlerine girenler, “beşer insan” sûretinde olanlardır. İyi ahlâk ve fiziki amelleri yüzünden nimet cennetlerine gireceklerdir.

(3) Zât cennetlerine girenler ise, “Rahman sûreti” üzere olanlardır ki, genelde bunlar “A’raf-İrfan” ehlidirler, ve diğer her iki gurubu simalarından tanırlar.

Bunlar eğitimlerinde nefislerini tanıma yönünde mücadele yaparlarken hayvanlık mertebelerinden geçtikleri için, oradan kurtulmuşlardır, cehenneme giremezler.

Gene eğitimleri sırasında beşerliklerinden de geçmişlerdir, bu yüzden nimet cennetlerine de giremezler.

Eğitimleri neticesinde kendilerinde bulunan (Venefahtü) ve “hakikat-i İlâhiyye” yi bulduklarından ve “baka billâh” olduklarından, yerleri Zât cennetleri olmuştur.