Ve ennâ zanennâ en len nu'ciza(A)llâhe fî-l-ardi velen nu'cizehu herabâ(n)
"Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık."
Cin Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Âyet-i kerimede cinler kendi yeryüzü olan beden varlıklarında kendi acziyetlerini idrak ederek Allah (c.c.) aciz bırakamayacaklarını ve Allah (c.c.) ün olmadığı bir olmadığı idrakide oluşmuştur. Acziyeti idrak, idrakin ta kendisidir.
Allahtan kaçmak değil, nefsi emmarenin cinni-vehimi varlıklarından Allah’a kaçmak lazımdır. (M.D.)
(51/50) “Fefirrû ila(A)llâh(i) innî lekum minhu nezîrun mubîn(un)”
(51/50) O halde hemen Allaha kaçın, haberiniz olsun ki ben size O'nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.
Bu hüküm Allah-ın olduğu her mahalde geçerlidir. Sadece bizim arzımıza has değildir. Ne büyük bir kaçış ve sığınma yeridir. Her türlü halden gafletten sıkıntıdan hastalıktan nefsimizden, yeterki biz o kapının her zaman bize açık olduğunu unutmayalım. “İZ- -T.B-”