Ve emâ-lkâsitûne fekânû licehenneme hatabâ(n)
"Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır."
Ama yoldan çıkanlar, işte onlar cehenneme odun olmuşlardır.
Cin Suresi 15. ayet, 'kasitûn' kelimesiyle adaletsizliği ve sapmayı, 'cehennem' ile nihai cezayı ve 'hatab' ile bu cezanın yakıtını ifade ederek, Allah'ın emirlerine uymayanların akıbetini çarpıcı bir metaforla dile getirmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kasat' fiilinin 'adaletten sapmak, zulmetmek' anlamına geldiğini belirtir. 'Kâsitûn' ise bu fiili işleyenler, yani adaletsiz davrananlar ve haktan sapanlardır. Ayetteki bağlamda, Allah'ın koyduğu sınırlara riayet etmeyip kendilerine zulmedenleri ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kâsitûn' kelimesini 'haktan sapanlar, zulmedenler' olarak açıklar. Bu ayette, Allah'ın birliğine inanmayıp O'na ortak koşan ve peygamberin davetinden yüz çevirenlerin durumunu mecazi bir dille anlatır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'kıst' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da hem adalet hem de adaletsizlik anlamında kullanıldığını belirtir. 'Kâsitûn' ise adaletsizliği, yani Allah'ın belirlediği dengeyi bozanları ifade eder. Ayette, bu dengeden sapanların akıbetini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'cehennem' kelimesinin Arapça kökenli olmadığını, ancak Kur'an'da ahiret azap yurdunu ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Ayette, 'kâsitûn'un varacağı nihai kötü sonu ve cezalandırılacakları yeri gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'cehennem'in derinliği ve karanlığı çağrıştıran bir isim olduğunu ve Kur'an'da kafirlerin ve günahkarların ebedi azap göreceği yer olarak geçtiğini ifade eder. Bu ayette, adaletsizlerin hak ettikleri cezayı çekecekleri mekanı belirtir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'hatab' kelimesinin 'ateşin yakıtı' olduğunu ve bu ayette 'kâsitûn'un cehennem ateşi için yakıt olacağını mecazi bir ifadeyle anlattığını belirtir. Bu, onların azabının şiddetini ve sürekliliğini vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'hatab'ın mecazi olarak 'cehennemin yakıtı' anlamında kullanıldığını açıklar. Bu benzetme, 'kâsitûn'un cehennemdeki rolünü ve oradaki azabın kaynağı olmalarını tasvir eder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'hatab'ın kuru odun anlamına geldiğini ve burada 'cehennemin yakıtı' olarak istiare yoluyla kullanıldığını belirtir. Ayette, adaletsizlerin cehennem ateşini besleyen unsurlar olacağını, yani azaplarının kendi amellerinin bir sonucu olduğunu ifade eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.