İçeriğe atla
Cin 7Cüz 29 · Sayfa 572

Cin Sûresi 7. Âyet

الجن

Sohbete sor

Ve ennehum zannû kemâ zanentum en len yeb'aśa(A)llâhu ehadâ(n)

"Gerçekten onlar da, sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı."

Cin Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

"İnsanların (ve cinlerin) vehmî zanlarının (zan) onları nasıl hakikatten (el-Hâkka) uzaklaştırdığını ve aslında herkesin, kendi istidat ve inancına göre bir kıyamet ve diriliş anlayışına sahip olduğunu" ifade eder. "Zan" (sanı, zan), kesin bilgi (yakîn) karşısında vehmî ve yanıltıcı bir bilgi türüdür. "Ba's" (diriliş) ise, sadece fizikî ölümden sonra dirilmeyi değil, aynı zamanda her an gerçekleşen manevî dirilişleri (tecdîd-i halk) de ifade eder.

Âyetteki "zan" (sandılar), olumsuz anlamdadır. Bu, "vehmin (hayal gücünün) ve nefsânî arzuların (hevâ) insana hakikatmiş gibi gösterdiği yanlış inançlar" dır. İnsanların ve cinlerin Allah'ın kimseyi diriltmeyeceğini "sanmaları", işte bu tür bir vehmî zanndır. Onlar, akıl ve nakil yoluyla âhiretin varlığına dair kesin deliller (yakîn) gelmesine rağmen, nefsânî arzuları ve gafletleri sebebiyle bu delilleri görmemiş, vehimlerine kapılmışlardır.

Ba's" (diriliş) kavramı, sadece fizikî ölümden sonraki büyük dirilişi (kıyamet) değil, aynı zamanda "her an gerçekleşen manevî dirilişleri" (tecdîd-i halk) de kapsar. Varlık anlayışında, âlem her an yeniden halk edilmektedir. Her nefeste, varlıklar batına alınıp yeniden var olurlar (halk-ı cedîd). Bu, ilâhî isimlerin sürekli tecellisinin bir sonucudur.

a) Büyük Diriliş (Kıyamet): Tüm insanların öldükten sonra yeniden diriltilip hesap vereceği gün. Bu dirilişi de "tecessüd-ü a'mâl" (amellerin somutlaşması) çerçevesinde yorumlar. İnsan, amellerinin hakikatini (güzel veya çirkin suretlerini) o gün görür.

b) Küçük Dirilişler (Tecdid-i Halk): Her an gerçekleşen manevî dirilişler. İnsan, gaflet uykusundan uyandığında, bir günahtan tevbe edip arındığında, bir ibadetle kalbi dirildiğinde, bir ilim öğrendiğinde, bir marifet elde ettiğinde aslında küçük bir diriliş yaşar. Bu, onun manevî hayatının tazelenmesidir.

"Kemâ Zanentum" (Sizin sandığınız gibi) "Sizin sandığınız gibi" (kemâ zanentum) ifadesi, cinlerin bu yanlış inancı insanlardan aldıklarını veya onlarla paylaştıklarını gösterir. "Yanlış inançların bulaşıcılığına" ve "taklidin (körü körüne uymanın) tehlikesine" işaret eder. Cinler, tıpkı insanlar gibi, âhiret konusunda yanlış bir zanna kapılmışlar ve bu zanlarını birbirlerinden etkilenerek pekiştirmişlerdir. Bu, onların da tıpkı insanlar gibi, hakikati araştırma (tahkik) sorumluluğu taşıdıklarını gösterir. Taklitle yetinip yanlış zanlara kapılanlar, âhirette pişman olacaklardır.[20]