İnnâ erselnâ ileykum rasûlen şâhiden ‘aleykum kemâ erselnâ ilâ fir'avne rasûlâ(n)
(Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun'a da bir peygamber göndermiştik.
Doğrusu biz size tanıklık edecek bir elçi gönderdik. Nitekim Firavun'a da bir elçi göndermiştik.
Müzzemmil Suresi'nin 15. ayeti, Allah'ın insanlara peygamber gönderme geleneğini ve bu peygamberlerin şahitlik görevini vurgular. Ayet, Firavun'a gönderilen peygamber örneği üzerinden, Hz. Muhammed'in de ümmetine karşı bir şahit olarak gönderildiğini dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'irsâl' (إرسال) kelimesini bir şeyi serbest bırakmak, salıvermek ve göndermek olarak açıklar. Ayetteki 'erselnâ' fiili, Allah'ın peygamberi insanlara doğru, belirli bir görevle serbest bırakması ve göndermesi anlamındadır. Bu, sadece fiziksel bir gönderme değil, aynı zamanda ilahi bir görevlendirmeyi de içerir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'erselnâ' fiilini 'بعثنا' (ba'asnâ - gönderdik, görevlendirdik) olarak tefsir eder. Ayetteki kullanımı, Allah'ın Firavun'a ve daha sonra Hz. Muhammed'i ümmetine, ilahi mesajı tebliğ etmeleri için görevlendirmesi anlamındadır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'risâlet' (رسالة) kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker. 'Erselnâ' fiili, Allah'ın insanlıkla iletişim kurma ve onlara doğru yolu gösterme iradesinin bir tezahürüdür. Ayette, bu eylem, ilahi bir müdahale ve rehberlik olarak sunulur.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'resûl' kelimesini 'gönderilen' olarak açıklar. Ayetteki 'resûlen', Allah'ın insanlara doğru yolu göstermek ve onlara ilahi emirleri tebliğ etmek için gönderdiği özel bir kişiyi ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'resûl'ü, bir mesajı iletmek üzere gönderilen kişi olarak tanımlar. Ayetteki 'resûlen', hem Firavun'a gönderilen Hz. Musa'yı hem de ümmete gönderilen Hz. Muhammed'i kapsayan, ilahi bir elçilik makamını belirtir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'resûl' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, sadece bir haberci olmaktan öte, ilahi bir otorite ve rehberlik vasfı taşıdığını belirtir. Ayetteki 'resûlen', bu ilahi otoriteyi ve tebliğ görevini vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'şâhid' kelimesini, bir olaya bizzat tanık olan ve bu tanıklığını bildiren kişi olarak açıklar. Ayetteki 'şâhiden', peygamberin ümmetinin amellerine, inançlarına ve davranışlarına ahirette şahitlik edeceğini, yani onların lehine veya aleyhine tanıklık edeceğini belirtir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'şâhid'in hem 'gören' hem de 'tanıklık eden' anlamlarını taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'şâhiden', peygamberin ümmetinin durumunu gözlemlediğini ve bu gözlemlerini kıyamet gününde Allah katında bildireceğini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'şehâdet' (شهادة) kavramının Kur'an'da sadece hukuki bir tanıklık olmadığını, aynı zamanda bir sorumluluk ve hesap verme bağlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'şâhiden', peygamberin ümmetine karşı olan bu derin sorumluluğunu ve ahiretteki rolünü ifade eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, Firavun'u, Mısır krallarının genel unvanı olarak açıklar ve Kur'an'da özellikle Hz. Musa dönemindeki zalim hükümdarı temsil ettiğini belirtir. Ayetteki 'Fir'avn', geçmişteki bir zulüm örneği ve ilahi uyarıya karşı çıkan bir figür olarak sunulur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, Firavun kelimesinin 'fara'a' (فرع) kökünden türediğini ve 'yüksek olmak, aşırıya gitmek' anlamlarına geldiğini ima eder. Bu, Firavun'un kibir ve zulümle özdeşleşmiş kişiliğini yansıtır. Ayette, Firavun, ilahi mesajı reddedenlerin tipik bir örneği olarak zikredilir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Firavun'un Kur'an'da sadece tarihi bir şahsiyet değil, aynı zamanda ilahi otoriteye karşı çıkan, kibirli ve zalim gücün arketipi olduğunu belirtir. Ayetteki 'Fir'avn', Allah'ın peygamber gönderme geleneğinin, en güçlü ve kibirli yöneticilere bile ulaştığını gösteren bir örnektir.
Müzzemmil Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Âyet-i kerime Zât mertebesi âyetlerindendir.
(İnnâ erselnâke) Âyette “senin için açtık” derken, burada ise “seni gönderdik” ifadesi kullanılmaktadır ki, bu bölümde zât-î Âyetlerdendir, burasını da üç yönlü (1) Hakikat-i Muhammed-î, (2) Hazret-i Muhammed, (3) ve ümmet-i olan bizler itibariyle incelememiz yararlı olacaktır.
(1)Hakikat-i Muhammed-î yönüyle baktığımızda.
Ulûhiyyet’in zuhur mahalli olan Hakikat-i Muhammediyye yi Zât-ı mutlak, “Muhakkak ki Biz” diyerek, araya hiç bir mertebeyi sokmadan Hakikat-i Muhammediyye ye hitaben seni “irsal-Rasûl” ettik, yani zât âleminden ef’âl âlemine kadar olan bütün sahaya gönderdik. Ne için? Bütün âlemlerde ve her zerrede Allah’ın varlığına (şahit) olarakak gönderdik, şekliyle düşünüp kendimize yeni bir ufuk açmak sûretiyle idrak ve zevk edebiliriz.
(2)Hazret-i Muhammed, zuhur’u Muhammed-î mertebesi itibariyle baktığımızda.
“Ey Habîbim! Seni bütün âlemlerde Ulûhiyyet ismimle var olan “Ben” Allah’ın tecelli ve zuhuruma (şahit) olarak gönderdik,” şekliyle izah ve zevk edebiliriz.
(3) Üncü hali olan ümmet-i yani bizler içinse!
Hakk buyurur ki, “ey kulum senin beden mülkünde zuhuru olan Hakikat-i Muhammed-î mertebesini, beden mülkünde Hakk’ın varlığından başka bir şeyin olmadığının açık (şahid) şekliyle, idrak ve zevk edebiliriz.”
Âyetin devamında gelen “Nitekim Firavun'a da peygamber göndermiştik.” Hazret-i Mûsâ (a.s.) Tevhid-i Esmâ resülü-elçisi olarak Nefsi emmare Firavununa Hadi olan rabbine davet etmek üzere gönderilmişti.
Efendimiz s.a.v. de buna şahittir. Ve bizler ümmeti olarak ta Kûr’ân-ı kerimi bizlere ulaştırması yönüyle buna şahit olmaktayız.
Bu âyet üzerine çalışma zamanı geldiğinde günlerden Kadir gecesi idi. Yol ehli bir kardeşimiz İr... Ak… bey den Kadir gecesisi mesajı gelmişti.
“Muhterem dostlar; Er rahman Allem’el Kur'an (Rahman suresi 1-2 ayetleri) Rahman'ın bu Kur'an öğretisi dokunuşuna şahit olanların geceleri mübarek olsun İnşallah. Bâki
selamlar.”
İrfan bey kadir geceniz mübarek olsun. Mesajınıız, Müzzemmil suresi (73/15) Şüphe yok ki biz, size tanık olmak üzere bir resül gönderdik, âyeti üzerinde çalışmama derk gelmesi güzel bir tevafuk oldu. Selâmlar Huu... Murat Derûni…
Buna şahit olarak mesajını cevaplamış bulunduk. Bu güzel Kadir gecesi şahitliğinden sonra yolumuza devam edelim. (M.D.)