İnne hâżihi teżkira(tun)(s) femen şâe-tteḣaże ilâ rabbihi sebîlâ(n)
Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
İşte bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.
Müzzemmil Suresi'nin 19. ayeti, Kur'an'ın bir öğüt ve hatırlatma olduğunu vurgulayarak, insanın kendi iradesiyle Allah'a giden yolu seçme özgürlüğünü ve sorumluluğunu dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır. Ayet, 'tezkire' kavramıyla Kur'an'ın işlevini, 'şâe' ile iradeyi ve 'sebîl' ile de Allah'a ulaşma yolunu semantik olarak işler.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'zikr' kökünden türeyen 'tezkire'yi, 'unutulan bir şeyi hatırlatmak' veya 'bir şeyi zihinde canlı tutmak' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla Kur'an'ın, insanın fıtratında var olan hakikatleri ve Allah ile olan ahdini hatırlatan bir uyarıcı olduğunu belirtir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'zikr' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çekerek, 'tezkire'nin sadece bir hatırlatma değil, aynı zamanda bir uyarı ve öğüt olduğunu vurgular. Bu ayetteki 'tezkire', Kur'an'ın insanı gafletten uyandırıp Allah'a yönelmesini sağlayan bir işlev gördüğünü gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'tezkire'yi 'öğüt' ve 'ibret' anlamında kullanır. Ayetteki 'innehâzihî tezkire' ifadesiyle, Kur'an'ın içerdiği kıssaların, hükümlerin ve vaazların insanlar için birer ibret ve öğüt kaynağı olduğunu mecazi bir anlatımla ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'meşîet'i 'bir şeyi istemek ve ona yönelmek' olarak tanımlar. Ayetteki 'femen şâe' ifadesi, Allah'ın insanlara irade özgürlüğü verdiğini ve bu özgürlükle doğru yolu seçme sorumluluğunu yüklediğini gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'meşîet' ile 'irade' arasındaki farka değinerek, 'meşîet'in daha çok 'bir şeyi yaratma veya meydana getirme isteği' olduğunu belirtir. Ancak ayetteki bağlamda, insanın kendi seçimiyle bir eylemi gerçekleştirmeye yönelik isteği anlamında kullanılmıştır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'şâe' fiilinin Kur'an'daki kullanımlarını inceleyerek, bu fiilin genellikle Allah'ın mutlak iradesiyle birlikte anılsa da, insan bağlamında kullanıldığında kişinin kendi tercihini ifade ettiğini belirtir. Burada, insanın Rabbine yönelme konusunda özgür bir iradeye sahip olduğu vurgulanır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ittihâz' kelimesini 'bir şeyi kendine almak, benimsemek' olarak açıklar. Ayetteki 'ittehaze ilâ Rabbihî sebîlâ' ifadesi, kişinin kendi iradesiyle Allah'a giden yolu seçip o yolda ilerlemeyi benimsemesi anlamındadır.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'ittihâz'ın 'bir şeyi kendine mesken edinmek, bir şeyi sürekli kılmak' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Bu ayette, Allah'a giden yolu sadece bilmekle kalmayıp, onu hayat tarzı haline getirme ve o yolda istikrarlı olma anlamını taşır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'ittihâz'ın 'bir şeyi elde etmek, kazanmak' anlamını vurgular. Ayetteki kullanımında, kişinin kendi çabası ve iradesiyle Allah'a ulaşma yolunu 'kazanması' veya 'edinmesi' anlamı öne çıkar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'sebîl'i 'yol' olarak tanımlar ve Kur'an'da genellikle 'Allah'ın yolu' veya 'doğru yol' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'sebîlâ', Allah'a kulluk, itaat ve takva ile ulaşılabilecek manevi yolu ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'sebîl' kavramının Kur'an'da hem somut hem de soyut anlamda kullanıldığını, 'Allah'ın yolu' olarak geçtiğinde ise 'doğru inanç ve amel sistemi'ni ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'sebîlâ', insanın Allah'a yaklaşmasını sağlayan dinî ve ahlaki prensipler bütünüdür.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'sebîl'in 'açık yol' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'ilâ Rabbihî sebîlâ' ifadesi, Allah'a giden yolun açık ve belirgin olduğunu, ancak bu yolda ilerlemenin kişinin kendi tercihine bağlı olduğunu vurgular.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.