‘Alâ-lkâfirîne ġayru yesîr(in)
Kafirler için hiç kolay değildir.
Kâfirler için hiç kolay değildir.
Bu ayet, kıyamet gününün kâfirler için zorluğunu vurgulamaktadır. 'Kâfirîn' kelimesi inkarcıları, 'ğayr' olumsuzluk edatı ve 'yesîr' kelimesi ise bu zorluğun derecesini ifade etmektedir. Ayet, ahiret gününün dehşetini ve inkarcılar için taşıdığı ağırlığı dilbilimsel olarak ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): K-f-r kökü, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamına gelir. Şeriat dilinde ise Allah'ın nimetlerini veya varlığını örtmek, inkar etmek demektir. Ayetteki 'el-Kâfirîn' ifadesi, kıyamet gününde Allah'ın varlığını ve ahireti inkar edenleri, yani hakikati örtenleri kastetmektedir. Bu örtme eylemi, onlara o günün zorluğunu getirecektir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): İzutsu'ya göre 'küfr' kavramı, Kur'an'da sadece bir inançsızlık durumu değil, aynı zamanda Allah'ın lütfunu ve nimetlerini görmezden gelme, nankörlük etme anlamını da taşır. 'el-Kâfirîn' bu bağlamda, Allah'ın ayetlerini ve uyarılarını reddederek nankörlük edenlerdir ve bu reddedişin bir sonucu olarak kıyamet günü onlara kolay gelmeyecektir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'küfr' kelimesinin mecazi anlamlarına da değinir. Ayetteki 'el-Kâfirîn', hakikati örtmeleri ve inkar etmeleri sebebiyle, kıyamet gününün dehşetine maruz kalacak olanlardır. Onlar için bu gün, inkar ettikleri gerçeklerin tecelli ettiği bir gün olacaktır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Ğ-y-r kökü, bir şeyin başka bir şeyden farklı olması veya bir durumun değişmesi anlamına gelir. 'Ğayr' kelimesi ise genellikle olumsuzluk veya istisna ifade etmek için kullanılır. Ayette 'ğayru yesîr' ifadesi, kıyamet gününün 'kolay olmaması', yani zorluğunu ve şiddetini pekiştirmektedir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): El-Kefevî, 'ğayr' kelimesinin bir şeyin zıddını veya karşıtını belirtmek için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'ğayru yesîr' terkibi, kıyamet gününün kâfirler için 'kolay' olmaktan tamamen uzak, aksine son derece zor ve çetin bir gün olduğunu vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Y-s-r kökü, kolaylık, rahatlık ve güçlük olmaması anlamına gelir. 'Yesîr' kelimesi de bu kökten türeyerek kolay olanı ifade eder. Ayette 'ğayru yesîr' ifadesiyle, kıyamet gününün kâfirler için kesinlikle kolay olmayacağı, aksine büyük bir zorluk ve meşakkatle dolu olacağı belirtilmektedir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'yüsr' kelimesinin kolaylık ve rahatlık anlamına geldiğini belirtir. 'Yesîr' ise bu kolaylığın sıfatıdır. Ayetteki 'ğayru yesîr' ifadesi, kâfirler için o günün kolaylık ve rahatlıktan tamamen uzak, aksine çetin ve zorlu bir gün olacağını açıkça ifade etmektedir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'yüsr' ve 'usr' (zorluk) kavramlarının Kur'an'da sıklıkla zıt anlamlı olarak kullanıldığını belirtir. 'Yesîr' kelimesi kolaylığı ifade ederken, 'ğayru yesîr' terkibi, kâfirler için kıyamet gününün 'zorlu' ve 'çetin' olacağını, yani 'usr' (zorluk) ile eş anlamlı bir durumu ifade ettiğini vurgular.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.