Śumme kutile keyfe kadder(a)
Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!
Müddessir Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Hakiki ölçü;
“Yere göğe sığmam mü’min kulumun gönlüne sığarım” ifadesiyle hadis-i kudsîde belirtilen ise, insan gönlü olan bâtın gökyüzüdür.
Zâhir gökyüzü yedi kat (tabaka) olduğu gibi, gönül gökyüzü de yedi tabakadır.
Bunlar yedi nefis mertebeleridir. Birinci tabaka “Nefs-i Emmare”dir. Diğerleri; “levvame”, “mülhime”, “mutmeinne”, “radiye”, “merdiye, safiye” diye isim alırlar.
Gerçek bir eğitim ile bu mertebeler aşılır. İnsan hakiki benliğini ve kimliğini böylece tanımağa başlar.
Gönül göğünü ve beden arzını (toprağını) adaletle korumak için tartıyı koymuştur.
Her mertebede, o mertebenin gereği olan ilmi almak, daha fazlasını yüklememek için tartıyı koymuştur.
Nasıl terzi ölçmek için mezura, manav tartı, inşaat ustası şakule, sarraf mihenk taşı kullanır. Hakk’ın ilmini ölçmek için vahiy, hadis ve firaset bilgisi gerekir. Bu konu hakkında (81) “Hayal Vadisi ve Çıkmaz Sokakları“ kitabında geniş bilgi vardır.
Fekkara; düşündü, Fe-Ke-Re harflerinde oluşmaktadır. Mevlânâ hazretleri “sen et, kemikten ibaret değil, düşünceden ibaretsin” demiştir. Kişinin ahirinde hangi düşüncede ise o hal üzere tekrar vüvcud bulacaktır. Akıl Mûsâ’sının yardımcısı “Fikir” Harun’udur. Museviyet mertebesindeki bu hakikate vakıf olsunmazsa Muhammediyet mertebesinin vahyi olan Kûr’ân ve Allah’ın işaretlerinin anlaşılması mümkün değildir. Nefsi emmarenin ölçüsü hayal ve vehimdir. (M.D.)