Śumme edbera vestekber(a)
(23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir."
Sonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı.
Müddessir Suresi 23. ayet, inkarcı bir şahsın peygamberin tebliğine karşı takındığı olumsuz tavrı, yüz çevirme ve kibirlenme fiilleriyle tasvir etmektedir. Ayet, bu iki fiil üzerinden, hakikate karşı direncin psikolojik ve ahlaki boyutlarını ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'edbere' kelimesini 'bir şeyden yüz çevirmek, arkasını dönmek' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, peygamberin tebliğinden yüz çevirme, ona sırtını dönme ve onu dinlemeyi reddetme anlamını taşır. Bu, sadece fiziksel bir dönüş değil, aynı zamanda zihinsel ve manevi bir uzaklaşmayı ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'edbere' fiilini mecazi anlamda 'terk etmek, bırakmak' olarak yorumlar. Ayetteki kullanımıyla, inkarcının peygamberin getirdiği hakikatten yüz çevirerek onu terk ettiğini, ona kulak asmadığını ve ondan uzaklaştığını belirtir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'd-b-r' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da genellikle 'geri dönmek, arkasını dönmek' ve bununla birlikte 'reddetmek, karşı çıkmak' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'edbere' fiili, peygamberin mesajına karşı gösterilen aktif bir ret ve uzaklaşma tavrını vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'istekbere' fiilini 'kibirli olmak, kendini büyük görmek ve hakkı kabul etmemek' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, inkarcının peygamberin tebliğini küçümsemesi, kendini ondan üstün görmesi ve bu kibir nedeniyle hakikati reddetmesi anlamını taşır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'istekbere' kelimesini 'kibirli davranmak, büyüklük taslamak' olarak tanımlar ve bu durumun genellikle hakkı kabul etmeye engel olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, inkarcının içsel bir gurur ve üstünlük duygusuyla hareket ederek, peygamberin getirdiği mesaja karşı direnişini ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'istekbere' fiilinin 'kibirli olmak, kendini büyük görmek ve bu yüzden itaatten kaçınmak' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'istekbere', inkarcının sadece yüz çevirmekle kalmayıp, aynı zamanda içsel bir kibirle hakkı küçümseyerek onu reddettiğini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'k-b-r' kökünün Kur'an'da 'büyüklük, yücelik' anlamlarına geldiğini, 'istekbere' fiilinin ise 'kibirli olmak, kendini büyük görmek' ve bu durumun Allah'a karşı isyanla ilişkilendirildiğini vurgular. Bu ayetteki 'istekbere', inkarcının Allah'ın mesajına karşı takındığı kibirli ve reddedici tavrı açıkça ortaya koyar.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.