İllâ ashâbe-lyemîn(i)
Ancak ahiret mutluluğuna eren kimseler başka.
Ancak amel defterleri sağından verilenler hariç.
Bu ayet, ahiret gününde kurtuluşa erenlerin ve azaba uğrayanların durumunu tasvir ederken, 'ashâbü'l-yemîn' kavramı üzerinden cennetliklerin kimliğini ve 'yemîn' kelimesinin sembolik anlamını vurgulamaktadır. Ayet, sağ elin bereket ve kurtuluşla olan kadim bağını Kur'anî bir bağlama oturtur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'sahib' kelimesinin, bir şeyle uzun süre birlikte olan veya ona eşlik eden kişi için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ashâbü'l-yemîn' ifadesi, sağ tarafın ehli, yani hayır ve bereketle ilişkilendirilen kimseler anlamında kullanılmıştır. Bu, sadece fiziksel bir birliktelikten ziyade, kader ve akıbet birliğini de içerir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'sahib' kelimesinin, bir şeye malik olan, onu idare eden veya onunla sürekli bir ilişki içinde olan kişi için kullanıldığını açıklar. 'Ashâbü'l-yemîn' terkibinde ise, 'yemîn'in getirdiği hayır ve kurtuluşun sahipleri, yani bu akıbete nail olanlar kastedilmektedir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'sahib' kelimesinin Kur'an'da genellikle bir grubun veya bir niteliğin üyelerini belirtmek için kullanıldığını ifade eder. 'Ashâbü'l-yemîn' terimi, ahiret bağlamında, kurtuluşa eren, cennetle müjdelenen ve 'sağ taraf'ın sembolize ettiği hayırlı akıbete sahip olanları tanımlar.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'yemîn' kelimesinin hem sağ el hem de bereket ve uğur anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ashâbü'l-yemîn' ifadesi, amel defterleri sağdan verilenler olarak açıklanır ki bu, kurtuluşun ve cennetin bir alametidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'yemîn'in mecazi olarak güç, kuvvet ve bereket anlamında kullanıldığını ifade eder. 'Ashâbü'l-yemîn' terkibi, sağ tarafın sembolize ettiği hayır ve kurtuluşun ehli olanları, yani Allah'ın lütfuna mazhar olanları anlatır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'yemîn' kelimesinin temel anlamının sağ taraf olduğunu, ancak aynı zamanda bereket, uğur ve yemin anlamlarına da geldiğini açıklar. Kur'an'da 'ashâbü'l-yemîn' olarak geçenler, ahiret gününde amel defterleri sağ ellerine verilen ve cennete girmeye hak kazanan kimselerdir. Bu, onların hayırlı ve mübarek bir akıbete sahip olduklarını gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'yemîn' kelimesinin Kur'an'da hem fiziksel sağ tarafı hem de sembolik olarak bereket, uğur ve kurtuluşu ifade ettiğini belirtir. 'Ashâbü'l-yemîn' terkibi, ahiret bağlamında, Allah'ın rızasını kazanmış, amelleri makbul görülmüş ve cennete layık görülmüş kişileri tanımlar. Bu, sağ tarafın İslam kültüründeki olumlu çağrışımlarıyla uyumludur.
Müddessir Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Sağ taraf ehli, akl-i küll ehlidir. Ulu’l elbab “kamil akıl” sahipleridir. “Ashab-ı Yemin” bu kamil akıl sahipleri ve bunlara uyup bu kamil akıl sahiplerinin aldığı kapılardan girenlerdir. (M.D.)