Fî cennâtin yetesâelûn(e)
(40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: "Sizi Sekar'a (cehenneme) ne soktu?"
Onlar cennettedirler, sorup dururlar.
Müddessir Suresi'nin 40. ayeti, cennet ehlinin cehennem ehline yönelttiği bir sorgulamayı tasvir eder. Ayet, 'cennetler' ve 'sorgulama' kavramları üzerinden ahiret hallerini ve hesaplaşmayı dilbilimsel bir derinlikle sunar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'cenn' kökünün örtmek, gizlemek anlamına geldiğini belirtir. 'Cennet' ise, ağaçları ve bitkileriyle yeri örttüğü için bu ismi almıştır. Ayetteki 'cennât' kelimesi, ahiretteki mükafat yurdu olan, gözlerden gizlenmiş, güzelliklerle dolu bahçeleri ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, Kur'an'da 'cennet' kelimesinin mecazi olarak da kullanılabileceğini belirtse de, bu ayetteki 'cennât' kelimesinin açıkça ahiret yurdu olan bahçeler anlamına geldiğini, müminlerin orada ikamet edeceğini ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'cennet' kavramının Kur'an'da hem dünyevi bir bahçe hem de ahiretteki nihai ödül yeri olarak kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki kullanımı, 'cehennem'in zıddı olarak, müminlerin kavuşacağı huzur ve mutluluk yurdunu temsil eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'se'ele' fiilinin 'sormak' anlamına geldiğini ve 'tesâ'ül' kalıbının karşılıklı soru sormayı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'yetesâelûne' fiili, cennet ehlinin cehennem ehline, onların durumlarının nedenini merak ederek soru yöneltmesini anlatır.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'tesâ'ül'ün, iki taraf arasında gerçekleşen bir sorgulama olduğunu açıklar. Bu ayetteki bağlamda, cennet ehlinin, cehennem ehlinin içine düştüğü durumu anlamak amacıyla onlara soru sormasıdır; bu bir kınama veya ibret alma amacı taşır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 's-'-l' kökünün Kur'an'da genellikle bilgi edinme, açıklama isteme veya hesap sorma bağlamında kullanıldığını belirtir. 'Yetesâelûne' fiili, ahiret sahnesinde, cennet ehlinin cehennem ehline yönelttiği, onların akıbetlerinin nedenini sorgulayan bir diyalogu ifade eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.