Ve-rrucze fehcur
Şirkten uzak dur.
Pislikten sakın.
Müddessir Suresi'nin 5. ayeti, 'kötü şeyleri terk et' emrini içeren kısa ve öz bir ifadedir. Ayet, 'er-rucz' kelimesiyle maddi ve manevi pislikleri, 'fehcur' kelimesiyle ise bunlardan uzak durmayı ve terk etmeyi emrederek, nefsani arzulardan ve günahlardan arınma çağrısı yapmaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'er-rucz' kelimesinin aslen 'titreme, sarsılma' anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da genellikle 'azap, ceza' ve 'günah, pislik' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, 'putlara tapma' gibi şirke götüren her türlü kötü fiili ve inancı kapsar (el-Müfredât, s. 341).
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'er-rucz' kelimesini 'azap' ve 'günah' olarak açıklar. Bu ayetteki kullanımıyla, Allah'ın gazabına sebep olacak her türlü kötü ameli ve şirk koşmayı ifade ettiğini belirtir (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 289).
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ricz' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'Allah'ın gazabı' ve bu gazaba yol açan 'günahkâr davranışlar' anlamında kullanıldığını vurgular. Müddessir Suresi'ndeki bu kullanım, peygamberin tebliğ görevine başlarken, toplumdaki putperestlik ve ahlaki yozlaşmadan uzak durması gerektiğini ifade eder (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 205-206).
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'hecr' kelimesinin 'terk etmek, ayrılmak' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki emir, peygamberin, putlara tapmaktan ve müşriklerin kötü amellerinden tamamen uzak durmasını, onlarla arasına mesafe koymasını ifade eder (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 496).
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hecr' kelimesinin 'bir şeyi terk etmek, ondan ayrılmak' olduğunu ve Kur'an'da hem fiziksel hem de manevi ayrılığı ifade ettiğini açıklar. Buradaki 'fehcur' emri, 'er-rucz'dan yani günahlardan ve putlardan kesin bir şekilde yüz çevirmeyi, onlarla hiçbir ilişki kurmamayı gerektirir (el-Müfredât, s. 509).
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'hecr' fiilinin Kur'an'da genellikle 'uzaklaşma, terk etme, ayrılma' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Müddessir Suresi'ndeki bu kullanım, peygamberin tebliğ görevine başlarken, şirkin ve kötü ahlakın her türlüsünden arınmış bir duruş sergilemesi gerektiğini vurgular (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 312).
Müddessir Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
"Rücz" ve "ricz" kelimeleri pislik ve azap mânâsına geldiği gibi burada put ve heykel demek olduğunu da açıklamışlardır.[11]
"Ricz" (pislik), nefs-i emmâre'nin (kötülüğü emreden nefs) arzuları, hevâ ve şeytanî vesveselerdir. "Pislikten uzak durmak", (nefsi) temizlemektir. Bu da zikir, riyazat, tefekkür gibi çalışmalar ile ehli gözetiminde yapılır. (M.D.)
Kişinin kendi ayn-ı sâbitesini (ezelî hakikatini) Hakk'tan ayrı bir varlık olarak görmesi, en büyük pisliktir (ricz). Arınma, bu vehmin terkedilmesidir.
"Ricz" (pislik) sadece maddî necaset değil, "mâsivâ" (Allah'tan gayrı her şey) ve "şirk-i hafî" (gizli şirk) anlamına gelir.
Açık Şirk (Şirk-i Celî): Putlara tapmak, Allah'tan başkasına ibadet etmek.
Gizli Şirk (Şirk-i Hafî): Kişinin farkında olmadan kalbinde Allah'tan başkasına yer vermesi, O'ndan gayrısına güvenmesi, O'ndan başkasını sevmesi, hatta kendi nefsini ve benliğini (enâniyet) Hakk'ın varlığından ayrı ve bağımsız görmesidir.
Bu bağlamda "pislikten uzak dur" emri, kişinin kalbini her türlü mâsivâdan, enâniyetten ve gizli şirkten arındırması anlamına gelir.
"Uzak durmak" (hacr/hicran) emri, "tecrîd" (soyutlanma) kavramının ifadesidir. Tecrid, kalbi mâsivâdan arındırmak, nefsânî arzulardan, dünyevî bağlardan, hatta iyi amellerin bıraktığı gururdan (ucb) dahi soyutlanmaktır.
Bu "hicr" (ayrılış), nefret ve düşmanlıkla değil, "güzel bir ayrılış" (hicran-ı cemîl) ile olur. Kişi, mâsivâdan ayrılırken onlara karşı kötülükle mukabele etmez, bilakis olgun bir duruş sergiler. Bu, aynı zamanda işi Allah'a havale etmenin (tefvîz) bir gereğidir.[12]