Velâ temnun testekśir(u)
İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma.
Yaptığını çok görerek başa kakma.
Müddessir Suresi'nin 6. ayeti, yapılan iyiliğin karşılığında daha fazlasını bekleme veya iyiliği başa kakma davranışını yasaklamaktadır. Ayet, 'minnet etme' ve 'çok görme' fiilleri üzerinden bu ahlaki ilkeyi vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'menn' kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi kesmek' olduğunu belirtir. İyilik bağlamında ise, yapılan iyiliği hatırlatarak karşı tarafın minnet altında bırakılması, iyiliğin sevabını kesmesi anlamına gelir. Ayetteki 'lâ temnun' ifadesi, iyiliği başa kakarak onu değersizleştirmeyi yasaklar.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'menn' kelimesini 'başa kakmak' ve 'minnet etmek' olarak açıklar. Ayetteki kullanımıyla, yapılan iyiliği büyüterek veya hatırlatarak karşılığında bir beklenti içine girmeyi veya karşı tarafı utandırmayı ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'menn' kavramının Kur'an'da hem Allah'ın insanlara lütfunu (minnetini) hem de insanların birbirlerine karşı iyiliklerini başa kakmasını ifade ettiğini belirtir. Bu ayette ise, olumsuz bir bağlamda kullanılarak, yapılan iyiliğin karşılığında bir beklentiye girilmemesi ve iyiliğin samimiyetinin korunması gerektiği vurgulanır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'istiksâr' fiilini 'bir şeyi çok görmek, çoğaltmak istemek' olarak açıklar. Ayetteki 'testeksir' ifadesi, yapılan iyiliği azımsamayıp aksine onu çok görerek karşılığında daha fazlasını bekleme veya daha büyük bir karşılık umma anlamını taşır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'kesret' kökünden türeyen 'istiksâr'ın, bir şeyi çok bulmak ve onu artırmak istemek anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette, yapılan iyiliği kendi gözünde büyüterek, onun karşılığında daha büyük bir menfaat veya övgü beklentisine girmeyi ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'istiksâr'ın 'çok saymak, çok görmek' anlamında kullanıldığını ve bu ayetteki bağlamda, yapılan iyiliği kendi gözünde büyüterek, onun karşılığında daha fazlasını talep etme veya daha büyük bir karşılık umma düşüncesini ifade ettiğini belirtir. Bu, iyiliğin samimiyetine zarar veren bir davranıştır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.