İçeriğe atla
Müddessir 7Cüz 29 · Sayfa 575

Müddessir Sûresi 7. Âyet

المدثر

Sohbete sor

Velirabbike fasbir

Rabbinin rızasına ermek için sabret.

Müddessir Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Âyet-i kerime Rububiyet mertebesi âyetlerindendir.


Sabır, kulun ilâhî takdirin her türlü tecellisine karşı gösterdiği olgunluk halidir. Bu sabır, nefsin aceleci arzularına (hevâ) karşı durmak, ilâhî hikmete teslim olmak ve her durumda Hakk’ın rızasını gözetmek demektir.

Âyet-i kerime sayısal değeri 74+8= 81 dir. 81 in tersi 18 dir. 81+18= 99 dur. 99 esmâ-ül hüsna ve sıralamada 99. “Sabur” dur.

“Rabbin için sabretmek” için kişinin nefsini tanıması ve rabbinin rızasını arayanlarla birlikte hareket etmesi gerekir. (18/28)

Efendimiz (s.a.v.) in sabrı Allah c.c. için sabırdır. Diğer insanlar için genel ma’nâ da Allah için sabır olsa da, 99 esmâ’ül Hüsna dan birisi Rabb-i Hassı olduğundan bu esmâ için sabırdır.

Kehf sûresi 28. Âyette hedef nefs iken, burada sabrın aslı belirtilerek sabr ederken hedefin Rabb’in olsun denilmektedir. (M.D.)

İnsan olma özelliği esmâ’ül Hüsna yı hakikatiyle ortaya çıkarmaktır. İşte halife bu kimsedir, kendindeki esmâ’ül hüsnayı faaliyete geçirmek demek, dolayısıyle esmâ’ül Hüsna ya dahi rahmet olması demektir. İşte insan budur. “fesalli li rabbike” “Rabbin için sabret.” (74/7) yapılan her bilinçli sabır o esmâya ait ve esmâ için olmaktadır, esmânın zuhura çıkmasına biz vesile olduğumuzdan, dolayısıyla ona hayat vermiş olmaktayız, bu durumda o bizden razı oluyor, böylece biz de merzi-razı olunmuşlar dan, oluyoruz aksi halde onu onun istemediği yönde kullandığımızda o bizden razı olmuyor. Ve ahrette hakkını talep edecek, kul hakkı dediği bir bakıma işte budur ayrıca hayatımız onlarla devam ediyor ama biz farkında olmuyoruz.

Sabır hadiselerin durumuna göre kişinin nefsine kapılmadan aklıyla, mantığıyla hareket etmesi gereken bir şeydir. “İZ- -T.B-”