Fe-iżâ nukira fî-nnâkûr(i)
(8-9) Sur'a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
O sûra üflendiği zaman,
Bu ayet, kıyamet gününün dehşetini ve zorluğunu, 'nakur'a üflenmesi metaforuyla tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, bu kozmik olayın vaktini ve niteliğini vurgulamaktadır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'nakr' kelimesinin 'ses çıkarmak, vurmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'nukira' fiili, meçhul sigasıyla, sura üflenerek ses çıkarılması eylemini, yani kıyametin başlangıcını işaret eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'nakr' kelimesinin 'bir şeye vurarak ses çıkarmak' manasına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'nukira' fiili, sura üflenerek kıyametin ilan edilmesi anlamında kullanılmıştır, bu da büyük bir olayın başlangıcını haber verir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'nakr'ın özellikle bir şeye vurarak veya üfleyerek ses çıkarma eylemini vurgular. Ayetteki 'nukira', surun çalınmasıyla meydana gelecek olan evrensel bir uyanışı ve değişimi ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'nakur' kelimesini 'sur' olarak açıklar ve bu kelimenin 'nakr' kökünden türediğini, çünkü sura üflendiğinde bir ses (nakr) çıktığını belirtir. Ayetteki 'nakur', kıyametin başlangıcını bildiren ilahi bir enstrüman olarak mecazi bir anlam taşır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'nakur' kelimesini 'sur' olarak tanımlar ve bunun 'nakr' kökünden geldiğini, çünkü sura üflendiğinde bir ses (nakr) çıktığını ifade eder. Ayetteki 'nakur', kıyametin kopuşunu ve yeniden dirilişi müjdeleyen bir sembol olarak kullanılır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Ebu'l-Bekâ, 'nakur'un, 'nakr' kökünden türeyen ve 'ses çıkaran şey' anlamına gelen bir isim olduğunu belirtir. Ayetteki 'nakur', özellikle kıyamet günü üflenecek olan ve tüm canlıları diriltecek olan suru ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki 'sur' kavramının, kıyamet gününün başlangıcını ve kozmik düzenin bozulmasını simgeleyen merkezi bir imge olduğunu vurgular. 'Nakur' kelimesi de bu bağlamda, ilahi iradenin bir tezahürü olarak evrensel bir değişimin habercisidir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.