İçeriğe atla
Kıyâme 39Cüz 29 · Sayfa 578

Kıyâme Sûresi 39. Âyet

القيامة

Sohbete sor

Fece'ale minhu-zzevceyni-żżekera vel-unśâ

Nihayet ondan da erkek ve dişi iki eşi var etti.

Kıyâmet Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Ondan da iki cinsi; erkek ve dişiyi var etti” (75/39)


جَعَلَ “Ceale” kelimesin kullanımı var etmek, yaratmak olarak kullanılmaktadır… Bunun hakiki ma’nâda kullanımı nasıl olmalıdır?


Tefsirlerde genelde “câ’ilün” kelimesini yaratacağım şeklinde alırlar, bu çok yanlış bir ifadedir fakat şeriat ve tarikat mertebesinde kullanılır, hakikat ve marifet mertebesinde yaratma sözü olmaz, buradaki anlamı da zâten, kılma, dilemedir, yaratma bir şeyi yoktan var etmektir, Âdem (a.s.) yoktan var edilmedi, zâten varolan varlık zuhura çıktı. Yaratma dediğimizde ikilik ortaya getiriyoruz ve ikilik ortaya getirdiğimiz zamanda tevhid, vahdet hakikatini idrak etmemiz mümkün olmuyor, çünkü gözümüzdeki gözlük hep bize Bir’i iki gösteriyor oysa bunlar Bir’in zuhurları ayrı bir vahidten zuhura gelen şeyler değil ve bu âlemde ne varsa bunların en küçüğünden en büyüğüne kadar herşey Cenâb-ı Hakk’ın bâtınında gizli iken, yani “Ben gizli bir hazineydim bilinmekliğimi istedim” hakikatiyle bâtından zuhura çıkmasıdır bu âlemlerin. Yaratma demek değil yani kelimeyi yanlış kula-nıyoruz ve kolayımıza geliyor, “ca’el” kılmak mânâsına dilemek mânâsına, namaz kılmak gibi yapmayı murat etmekdir.[206]


مِنْهُ “Minhu” Ondan diyerek, Âdem-insan a atıf olduğu gibi Âdem zât-i zuhur mahalli olduğuna göre هُ “Hu” dan, “Hu” ya dönük yönü vardır.

Zâti yönden el-zevceyni yani iki cinsi kılması “Hüve ve Ene” dir. Hüviyyet (Âlemler ve Kabe) Eniyyet (İnsân ve Ku’rân) yönüdür.

Sıfât yönünden Akl-ı Küll ve Esmâ yönünden Nefsi külldür. Her ikisini izdivacından Ef’âl âlemi olan çocuklar meydana gelmiştir.

El-zevceyni,

El; Ahadiyyet ve Ulûhiyet ile bu el zâtın kudret elidir.

Ze; Sahib olmadır.

Vav; Cezm işareti ile Vahidiyyet mertebesinde ilmi ilâhinin zuhurunun cezbesinin şiddetiyle Sükûn halinde olan bu âlemlerin programının açığa çıkmayı birin iki görüntüsü olarak çıkkmayı istemesidir.

Cim; Cemâl ve Celâl esmâları;

Ye: Yakîn mertebelerinin cezm ile okunuşu ile sükün halinde şiddetli bir şekilde cezb edilip zuhura çıkmayı istemesi, Nun: Nur-u İlâhinin, Nuru Muhammedi ve Nûr esmâsı olarak bu âlemleri içten ve dıştan aydınlatarak zuhura getirmesidir.

Zâhiri nokta zuhur mahalli olan Âdem’in “dıylı eksel” eğri eğe kemiği denen bölümünden dişi unsur Havva “nefis” halkedilmiştir.

Bundan dolayı erkek ve kadın görüntüsünde olunsan diğer yön kişinin bâtında kalmaktadır. Erkekte kadınlık, kadında erkeklik olmasa, erkek ve kadın çocuklar meydana gelemez…


أَلَيْسَ ذَلِكَ بِقَادِرٍ عَلَى أَن يُحْيِيَ الْمَوْتَى {القيامة/40}

(E leyse zâlike bi kâdirin alâ en yuhyiyel mevtâ.)