Yudḣilu men yeşâu fî rahmetih(i)(c) ve-zzâlimîne e'adde lehum ‘ażâben elîmâ(n)
O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.
Allah dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere ise, acıklı bir azap hazırlamıştır.
Bu ayet, Allah'ın mutlak iradesiyle rahmetini dilediğine bahşetmesini ve zalimlere hazırladığı elim azabı konu edinmektedir. Anahtar kavramlar, ilahi irade, rahmet ve cezanın niteliği üzerine odaklanmaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Şey' (شيء) kelimesi, var olan veya var olabilecek her şeyi kapsar. 'Şâe' (شاء) fiili ise, bir şeyi irade etmek, dilemek anlamına gelir. Ayetteki 'men yeşâü' ifadesi, Allah'ın dilediği kimseye rahmetini bahşetmedeki mutlak ve sınırsız iradesini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'meşîet' (dileme, irade) kavramı, Allah'ın mutlak kudretini ve her şeyin O'nun dilemesiyle gerçekleştiğini gösterir. Bu ayette, rahmetin kime verileceği konusunda Allah'ın hiçbir dış etkiye bağlı olmayan özgür iradesi ön plana çıkarılır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Rahmet (رحمة), acımak, şefkat göstermek ve iyilikte bulunmak anlamlarına gelir. Ayetteki 'fî rahmetihî' ifadesi, Allah'ın dilediği kimseyi lütfu ve ihsanıyla kuşatmasını, ona cennet ve mağfiret gibi nimetler vermesini ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Rahmet, kalpteki incelik ve şefkatten kaynaklanan bir iyilik arzusudur. Allah için kullanıldığında ise, sadece bu iyilik arzusunun kendisi değil, aynı zamanda bu arzunun bir sonucu olan ihsan ve nimet verme fiilidir. Ayette, Allah'ın dilediği kimseye bahşettiği ilahi lütuf ve ihsanı temsil eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Rahmet kavramı, Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahiptir; merhamet, şefkat, bağışlama, rızık, cennet gibi birçok nimeti kapsar. Bu ayette, Allah'ın dilediği kuluna dünya ve ahiretteki lütuf ve ihsanını, yani genel anlamda kurtuluş ve mutluluğu ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Zulüm (ظلم), bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haksızlık etmek demektir. Ayetteki 'ez-zâlimîn' (zalimler), Allah'ın emirlerine karşı gelerek, O'na şirk koşarak veya kullarına haksızlık ederek haddi aşan kimselerdir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Zulüm, bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak veya bir şeyin miktarını aşmaktır. Allah'a karşı zulüm, O'na şirk koşmak veya emirlerine isyan etmektir. Ayetteki zalimler, Allah'ın rahmetine layık olmayan, O'nun koyduğu sınırları çiğneyen kimselerdir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Zulüm, Kur'an'da sadece haksızlık etmek değil, aynı zamanda Allah'ın birliğini inkar etmek (şirk) ve O'nun koyduğu düzeni bozmak anlamında da kullanılır. Bu ayette, Allah'ın rahmetinden mahrum bırakılan ve azaba müstahak olan kişiler olarak tanımlanırlar.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Azap (عذاب), bir şeyi engellemek, alıkoymak ve cezalandırmak anlamına gelir. Ayetteki 'azâben' ifadesi, zalimlere ahirette verilecek olan, onları rahmetten mahrum bırakan ve onlara acı veren cezayı ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Azap, bir şeyi tatlılıktan alıkoymak, acı vermek demektir. Kur'an'da ise, günahkarlara verilen ceza ve işkenceyi ifade eder. Bu ayette, zalimlerin işledikleri günahlar karşılığında karşılaşacakları ilahi cezayı ve bunun getireceği acıyı belirtir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Elîm (أليم), elem veren, acı veren demektir. 'Azâben elîmen' ifadesi, bu azabın sadece bir ceza olmakla kalmayıp, aynı zamanda çok şiddetli ve dayanılmaz bir acı kaynağı olacağını vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Elem (ألم), bedensel veya ruhsal acı anlamına gelir. 'Elîm' ise, bu acıyı veren veya bu acıyla nitelenen şeydir. Ayetteki 'elîmen' kelimesi, zalimlere hazırlanan azabın niteliğini belirterek, onun son derece şiddetli ve can yakıcı olduğunu ifade eder.
İnsan Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Cenâb-ı Hakk (c.c) dilediğini rahmetine dahil eder de diğerlerini ayrımı tutar? Hâşa! İdrâkimiz arttıkça diğerlerine azâb gibi görünen şeylerin de rahmet olduğu anlaşılır. Bu Âyet-i Kerîme’de ayrı ayrı bir oluşumlar var gibi gözüküyor ise de aslında Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın her şeyi rahmetten ibarettir. Ef’âl âleminde yaşanan hukuka göre rahmet veya gazâb vardır ancak.
İslâmiyetin içerisindeki hukukları mertebeler îtibarıyla dikkate almayıp birbirine karıştırdığımız sürece mutmaîn olmak mümkün değildir, bir tarafta muhakkak eksiklikler
kalmaktadır. Hadiseleri sadece şer’i ve sûri hükümler ile de ne yazıkki çözmek mümkün olmuyor, çünkü Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın zâtı ona olan seyir yolu o kadar geniş ki tek bir sistem içerisinde bunları aşmak mümkün değildir. Mertebeler îtibariyle nasıl bir hukuk gerektiğini idrâk edersek ancak yeri geldiğinde onları kullanmak sûretiyle çözüm üretebiliriz ve mutmaîn olarak huzur buluruz.
Sadece maddi bedenlere birer varlık vererek yapılacak çözüm ile iş çözülememektedir. Yapılan çözümler ise sadece fiiller mertebesi ile olan çözümdür, daha yukarıya ulaşması mümkün olamıyor ve bu durumda çözümler en büyük perde olarak kalmaya devam ediyor.
Kûr’ân-ı Kerîm tefsirleri genelde birimsel bedenleri var kabul etme üzerine yazıldıkları için diğer bölümleri boşta kalmaktadır.
Kûr’ân-ı Kerîm’de dört kanaldan akış vardır:
1. Zâti kanaldan olan akış,
2. Sıfât mertebesinden olan akış,
3. Esmâ mertebesinden olan akış,
4, Ef’âl mertebesinden olan akış.
Eğer Âyet-i Kerîme’ler tek bir mertebeye hitâp etmiş olsalardı bu beşeri bir sistem olabilirdi ancak. Kitâbımız İlâh-î bir sistem üzere gönderildiğinden hâlinin gereği meratibi İlâhiyye’ler ile nâzil olmuştur bizim bunları idrak ederek uygulamamız ondan azami derecede yararlanıp, gaib de değil, hazırda olan Rabbımızla daha burada iken hem hal olmamızı temin etmiş olacaktır.
Burada konu ile ilgili bir hatıramı da anlatmak isterim. Seyahatlerimizin birinde evinde misafir kaldığımız Me…..Ka… adında ki oğlumuz ile bir gece sohbet yapıyorduk, bir ara bize bir tecellisinden bahseti ki, gerçekten çok mantıklı idi. Şöyle devam etti.
“Rahmet ve Zahmet” iki zıt gibi görülen mânâ ve kelimeler olduğu halde, eğer başlarındaki (rı) ve (ze)
harflerini kaldırırsak, ikisinin de neticesi (Ahmet) olmaktadır, demişti.
Evet bu güzel bir buluştu bizde ilâve ederek dedik ki, baştaki harfler (Ahmed) in perdesidir. Ayrıca Kûr’ân Kerîm harflerine göre (rı) ve (ze) aynı aşağı doğru az eğik dikey bir çizgi şeklindedir ve ikisinin yegâne farkı (ze) nin (ze) liğini belirten üstündeki küçük noktasıdır. İşte bu küçük nokta bizim nefsi benliğimizi ve zelilliğimizi ifade etmektedir. İşte gayret ederek başımızın üstünde çöreklenmiş olan bizi nefsi benliğimiz içinde zelil eden o noktayı kaldırdığımızda orada da (Zahmet) ten geri kalan (Ramet) olacaktır. O zaman zâhir batın İlâh-î rahmet içinde kalınacğı aşıkâre olmuş olacaktır. Ve “rahmetim gadabımı örtmüştür” hükmü üzerimizde de zuhura gelmiş olacaktır. Ve bunların hepsi “Ahmedin bütün âlemlerdeki saltanatı içinde oluşan hallerdir.
(Ahmet) Zât-ı İlâhiyyenin bâtın âleminden, âlem-i kuds’ünden zâhir âlemine çıkışının program ismidir ve bütün tecellisini bunun üzerine kurmuştur ve o hem (Hamid) ve hem de (Mahmut)tur
(Heze min fazlı rabb’î) rabb’imize şükrederiz nihayet bu kitabımızda özetle böylece neticelenmiş oldu.
Çarşamba Ramazanın altıncı günü.
Gayret bizden muvaffakiyyet Hakk’tan’dır.
(Terzi Baba Tekirdağ) (25/07/ 2012
KAYNAKÇA
1. KÛR’ÂN VE HADîS :
2. VEHB : Hakk’ın hibe yoluyla verdiği ilim.
3. KESB : Çalışılarak kazanılan ilim.
4. NAKİL : Muhtelif eserlerden, Mesnevi’i şerif, İnsân-ı Kâmil, Fusûsu’l Hikem ve sohbetlemizden müşahede ile toplanan ilim.
“DAHA EVVELCE ÇIKAN KİTAPLARIMIZ”
(Gönülden Esintiler)
1. Necdet Divanı:
2. Hacc Divanı:
3. İrfan Mektebi, Hakk Yolu’nun Seyr defteri:
4. Lübb’ül Lübb Özün Özü,(Osmanlıca’dan çeviri):
5. Salât- Namaz ve Ezan-ı muhammedi’de Bazı hakikatler: “İngilizce, İspanyolca”
6. İslâm’da Mübarek Geceler, bayramlar ve Hakikatleri:
7. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs’i):
8. Tuhfetu’l Uşşâkiyye, (Osmanlıca’dan çeviri):
9. Sûre-i Rahmân ve Rahmâniyyet:
10. Kelime-i Tevhid, değişik yönleriyle:
11. Vâhy ve Cebrâil:
12. Terzi Baba (1) ve Necm Sûresi:
13. (13) On üç ve Hakikat-i İlâhiyye:
14. İrfan mektebi, “Hakk yolu”nun seyr defteri ve şerhi
15. 6 Pey- (1) Hz. Âdem Safiyyullah (a.s.)
16. Divân (3)
17. Kevkeb. Kayan yıldızlar.
18. Peygamberimizi rû’ya-da görmek.
19. Sûre-i Feth ve fethin hakikat-i.
20. Terzi Baba Umre (2009)
21. 6 Pey-(2) Hz. Nûh Neciyyullah: (a.s.)
22. Sûre-i Yûsuf ve dervişlik:
23. Değmez dosyası:
24. 6 Pey-(3) Hz. İbrâhîm Halîlûllah: (a.s.)
25. Köle ve incir dosyası:
26. Bir zuhûrât’ın düşündürdükleri:
27. Genç ve elmas dosyası:
28. Kûr’ân’da Tesbîh ve Zikr:
29. Karınca, Neml Sûresi:
30. Meryem Sûresi:
31. Kehf Sûresi:
32. İstişare dosyası:
33. Terzi Baba Umre dosyası: (2010)
34. Bakara dosyası:
35. Fâtiha Sûresi:
36. Bakara Sûresi:
37. Necm Sûresi:
38. İsrâ Sûresi:
39. Terzi Baba: (2)
40. Âl-i İmrân Sûresi:
41. İnci tezgâhı:
42. 4-Nisâ Sûresi:
43. 5-Mâide Sûresi:
44. 7-A’raf Sûresi:
45. 14-İbrâhîm Sûresi:
46. İngilizce, Salât-Namaz:
47. İspanyolca, Salât-Namaz:
48. Fransızca İrfan mektebi:
49. 36-Yâ’sîn, Sûresi:
50. 76-İnsân, Sûresi:
51. 81-Tekvir, Sûresi:
52. 89-Fecr, Sûresi:
53. Hazmi Tura:
54. 95-Tîn, Sûresi:
55. 28- Kasas, Sûresi:
56. İrfan-Mek-Şer-Fransızca-Baba:
57. Namaz Sûreleri:
58. Mirat-ül-İrfan-ve-şerhi:
59. 6 Pey-(4) Hz. Mûsâ Kelîlmullah: (a.s.)
60. 6 Pey-(5) Hz. Îsâ Rûhullah: (a.s.)
61. 6 Pey-(6) Hz. Muhammed: (s.a.v.)
61. Bir ressam hikâyesi:
63. İnci mercan tezgâhı
64. Ölüm hakkında:
65. Reşehatt’an bölümler:
66. Risâle-i Gavsiyye:
67. 067-Mülk Sûresi:
68. 1-Namaz Sûrereleri:
69. 2-Namaz Sûrereleri:
70. Yahova Şahitleri:
71. Mü-Geceler-Fran-les-nuits:
72. Îman bahsi:
73. Celâl ve İkram:
74. 2012 Umre dosyası:
75. Gülşen-i Râz şerhi:
Mektuplar ve zuhuratlar serisi:
81- 12- Terzi Baba-(1)
82- 39- Terzi Baba-(2)
Terzi Baba İnternet dosyaları-
83-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-3-
84-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-4-
85-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-5-
86-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-6-
87-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-7-
88-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-8-
89-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-9-
90-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-10-
91-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-11-
92-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-12-
93-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-13-
94-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-14-
95-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-15-
96-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-16-
97-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar-17-
98-Terzi-Baba-Mek-ve-zu-Ke-Kara-bi-dosyası-18-
99-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -19-
100-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -20-
101-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -21-
102-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -22-
103-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -23-
104-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -24-
105-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -25-
106-Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar -26-
NECDET ARDIÇ
Büro : Ertuğrul mah.
Hüseyin Pehlivan caddesi no. 29/4
Servet Apt.
59 100 Tekirdağ.
Ev : 100 yıl Mahallesi uğur Mumcu Cad.
Ata Kent sitesi A Blok kat 3 D. 13.
59 100 Tekirdağ Tel (Büro) : (0282) 263 78 73
Faks : (0282) 263 78 73
Tel (ev) : (0282) 261 43 18
Cep : (0533) 774 39 37
Veb sayfası: Amerika: <http:// necdetardic. org/
Veb sayfası: Amerika: <www.necdetardic.info>
Veb sayfası: Almanya: <www.terzibaba.com>
Radyo adresi (form): <terzibaba13.com>
İnternet, MSN Adresi:
Necdet Ardıç <[email protected]