İçeriğe atla
Mürselât 20Cüz 29 · Sayfa 581

Mürselât Sûresi 20. Âyet

المرسلات

Sohbete sor

Elem naḣlukkum min mâ-in mehîn(in)

Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?

Mürselât Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Ef’âl âleminde zuhura çıkışı anlatılmaktadır. Ve Cenâb-ı Hakk (c.c) bu işi “Ben yaptım” demektedir yani arada bir aracı yoktur. Buradan insânın Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın mânâ ve madde âleminde bizzât meydana getirdiği varlık olduğu anlaşılmaktadır.

Bu halkedişin değişik şekilleri belirtilmektedir Kûr’ân-ı Kerîm’de. Bu halkediliş şekillerinde bir olan mâ-in mehîn (adi su) ile Cenâb-ı Hakk (c.c) o kadar yüksek bir haldesiniz ve bir o kadarda hakir bir haldesiniz demektedir. (M.D.)

1. 🌌 Varlık Mertebelerinin Bir Yansıması Olarak Halk ediliş

İnsanın “bayağı bir sudan” halk edilmesi, onun varlık mertebelerindeki seyrini sembolize eder. İnsan, en aşağı mertebe olan “heyûlâ” (kaba madde) ile başlar, ancak bu, onun yolculuğunun sadece başlangıç noktasıdır. Bu basit başlangıç, ilâhî kudretin bir tecellisidir ve insanın en yüksek mertebelere (insan-ı kâmil) ulaşma potansiyelini gösterir.

2. 💧 Nefs-i Emmâre’nin Zayıflığına İşaret

Âyette geçen “zayıf su” (mâin mehîn) ifadesi, nefs-i emmâre’nin (kötülüğü emreden nefs) zayıflığına ve acziyetine de işaret edebilir. İnsan bu zayıf maddeden halk edilmiştir; dolayısıyla nefsi de doğası gereği zayıf ve acizdir. Bu, insanın Rabbine olan ihtiyacını ve O’na yönelmesi gerektiğini vurgular.

3. 🌍 “Bayağı Su” ve Mâsivâ Perdesi

“Bayağı su”, aynı zamanda insanın kendisini Hakk’tan uzaklaştıran en büyük perdelerden biri olan nefsânî arzuları ve maddî bedene olan aşırı bağlılığı da sembolize edebilir. İnsan, bu “bayağı su”dan (maddî varlığından) gururlanıp kibirlendiğinde, asıl halk ediliş amacını (mârifetullah) unutur.

4. ☀ İlâhî Kudretin ve İhyanın Delili

Son olarak âyet, Allah’ın kudretinin en açık delillerinden biridir. Eğer O, bu değersiz sudan mükemmel bir insan halk edebiliyorsa, elbette ölüleri diriltmeye de kadirdir. Bu yönüyle âyet, haşir ve neşir (öldükten sonra dirilme) inancının en

güçlü dayanaklarından biridir.[16]