Elem naḣlukkum min mâ-in mehîn(in)
Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?
Biz sizi âdi bir sudan yaratmadık mı?
Mürselât Suresi'nin 20. ayeti, insanın yaratılışının başlangıcını ve bu yaratılışın temel maddesini sorgulayıcı bir üslupla ele almaktadır. Ayet, insanın 'bayağı bir sudan' yaratıldığını vurgulayarak, Allah'ın kudretini ve insanın acziyetini gözler önüne sermektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'halk' kelimesinin asıl anlamının 'takdir etmek, bir şeyi ölçü ve nizamına göre meydana getirmek' olduğunu belirtir. Bu ayetteki 'nahlukukum' ifadesi, Allah'ın insanı belirli bir ölçü ve düzen içinde, yoktan var etme kudretini vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'halk' kelimesini 'bir şeyi örneksiz olarak icat etmek' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın insanı daha önce benzeri olmayan bir şekilde, kendi kudretiyle yaratmasını ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'halk' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın yaratma eylemini, O'nun mutlak kudretini ve varlıkları yoktan var etme gücünü ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, insanın 'ma'in mehîn'den yaratılması, Allah'ın bu yaratma gücünün bir delili olarak sunulur.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'mâ'' kelimesinin genel olarak su anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da bağlama göre farklı türdeki sıvıları ifade edebileceğini belirtir. Bu ayetteki 'mâ'' kelimesi, 'mehîn' sıfatıyla birlikte, insanın yaratıldığı meniyi kasteder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'mâ'' kelimesinin hem bilinen suyu hem de canlıların yaratıldığı meniyi ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'mâ'in mehîn' ifadesi, insanın başlangıçtaki zayıf ve değersiz maddesini vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'mâ'' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda 'su', 'meni', 'yağmur' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, insanın yaratılışının başlangıcındaki 'meni'yi işaret ederek, insanın acziyetini ve Allah'ın kudretini karşılaştırmalı olarak sunar.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'mehîn' kelimesinin 'zayıf, değersiz' anlamına geldiğini ve bu ayette meninin niteliğini ifade ettiğini belirtir. İnsanın yaratıldığı maddenin bu şekilde nitelendirilmesi, insanın başlangıçtaki acziyetini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'mehîn' kelimesinin 'hor görülen, değersiz, zayıf' anlamlarına geldiğini ve 'mâ'in mehîn' ifadesinin, insanın yaratıldığı meninin zayıf ve önemsiz bir sıvı olduğunu vurguladığını açıklar. Bu, Allah'ın kudreti karşısında insanın başlangıçtaki zayıflığını gösterir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'mehîn' kelimesinin 'hakir, zelil, değersiz' anlamlarını taşıdığını ve ayetteki kullanımının, meninin fiziki ve sembolik olarak değersizliğini ifade ettiğini belirtir. Bu, insanın yaratılışındaki mucizeyi ve Allah'ın kudretini daha da belirginleştirir.
Mürselât Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Ef’âl âleminde zuhura çıkışı anlatılmaktadır. Ve Cenâb-ı Hakk (c.c) bu işi “Ben yaptım” demektedir yani arada bir aracı yoktur. Buradan insânın Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın mânâ ve madde âleminde bizzât meydana getirdiği varlık olduğu anlaşılmaktadır.
Bu halkedişin değişik şekilleri belirtilmektedir Kûr’ân-ı Kerîm’de. Bu halkediliş şekillerinde bir olan mâ-in mehîn (adi su) ile Cenâb-ı Hakk (c.c) o kadar yüksek bir haldesiniz ve bir o kadarda hakir bir haldesiniz demektedir. (M.D.)
1. 🌌 Varlık Mertebelerinin Bir Yansıması Olarak Halk ediliş
İnsanın “bayağı bir sudan” halk edilmesi, onun varlık mertebelerindeki seyrini sembolize eder. İnsan, en aşağı mertebe olan “heyûlâ” (kaba madde) ile başlar, ancak bu, onun yolculuğunun sadece başlangıç noktasıdır. Bu basit başlangıç, ilâhî kudretin bir tecellisidir ve insanın en yüksek mertebelere (insan-ı kâmil) ulaşma potansiyelini gösterir.
2. 💧 Nefs-i Emmâre’nin Zayıflığına İşaret
Âyette geçen “zayıf su” (mâin mehîn) ifadesi, nefs-i emmâre’nin (kötülüğü emreden nefs) zayıflığına ve acziyetine de işaret edebilir. İnsan bu zayıf maddeden halk edilmiştir; dolayısıyla nefsi de doğası gereği zayıf ve acizdir. Bu, insanın Rabbine olan ihtiyacını ve O’na yönelmesi gerektiğini vurgular.
3. 🌍 “Bayağı Su” ve Mâsivâ Perdesi
“Bayağı su”, aynı zamanda insanın kendisini Hakk’tan uzaklaştıran en büyük perdelerden biri olan nefsânî arzuları ve maddî bedene olan aşırı bağlılığı da sembolize edebilir. İnsan, bu “bayağı su”dan (maddî varlığından) gururlanıp kibirlendiğinde, asıl halk ediliş amacını (mârifetullah) unutur.
4. ☀ İlâhî Kudretin ve İhyanın Delili
Son olarak âyet, Allah’ın kudretinin en açık delillerinden biridir. Eğer O, bu değersiz sudan mükemmel bir insan halk edebiliyorsa, elbette ölüleri diriltmeye de kadirdir. Bu yönüyle âyet, haşir ve neşir (öldükten sonra dirilme) inancının en
güçlü dayanaklarından biridir.[16]