Ahyâen ve emvâtâ(n)
(25-26) Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?
Gerek diriler, gerekse ölüler için.
Mürselât Suresi 26. ayet, 'ahya' ve 'emvat' kelimeleri üzerinden yeryüzünün hem canlılar hem de ölüler için bir toplanma ve barınma yeri olduğunu vurgulayarak, Allah'ın kudretini ve yaratılışındaki hikmeti ortaya koymaktadır. Bu iki zıt kavram, yeryüzünün yaşam döngüsündeki merkezi rolünü dilbilimsel olarak pekiştirir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'hayat' (حياة) kelimesinin zıddının 'ölüm' (موت) olduğunu belirtir ve 'ahya' (أحياء) kelimesinin, canlılık vasfına sahip olanları ifade ettiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, yeryüzünün canlılar için bir mesken olduğunu vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ahya' kelimesini 'yaşayanlar' olarak tefsir eder ve ayetteki bağlamda yeryüzünün, üzerinde hayatını sürdüren tüm canlılar için bir toplanma ve barınma yeri olduğunu mecazi bir anlatımla ifade ettiğini belirtir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'hayat' kavramının Kur'an'da sadece biyolojik bir durumu değil, aynı zamanda ruhsal ve manevi bir canlılığı da ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'ahya' ise, yeryüzünün fiziksel olarak yaşayan varlıklar için bir mekan olduğunu vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'mevt' (موت) kelimesinin 'hayat'ın (حياة) zıddı olduğunu ve canlılığın sona ermesi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'emvat' (أموات) ise, yeryüzünün ölülerin gömüldüğü ve kıyamet günü dirilmek üzere bekletildiği yer olduğunu ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'emvat' kelimesinin 'ölüler' anlamına geldiğini ve ayetteki bağlamda yeryüzünün, yaşayanlar gibi ölüler için de bir toplanma yeri olduğunu, yani onların kabirlerinin de yeryüzünde bulunduğunu açıklar.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'mevt' kökünün Kur'an'da hem fiziksel ölümü hem de manevi ölümü ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'emvat' ise, yeryüzünün fiziksel olarak ölmüş bedenlerin barındığı yer olduğunu, dolayısıyla yeryüzünün hem diriler hem de ölüler için bir 'toplanma' yeri olduğunu vurgular.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.