Śumme kellâ seya'lemûn(e)
Yine hayır; ileride bilecekler.
Hayır hayır, ilerde bilecekler.
Nebe' Suresi'nin 5. ayeti, inkarcıların gelecekteki akıbetlerine dair kesin bir uyarı içermektedir. Ayet, 'bilme' fiili üzerinden, kıyamet ve ahiret gerçekliğinin kaçınılmaz bir şekilde idrak edileceğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kellâ' kelimesinin hem 'red' (zecer) hem de 'tahkik' (kesinlik) ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımıyla, inkarcıların şüphelerinin reddedilmesi ve akıbetlerinin kesinliğinin vurgulanması anlamını taşır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kellâ'nın 'hakkan' (gerçekten, muhakkak) anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Bu ayette, önceki ayetlerdeki inkarcıların tutumlarına bir reddiye ve ardından gelecek olanın kesinliğine bir vurgu olarak işlev görür.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki 'kellâ' gibi edatların, metnin retorik gücünü artırdığını ve okuyucunun dikkatini çekerek mesajın önemini vurguladığını belirtir. Burada, inkarcıların tutumlarının kesin bir şekilde reddedilmesi ve gelecekteki bilginin kaçınılmazlığına işaret eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ilm' kelimesini bir şeyi olduğu gibi idrak etmek olarak tanımlar. Ayetteki 'seyalemûn' ifadesi, inkarcıların şu anki cehaletlerinin aksine, gelecekte kıyamet ve ahiret gerçeklerini kesin bir şekilde, şüpheye yer bırakmayacak biçimde öğreneceklerini vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ilm'in bazen 'yakîn' (kesin bilgi) anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'seyalemûn', inkarcıların şu anki şüphe ve inkar hallerinin aksine, gelecekte kesin bir bilgiye ulaşacaklarını, yani kıyametin ve hesap gününün gerçekliğini bizzat yaşayarak idrak edeceklerini ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ilm' kökünün Kur'an'da genellikle 'gerçeği kavrama, idrak etme' anlamında kullanıldığını vurgular. 'Seyalemûn' ifadesi, gelecekteki bir zaman diliminde, inkarcıların şu anki yanılgılarının aksine, hakikati tüm çıplaklığıyla kavrayacaklarını ve bunun kaçınılmaz olduğunu belirtir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'ilm'in, bir şeyin hakikatini kavramak ve onu olduğu gibi bilmek olduğunu ifade eder. Ayetteki 'seyalemûn', inkarcıların şu anki cehaletlerinin ve inkarının bir son bulacağını, gelecekteki olayların onlara hakikati kesin bir şekilde öğreteceğini ve bu bilginin kaçınılmaz olduğunu gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.