İçeriğe atla
Nebe' 6Cüz 30 · Sayfa 582

Nebe' Sûresi 6. Âyet

النبإ

Sohbete sor

Elem nec'ali-l-arda mihâdâ(n)

(6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?

Nebe' Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Klasik tefsirlerde “mihâd”  kelimesi, “beşik, döşek, yatak, üzerinde rahatça yaşanılan yer” anlamlarına gelir. Âyet, Allah’ın yeryüzünü insan için yaşanabilir, düzenli ve sakin bir mekân olarak, zuhur-yarattığını, onu bir bebek için beşik nasıl hazırlanırsa öylece hazırladığını ifade eder. Bu, insanın yeryüzünde rahatça yaşaması, barınması ve gelişmesi için gerekli tüm imkânların sağlandığını vurgulayan bir nimet hatırlatmasıdır.

Yeryüzünü döşek olarak yaydı, siz üzerinde gezinesiniz, oradan istifade edesiniz, onu kullanasınız diye yeryüzünü size döşek olarak yaydı. Beden arzınızı zâhiren dinlenesiniz diye size döşek yaptı. (M.D.)

Nasıl ki yeryüzü, üzerinde bitkilerin, hayvanların ve insanların yaşadığı, çeşitlilik barındıran bir zemin ise, insanın nefsi de iyi ve kötü duyguların, arzuların, düşüncelerin ve amellerin yeşerdiği bir “toprak”tır. Âyetteki “yeryüzünü beşik kılmak”, bu içsel zeminin insanın manevî tekâmülü için uygun bir “beşik” olarak yaratıldığını ifade eder. Tıpkı bir bebeğin beşikte sallanarak büyümesi gibi, insanın nefsi de bu dünya “beşiğinde” sallanarak, terbiye edilerek (riyâzat, mücâhede) ve olgunlaştırılarak (tezkiye) kemâle ermeye hazırlanır.

Fusûs’ül‑Hikem’de işlenilen insan‑ı kâmil anlayışına göre, insan-ı kâmil, bütün varlık mertebelerini kendinde toplayan, Allah’ın yeryüzündeki aynası konumundaki en mükemmel varlıktır. Yeryüzünün bir “beşik” (mihâd) olması, aslında insan‑ı kâmilin zuhur edeceği, kemâle ereceği ve ilâhî isimlerin tecelli edeceği bir “mekân” hazırlanmasıdır. Bu beşikte sallanan aslında her insan değil, insan‑ı kâmil istidadıdır. Âyet, bu istidadın terbiye edilmesi, beslenmesi ve kemâle erdirilmesi için yeryüzünün ne kadar mükemmel bir ortam olarak yaratıldığını vurgular.