İçeriğe atla
Nâziât 6Cüz 30 · Sayfa 583

Nâziât Sûresi 6. Âyet

النازعات

Sohbete sor

Yevme tercufu-rrâcife(tu)

(6-7) Büyük bir sarsıntının olacağı o günde o sarsıntıyı, peşinden gelen başka bir sarsıntı izleyecektir.

Nâziât Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bu sarsıntı kahhar isminin sende tecelliye başlamasıyla, olacaktır, kahhar isminin herhangi bir şekilde belki o kimse kahhar isminin zikrini etmeyebilir. Ama fiili olarak manen kahhar tecellisi sana geldiğinde şu veya bu şekilde sarsıldıkça. Varlığın vücut mülkün, beden mülkün, sarsıldıkça sarsıldığı vakit. Bu bizlerin ki muhabbet fırtınalarıyla, ilim hareketleriyle, daha evvelce kesin olarak bildiğimiz hükümlerin aslında bir mutlak ifâdesi olmadığı, daha başka ifâdelerinde bulunduğu, anlatıldığı zaman, bu husus anlaşıldığında, bizim idrâkimiz de sarsılmaya başlıyor. Genel yapımız kaymaya başlıyor. Ayaklarımız yerden kaymaya başlıyor. Yerinde duramamaya başlıyor.

Neden? Çünkü daha evvelce muhkem diye kurduğumuz binanın aslında çokta muhkem olmadığı, birçok yerlerde delikleri olduğu ve bu binanın yeniden yapılmasına gerek olduğunun anlaşıldığı zaman, sarsılmaya başlıyoruz. Bazı şeylerde şüpheye düşüyoruz. Acaba yanlış mı yapıyoruz? Bu kadar zamandır bunu böyle bildiğimiz halde böyle değilmiş. Veya daha ilerisi de varmış diye kıstas ölçülerimiz değişmeye başladığı zaman, bizdeki hem vücut arzı, hem de ilim varlığımız sarsılmaya, silkelenmeye başlıyor.[15] “ İz- -T-B- ”

“Kurb-u nevafil” nafileler ile yaklaşıldığı zaman Kulun nafilelerle Allah'a yaklaşması sonucu, Hakk'ın o kulun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olması şeklinde özetlenen özel bir yakınlık mertebesidir. Ve hakiki sünnet yaşantısıdır. Seyr-i süluk içinde hayali ve vehimi varlığın sarsılması ve vuruntuları halidir. (M.D.)