İçeriğe atla
Enfâl 10Cüz 9 · Sayfa 178

Enfâl Sûresi 10. Âyet

الأنفال

Sohbete sor

Vemâ ce'alehu(A)llâhu illâ buşrâ velitatme-inne bihi kulûbukum(c) vemâ-nnasru illâ min ‘indi(A)llâh(i)(c) inna(A)llâhe ‘azîzun hakîm(un)

Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Enfâl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (8/10)


Allah-Uluhiyet mertebesinden bunu müjde olarak gönül âleminiz yatışsın, sekine bulsun diye yapmıştı.

Elmalılı Hamdi Yazır, tefsirinde (sekîne) kelime-sini şöyle tarif etmektedir.

(Sekîne, sükûn bulmak, itminana kavuşmak, telâşlanmamak, kalbin huzura ermesi, yüreğin oturma-sı, gönlün rahata kavuşması, tasalanmaması, anlamla-rını içerir.) Diye ifade edilmektedir.

Ayrıca gönlümüzden gelen şöyle bir tarifte yapa-biliriz. “(Sekîne) Allah’ın mü’min kullarının kalplerine (selâm) ismiyle olan tecellisi’dir,” diyebiliriz.

Bilindiği gibi (sekene) Arab-î lisanda mazi fiil olarak (sakin oldu) manâsınadır. İsmi fail’i (sâkin’ün) (sakin olucu) ismi mef’ul u (meskûn’ün) (sakin olunmuş) ismi zaman ve ismi mekân’ı ise (mesken) dir, yani (sâkin olunan “oturulan” yerdir.)

(Hüve) O Huu olan zât ki; kulunun kalbine selâm ismiyle tecelli etti, oturdu, sâkin-i oldu.[32]

illâ min ‘indi(A)llâh(i) inna(A)llâhe” Uluhiyet katından başka Allah’tan yardım yoktur.

Tarık sûresinde “Sır” mertebelerini incelerken bunun nasıl olduğu anlamaya çalışılmıştı;

Marifet mertebesinde ise bu sır “Nasır-Ensar” (انصار - نصر) “yardım – yardımcılar” kime yardım, gönüldeki Hakikat-i Muhammedi Mescidine hicret edenlere yardım, yardımcılardır… “Na-sır” okunuşta gizli “Elif” ile “Na” “Biz” olmakta Nasr sûresindeki ifadesiyle “Allah'ın yardımı ve fethi geldiği zaman.[33]Diye, Ahadiyet mertebesi haber vermektedir. “Na” da “Zât” mertebesi ve Zât-i “sırr”ı ifade etmektedir. (Nûn) İlâhiyat Necmi-Nûru İlâhidir. Nasr sayısal değeri, Nun:50, Sad:90, Re: 200 (50+90+200= 340) tır. Bu sayı karşımızda Kamer (Hakikat-i Muhammedi- Nuru Muhammed-i) de karşımıza çıkmaktadır.[34]

Bu âyette de yardımın Allah katından olduğunu anlatan Ahadiyet mertebesidir.

Hakikaten, Allah üstünlük ve hikmet sahibidir.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)