İçeriğe atla
Enfâl 9Cüz 9 · Sayfa 178

Enfâl Sûresi 9. Âyet

الأنفال

Sohbete sor

İż testeġîśûne rabbekum festecâbe lekum ennî mumiddukum bi-elfin mine-lmelâ-iketi murdifîn(e)

Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, "Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum" diye cevap vermişti.

Enfâl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“İz testegîsûne rabbekum festecâbe lekum ennî mumiddukum bi-elfin mine-lmelâ-iketi murdifîn(e)” Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, “Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum” diye cevap vermişti. (8/9)


Hani rabbinizden rububiyet-esmâ mertebesinden yardım istiyordunuz. “bi-elfin mine-lmelâ-iketi” Melek, kuvve demektir… Meleki kuvvetlerin “1000” yönü ile yardım ediyordum veya 1000 sayısı غ “Gayın” harfinin ebced sayı değeridir. Gayiyetteki meleki kuvvetlerim ile sizlere yardım ediyordum. Bilinen gayr bilen ise ayn’dır.


وَمَا جَعَلَهُ اللّهُ إِلاَّ بُشْرَى وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِ قُلُوبُكُمْ وَمَا النَّصْرُ إِلاَّ مِنْ عِندِ اللّهِ إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ {الأنفال/10}

“Vemâ ce’alehu(A)llâhu illâ buşrâ velitatme-inne bihi kulûbukum vemâ-nnasru illâ min ‘indi(A)llâh(i) inna(A)llâhe ‘azîzun hakîm(un)” Elmalı Tefsirinde bu âyetin oluşumu şöyle anlatılmıştır.

Hani siz Rabbinize istiğase ediyor, yalvarıyor, imdat ve yardım istiyordunuz ya... Müminler savaşın ve çatışmanın kaçınılmaz olduğunu anladıkları zaman "Ey Rabb'imiz, Senin düşmanlarına karşı bize yardım et! Ey yalvaranların niyazını duyan, bize merhamet et!" diye dua etmeye başlamışlardı. Hz. Ömer'den rivâyet edildiğine göre; Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, müşriklere baktı, bin kadar idiler, bir de ashabına baktı, üçyüz on kadar kişiydiler. Bunun üzerine kıbleye döndü ve iki elini kaldırıp "İlâhî bana verdiğin sözü yerine getir! İlâhî, şu bir avuç insan yok olursa, sana yeryüzünde ibadet eden kalmayacak." diye dua etmeye başladı, bir süre duaya devam etti, nihâyet omuzundan ridası düştü. Onu Hz. Ebubekir aldı, müberek omuzuna koydu ve ardından "Ey Allah'ın Resulü! Rabbine niyazın ve münacatın yetişir, O, sana olan vaadini yerine getirecektir." dedi. Rabbiniz de size şöyle cevap verdi, yani şu şekilde âyet nâzil oldu: Hiç şüphesiz Ben size ardı ardına bin melek ile yardım edeceğim. Bu kadar melâikeye ne lüzum vardı? Allah melek göndermeden de dilediğini yapamaz mıydı? Ve Allah dilediği takdirde bir tek melek bile dünyanın altını üstüne getirmeye yetmez miydi?[31]

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)