İçeriğe atla
Enfâl 32Cüz 9 · Sayfa 180

Enfâl Sûresi 32. Âyet

الأنفال

Sohbete sor

Ve-iż kâlû-(A)llâhumme in kâne hâżâ huve-lhakka min ‘indike feemtir ‘aleynâ hicâraten mine-ssemâ-i evi-/tinâ bi'ażâbin elîm(in)

Hani onlar, "Ey Allah'ım, eğer şu (Kur'an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir" demişlerdi.

Enfâl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Ve-iz kâlû-(A)llâhumme in kâne hâzâ huve-lhakka min indike feemtir aleynâ hicâraten mine-ssemâ-i evi-/tinâ bi’azâbin elîm(in)” Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kur’an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi. (8/32)


Elmalı meali bu âyetin inişi hakkında;

Rivâyet olunduğuna göre, bunu da Nadir b. Haris söylemiş idi. "Bu eskilerin efsanelerinden başka birşey değil!" dediği zaman Hz. Peygamber, ona "Yazıklar olsun sana, bu Allah kelâmıdır." buyurmuştu.

Buna karşılık olarak o da "Eğer bu Kur'ân gerçekten Allah kelâmı ise, bizim bunu inkâr etmemize bir ceza olmak üzere Allah ya başımıza gökten taş yağdırsın veya bize başka türlü elem verici bir azab göndersin." diyerek sözünde ısrarlı olduğunu açığa vurmak, küfür ve inkârında iddialı olduğunu göstermek ve Kur'ân'ı küçümsemek istemişti. Böylece aslında hak ettikleri azabı ağızları ile istemiş ve itiraf etmiş, öbürleri de bunu kabul ve tasvip etmiş bulunuyorlardı. O halde Allah neden hemen o anda hak ettikleri azabı onlara vermedi.[77]

“Allâhumme” ifadesi dikkat çekicidir. Arap müşriklerinin Alalh’ım ifadesi ile “Allah” kavramını bildiklerleri açıktır. Mûsâ a.s ın kavmi iletişimi direk değil Mûsâ a.s aracılığı ile kuruyorlardı. Rabbine sor, Rabbine söyle nasıl, Rabbin bize açıklasın v.b ifadeler âyetlerde geçmektedir. Bildikleri halde hakikati inatlarından, taassuplarından ve bir takım ayrıcalıklarını kaybedikçelerinden gizlemektedirler. Ve hemen gökten azap istemektedirler, taş istemeleri ise kalplerinin katılığını göstermektedir.

Bunun bize dönük yönü ise gönül göğünden kalbimizde böyle bir katılık kalmış ise eskiye dönüşü hemen getir demektedir.[78]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)