Kemâ aḣraceke rabbuke min beytike bilhakki ve-inne ferîkan mine-lmu/minîne lekârihûn(e)
Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.
Nitekim Rabbin seni, hak uğruna savaşmak için evinden çıkarmıştı. Oysa müslümanların bir kısmı o zaman bundan hoşlanmamışlardı.
Enfâl Suresi'nin 5. ayeti, Hz. Peygamber'in evinden hak uğruna çıkarılmasını ve müminlerden bir kısmının bu duruma isteksizliğini ele almaktadır. Ayet, 'çıkarmak', 'Rab', 'ev', 'hak' ve 'kerih görmek' gibi temel kavramlar üzerinden, ilahi iradeye teslimiyet ve cihadın zorluklarına işaret ederken, müminlerin içsel tepkilerini de gözler önüne sermektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): H-r-c kökü, bir şeyin bulunduğu yerden ayrılması, dışarı çıkması veya çıkarılması anlamına gelir. Ayetteki 'أَخْرَجَكَ' ifadesi, Allah'ın Hz. Peygamber'i kendi iradesiyle, bir hikmet ve amaç doğrultusunda evinden çıkarması eylemini vurgular. Bu, sadece fiziksel bir çıkış değil, aynı zamanda ilahi bir yönlendirme ve görevlendirmedir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): H-r-c fiili, Kur'an'da mecazi anlamlarda da kullanılır. Burada 'أَخْرَجَكَ' ifadesi, Hz. Peygamber'in kendi isteği dışında, ancak ilahi bir emirle evinden ayrılmasını ifade eder. Bu, bir zorlama değil, bir yönlendirme ve bir göreve hazırlıktır. Ayetteki bağlamda, bu çıkışın 'hak' ile ilişkilendirilmesi, eylemin meşruiyetini ve ilahi amacını pekiştirir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): R-b-b kökü, terbiye etmek, yetiştirmek, sahip olmak, yönetmek ve ıslah etmek anlamlarını içerir. 'Rab' kelimesi, Allah'ın yaratma, rızık verme, terbiye etme ve işleri idare etme sıfatlarını kapsar. Ayette 'Rabbin seni çıkardı' ifadesi, bu eylemin ilahi bir otorite ve hikmetle gerçekleştiğini, Hz. Peygamber'in ilahi terbiyenin bir parçası olarak bu göreve yönlendirildiğini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu'ya göre 'Rab' kavramı, Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve Allah'ın mutlak egemenliğini, yaratıcı ve koruyucu gücünü ifade eder. Ayetteki 'Rabbin' ifadesi, Hz. Peygamber'in Allah ile olan özel ilişkisini ve Allah'ın ona karşı olan himayesini vurgular. Bu, aynı zamanda Allah'ın emirlerinin bağlayıcılığını ve hikmetini de içerir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): B-y-t kökü, gecelemek, ikamet etmek ve ev anlamına gelir. 'Beyt' kelimesi, kişinin barındığı, sığındığı ve huzur bulduğu mekânı ifade eder. Ayetteki 'evinden' ifadesi, Hz. Peygamber'in alışık olduğu, güvenli ve rahat ortamından ayrılmasını, bir nevi konfor alanından çıkarılmasını anlatır. Bu, cihadın getirdiği zorluklara bir hazırlık niteliğindedir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Beyt, sadece fiziksel bir yapı değil, aynı zamanda bir aidiyet ve güvenlik sembolüdür. Ayetteki 'evinden çıkarılma' eylemi, Hz. Peygamber'in kişisel rahatlığından feragat ederek daha büyük bir amaç uğruna fedakarlık yapmasını simgeler. Bu, ilahi emrin gerektirdiği bir ayrılıktır ve cihadın başlangıcını işaret eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): H-k-k kökü, gerçek, doğru, adalet, vacip ve sabit olmak anlamlarına gelir. 'Hak' kelimesi, Kur'an'da hem Allah'ın isimlerinden biri olarak hem de doğru ve adil olanı ifade etmek için kullanılır. Ayetteki 'bil-hakkı' ifadesi, Hz. Peygamber'in evinden çıkarılmasının ve ardından gelen savaşın, ilahi bir emirle, adalet ve meşruiyet zemininde gerçekleştiğini, dolayısıyla bu eylemin haklı ve doğru olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'hak' kavramının Kur'an'da merkezi bir rol oynadığını ve mutlak gerçekliği, ilahi adaleti ve doğru yolu temsil ettiğini belirtir. Ayetteki 'bil-hakkı' ifadesi, bu çıkışın ve savaşın keyfi olmadığını, aksine ilahi bir gerçeğe dayandığını ve Allah'ın iradesiyle uyumlu olduğunu gösterir. Bu, müminlerin tereddütlerine rağmen eylemin meşruiyetini pekiştirir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): K-r-h kökü, bir şeyi istememek, hoşlanmamak, zor gelmek ve nefret etmek anlamlarına gelir. 'Kârihûn' kelimesi, bir şeye karşı duyulan isteksizliği ve hoşnutsuzluğu ifade eder. Ayetteki 'le-kârihûn' ifadesi, müminlerin bir kısmının bu ilahi emre karşı içsel bir direnç veya zorlanma yaşadığını, bu durumun onlara ağır geldiğini gösterir. Bu, insan doğasının zorluklar karşısındaki doğal tepkisini yansıtır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'kerih görmek' fiilinin Kur'an'da genellikle insanın fıtratına ağır gelen, hoşlanmadığı durumlar için kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, müminlerin bu durumdan hoşlanmamaları, savaşın getireceği zorluklar, can ve mal kaybı endişesi gibi insani kaygılardan kaynaklanmaktadır. Ancak ayet, bu isteksizliğe rağmen ilahi emrin yerine getirilmesi gerektiğini ima eder.
Enfâl Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Burada Resülullah Efendimiz (s.a.v) bünyesinde meal ve tefsirler bedir savaşına işaret olduğunu ifade etmektedirler. Bedir savaşının ma’na olarak karşılığı;
Bedir Savaşı[25]