İçeriğe atla
Abese 19Cüz 30 · Sayfa 585

Abese Sûresi 19. Âyet

عبس

Sohbete sor

Min nutfetin ḣalekahu fekadderah(u)

Az bir sudan (meniden). Onu yarattı ve ona ölçülü bir şekil verdi.

Abese Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

İnsanın bu dünya hayatındaki varlığı “nutfe” ve onun döllenmesi ile oluşan “alak” tan başlamaktadır. (M.D.)

ve “halekal insâne min alâk” ve senin Rabbin öyle bir Rab ki, “halekal insâne” insânı halk etti. (96/2)

خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ

Bütün varlıkların halkıyyet-i tamamlandıktan sonra, halkıyyetin kemali olan insan, “sûreti ilâhiye üzere” halko-lundu ve yeryüzünde yaşamaya başladı birçok aşamalar dan geçtikten sonra nihâyet Muhammediyyet mertebesinde hakikat-i İlâhiyyeye bir zuhur mahalli olacak hale geldi ve böylece zât-i tecelliyi alacak kıvama ulaşmış oldu. İşte bu zuhurun ve diğer insanların da vücüd varlıklarının zuhuru bir kan pıhtısından oluşmaya başladı.[14] “ İz- -T-B- ”

“Nutfe”, a‘yân-ı sâbite mertebesinde, insanın henüz varlık âlemine çıkmamış, fakat Allah’ın ilminde bütün istidatlarıyla birlikte “yazılmış” olan ezelî hakikatini sembolize eder. Nitekim bir başka yerde İbn Arabî: “Allah, âlemde yazılı olan her şeyi kalplere ilham yoluyla yazdırır. Çünkü âlem, yazılmış ilahi bir kitaptır.” buyurarak, bu ezelî yazgıya işaret eder. Bu yönüyle nutfe, insanın maddî varlığının (beden) değil, ezelî hakikatinin (Kaderin Sırrı’nın) sembolüdür.

fekadderah” Kelimenin Arapça kökü "kdr" (قدر) olup "ölçmek, takdir etmek" anlamına geliyor.

Yani “kader” ayan-i sabite, ilmi ilahi programı neticesinde biçimlendirilip halk edilmiştir. (M.D)

  1. Ezelî Takdir (Kader-i İlâhî): İnsanın a‘yân-ı sâbitesinde (ezelî hakikatinde) hayatının, rızkının, ecelinin ve ebedî saadet veya bedbahtlığının belirlenmesi. Bu, kaderin “sırrı”dır.
  2. Fiilî Takdir: Hayatın boyutlarının dünyevî tecrübeyle aşama aşama belirginleşmesi. Âyette geçen “fe kadderah” (ona takdir etti / ölçü ve şekil verdi) ifadesi, her iki mertebeyi de kapsar.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)