Metâ'an lekum veli-en'âmikum
(27-32) Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye.
Abese Suresi'nin 32. ayeti, Allah'ın insanlara ve hayvanlara bahşettiği rızıkları ve geçim kaynaklarını vurgulamaktadır. Ayet, bu nimetlerin hem insanlar hem de hayvanlar için birer fayda ve geçim aracı olduğunu dilbilimsel olarak ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'metâ'' kelimesini 'faydalanılan şey' veya 'fayda sağlayan şey' olarak tanımlar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın yarattığı bitkilerin ve diğer rızıkların insanlar ve hayvanlar için birer geçim kaynağı ve fayda aracı olduğunu ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'metâ'' kelimesinin 'faydalanılan şey' anlamına geldiğini belirtir. Burada, Allah'ın yarattığı rızıkların, insanların ve hayvanların hayatlarını sürdürmeleri için birer 'geçimlik' ve 'fayda' olduğunu mecazi olarak açıklar.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'metâ'' kavramının Kur'an'da genellikle dünya hayatının geçici faydalarını ve zevklerini ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, Allah'ın insanlara ve hayvanlara bahşettiği rızıkların, onların yaşamlarını idame ettirmeleri için birer 'geçim aracı' ve 'fayda' olduğunu vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'lâm' harfinin burada 'için, lehine' anlamında kullanıldığını ve 'kum' zamirinin insan topluluğuna işaret ettiğini belirtir. Dolayısıyla, ayetteki 'metâ''nın insanlar için bir fayda ve geçim kaynağı olduğunu vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'lâm' harfinin aidiyet ve tahsis anlamı taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'leküm' ifadesi, yaratılan rızıkların ve nimetlerin özellikle insanlar için tahsis edildiğini ve onların faydasına sunulduğunu gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'en'âm' kelimesinin genellikle deve, sığır, koyun ve keçi gibi evcil hayvanları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın yarattığı rızıkların sadece insanlar için değil, aynı zamanda onların geçiminde önemli rol oynayan bu hayvanlar için de birer geçim kaynağı olduğunu açıklar.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'en'âm' kelimesinin 'nimet' kökünden geldiğini ve Allah'ın insanlara bahşettiği nimetlerden biri olarak hayvanları ifade ettiğini belirtir. Ayette, bu hayvanların da Allah'ın yarattığı bitkilerden ve diğer rızıklardan faydalanarak geçimlerini sağladıklarını ve bu durumun insanlar için de bir nimet olduğunu vurgular.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'en'âm' kelimesinin Kur'an'da genellikle insanların faydalandığı, beslediği ve geçimini sağladığı hayvanları ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, Allah'ın yarattığı rızıkların, insanların yanı sıra onların hayvanları için de birer 'geçimlik' olduğunu ve bu durumun Allah'ın geniş rahmetini gösterdiğini ifade eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.