İçeriğe atla
Tekvîr 23Cüz 30 · Sayfa 586

Tekvîr Sûresi 23. Âyet

التكوير

Sohbete sor

Ve lekad raâhu bil-ufuki-lmubîn(i)

Andolsun o, Cebrail'i apaçık ufukta gördü.

Tekvîr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Efendimiz (s.a.v) Cebrâil a.s’ı Sidretü-l Müntehâ’da gördü. Bizlere çok küçük bir melek gösterilse ne hallere gireceğimizi bilmez iken Efendimiz (s.a.v) Cebrâil a.s’ı gördükten sonra dahi kendisinde hiçbir değişiklik olmadı,

çünkü o ana kadar kendisinde dört ameliyat yapılmıştı ki seyri sülûk yolunda olan her dervişte bu ameliyatların olması gereklidir, bunlar:

1. Ef’âl mertebesi için yapılan ameliyat ki bu meretebede ufku genişlesin.

2. Esmâ mertebesi için,

3. Sıfât mertebesi için,

4. Zât mertebesi için yani mi’rac için yapması lâzımdır.

Bu ameliyatlar zikir ve fikir ile olmaktadır, ne sâdece zikir ne de sâdece fikir yeterlidir. “Zikir ona derler ki fikri açar” denmiştir. Zikirden amaç bir yandan zikredilen sözün kişide açılması iken diğer yandan nefes yönüyle nefsâni gazların vücûttan izâle edilmesidir. Zikir sırasında nefes alıp verildikçe ciğerler tam kapasite çalışmaya başlar ve en uzak köşelere kadar uzanan oksijen ve ısınan vücût ile incelen kan daha akışkan hale gelir, işte bunların neticesinde akıl kapasitemiz artar, sinir sistemimiz dengelenir, gönül sıkışıklıkları azalır. Genişleyen ve sonsuzluğa doğru yol alan gönlün ufku, “mübîn-açık” ufuk olur.

Kişinin kendi varlığı, enfüs’ü, kendinin bir milimetre sonrası âfak ve madde gözünün görebildiği yerde ufkudur. Bu da mibîn-açık ufuktur. İşte gönlümüzü de varlık muhabbetlerinden ne kadar çok temizlersek ufkumuz o kadar çok açılmış olur, bu açılış nedeni ile de görüş kabiliyetimiz gelişmiş ve o nispette Cibrîl-i hakikatleri idrak etmiş ve yaşantızda tabik etmeye başlamış oluruz.


وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَنِين

(Ve mâ huve alel gaybi bi danîn. )