İçeriğe atla
İnfitâr 13Cüz 30 · Sayfa 587

İnfitâr Sûresi 13. Âyet

الإنفطار

Sohbete sor

İnne-l-ebrâra lefî na'îm(in)

Şüphesiz, iyiler Naim cennetindedirler.

Namaz Sûreleri (Cilt 1)

Terzibaba - Necdet Ardıç

اِنَّ الْاَبْرَارَ لَفٖى نَعٖيمٍ
~ ~ ~

(82/13) - İnnel ebrâra lefî neîm.
(82/13) - Şüphesiz, iyiler Naîm cennetindedirler.


İşte ebrar, berr, teberru etmiş, beraat etmiş olanlar naim, nimetler içerisindedirler, yâni naim cennetinde nimet cennetindedirler. Kirâmen kâtibînin yazmış olduğu kitâpların neticesinde varacakları yer gösterilmekte, “innel ebrare” muhakkak ki berr teberru etmiş olanlar, “lefî naîm” nimet cennetleri içindedirler. Burada ebrar niye salihan demiyor da ebrar diyor? Mukarrebun demiyor da, ebrardan bahsediyor. Aslında bu ebrar beri, teberru beraat etmiş, yâni günahlarından kurtulmuş olarak genel o durumda olan insânların vasfı ebrar oluyor. Ama bunların içerisinde birçok mertebeler de vardır. Demin dediğimiz gibi salâh, salihler mertebesi de vardır.

Zâkirler, şâkirler mertebesi vardır. İşte islâmın içinde bir sürü mertebeler olduğu gibi, insânlar da bu mertebe-lere tabidirler. Aşıklar, ârifler, mahbubin mertebesinde olanlar da vardır. İşte onlarda kendi mertebelerinden, karşılığı olan cennete gideceklerdir. Burada bunu toplu olarak demiş. Ebrar genelde Kûr’ân-ı Kerîm'de birçok âyetlerde de belirtildiği gibi Esteuzi billah. Âl-i İmrân sûresinde “Len tenâlûl birre hattâ tunfikû mimmâ tuhibbûn.” (3/92) Bakın siz sevdiğiniz şeylerden infak

etmedikçe, ebrar mertebesine ulaşamazsınız deniyor. Yâni ebrardan sayılan kimseler zümresine dahil olamazsınız deniyor. İlk şartı ebrarın, ebrar olabilmesi kişinn oraya dahil olabilmesi için sevdiği şeyden infak etmesidir. İşte bir pantalon aldım birde eski pantalon kaldı, pantalon fazla oldu, şu yırtık pantolonu vereyim de sevap olsun yok. Yeniyi verebiliyorsan ebrardansın.

Eski sana kalsın. Öyle diyorlar biraz lâtife gibi. Ahirette Cenâb-ı Hakk, işte Kiramen Katibin hesabını tutuyor ya. “Ne verirsen elinle o gider seninle” dendiği gibi tekerle-meler de vardır. Şimdi diyor liste ortaya çıkacak, verdiği infak ettiği şeyler. Bir yırtık pantolon, şu kulumdan. Bir kenarı kopuk ayakkabı, bu kulumdan. İşte yirmi beş kuruş şu kulumdan. Bunlar lâtifeli şeyler ama, gerçek şeyler gibi, hepimizin yapmış olduğumuz şeyler. Bir kolu yırtık, manşeti yırtık gömlek bu kulumdan hibe. İşte bize onları verecekler, sen bunu verdin, bu senin malın yırtık gömleği giy bakalım. Tabi esprisini, lâtifesini yapıyoruz ama gerçek payları da vardır bunda fazla sıkıntı yapmayalım. Hep çok ciddi, ciddi şeyler olmasın diye. Biraz da böyle lâtife olsun.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)