Liyevmin ‘azîm(in)
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
Büyük bir gün için.
Mutaffifîn Suresi'nin 5. ayeti, ahiret inancının önemini vurgulayarak, insanların büyük bir günde diriltilecekleri gerçeğini göz ardı etmelerini eleştirmektedir. Ayet, bu 'büyük gün' kavramı üzerinden hesap verme bilincini hatırlatır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'yevm' kelimesinin güneşin doğuşundan batışına kadar olan süreyi ifade ettiğini belirtir. Ancak Kur'an'da mecazi olarak belirli bir olayın vuku bulduğu zaman dilimi için de kullanıldığını, bu ayette ise kıyamet gününü, yani hesap gününü kastettiğini açıklar.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'yevm' kelimesinin Kur'an'da bazen 'zaman' veya 'dönem' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'yevm' ise, 'büyük bir gün' ifadesiyle birlikte, ahiretteki diriliş ve hesap gününe işaret eden özel bir zaman dilimini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'yevm' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının sadece takvimsel bir günü değil, aynı zamanda belirli bir olayın gerçekleştiği kritik bir zamanı ifade ettiğini belirtir. 'Yevmü'l-kıyâme' gibi terimlerle birlikte kullanıldığında, bu kelimenin ahiretle ilgili büyük ve belirleyici bir zaman dilimini işaret ettiğini, bu ayette de aynı anlamın geçerli olduğunu vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'azîm' kelimesinin hem maddi hem de manevi büyüklüğü ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'yevm' kelimesiyle birlikte kullanıldığında, kıyamet gününün dehşetini, önemini ve büyüklüğünü, yani o günün sıradan bir gün olmadığını vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'azîm' kelimesinin bir şeyin niteliğini yücelten bir sıfat olduğunu açıklar. 'Yevmün azîm' ifadesi, o günün sıradanlığının ötesinde, büyük olayların yaşanacağı, herkesin hesap vereceği, dehşet verici ve önemli bir gün olduğunu pekiştirir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'azîm' kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın sıfatı olarak veya önemli olayları, durumları nitelemek için kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'yevm' kelimesiyle birlikte kullanılması, o günün sıradan bir gün olmayıp, insanlık tarihi için dönüm noktası teşkil eden, büyük bir hesaplaşma ve diriliş günü olduğunu vurgular.
Mutaffifîn Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Büyük bir gün için?“ (83/5)
Kûr’ân-ı Kerim’in birçok yerinde yeniden diriltme hakkında misaller verilmektedir. Kıyâmet sûresi 3 ve 4. Âyetlerinde kerimelerin ve hatta parmak uçlarına kadar bir araya gücünün yeteceğini cenâb-ı Rabb’ül âlemin bildirmektedir.
Evet, insan bir çok şeyi zan eder. Yani burada “zan”a atıf yapılıyor. Su-i (kötü) zan, hüsn-ü (iyi) zan da olsa sonu itibari zandır. Yanılma payı yüksek olan bir şeydir. Çünkü nefis kaynaklıdır, aslı vehim ve hayâldir. Ama burada “ba’s olunma” yeniden dirilme Hakk’ın hayali ve zannıdır. Bu ise hakikatin ta kendisidir.
Bu bir eğitim işidir. Kişinin kendi ve Rabb-ini tanıma işidir.
عَظِيمٍ ba’s olunma büyük bir gün olan kıyâmet yani kıyam-et me içindir.
Azim sayısal değerine bakacak olursak, “Ayın-70” “Zı-900” “Ye-10” “Mim-40” (70+900+10+40=1020)
(12) Hakîkat-i Muhammedidir. Sayısal olarak ba’s (diriltilme) günü büyük olan Hakîkat-i Muhammedi günüdür.
(عَ) Ayın; göz ve müşahadedir. Üstünde bulunan “üstün” okuma işareti ise gözsülere nokta hükmündedir. Gayın olur ve gayriyete dönüşür.
(ظِ) Zı; Zâta işarettir. Altında bulunan “Esre” okuma işareti, Zât mertebesinde “isr” ile gece yolculuğu ile sıfât mertebesine mi’rac yolculuğa işarettir.
(ي) Ye; Yakîn mertebeleridir, üç seyre işarettir.
(مٍ) Mim; Hazret-i Muhammed, Hakîkat-i Muhammedi ve Hakikat’ül Ahmedidir. Altında yazıda bulunan iki esre, iki kişinin “isr” yolculuğudur. Hazret-i Muhammed ile Sıddıkıyetin hicretidir. Durma ile “Cezm” sükûn okuma işaretine döşünce mağara da oluşan sekene hâlidir.
Yani kişi ya bu işin gafletinde kalır, ya gören göz olur Mi’rac veya hicret ehli olur ve her ikisini birler kâmil insân olur. Eğer insan ölçü ve tartıda kendine ve rabb-ine karşı dürüst olursa, azim bir günde azim olur… Olmaz ise rezil, rüsvay olur… Allah (c.c.) muhafaza…
يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَمِينَ {المطففين/6}
“Yevme yekûmun nâsu li rabbil âlemîn.“