İnnehu kâne fî ehlihi mesrûrâ(n)
Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.
İnşikâk Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Çünkü o ailesi içinde sevinçli idi.“ (84/13)
Bir bakıma zâhiri ehli-ailesi-halkı ile olmaktan mutluydu, çünkü eşini çoluğunu ve çocuğunun kendinin zannediyordu.
Bir bakıma;
إِنَّهُ “İnnehu” meallerde “çünkü” bağlaç nedeni şu ki, şu nedenle, şundan dolayı olarak kullanmıştır.
“İnne-hu” şu nedenle, şundan dolayı ”O” olarak aldığımızda birimsel olarak “Ya Hu” olur. Bu ilhamat-ı ilâhiyye dir. Ama ve ehli-vehim olan kişi bunu vehimi nefsiye olarak kullanır. Ve kendisine verilmiş olan Efâl-i İlâhiyye, Esmâ-i İlâhiyye ve Sıfât-ı İlâhiyye nefsi istikametinden kullandığı için bunlara sahip çıkmış ve esmâ-i nefsiyye ve sıfât-ı nefsiyye vehimi ile dönüştürmüş olur… Ve bunları ehli zannedip kullanmaya ehliyeti olduğunu zannediyordu… Ve bu nefsi istikametinden kullanımdan sahip çıkmış, kendinin zannetmekte ve bunlar ile kendini var zannettiği için sevinçliydi.
إِنَّهُ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ {الإنشقاق/14}
“İnnehu zanne en len yehûr “