İçeriğe atla
Tevbe 122Cüz 11 · Sayfa 206

Tevbe Sûresi 122. Âyet

التوبة

Sohbete sor

Vemâ kâne-lmu/minûne liyenfirû kâffe(ten)(c) felevlâ nefera min kulli firkatin minhum tâ-ifetun liyetefekkahû fî-ddîni veliyunżirû kavmehum iżâ race'û ileyhim le'allehum yahżerûn(e)

(Ne var ki) mü'minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi sahibi olmak ve döndükleri zaman kavimlerini uyarmak için geri kalsa ya! Umulur ki sakınırlar.

Tevbe Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(Ne var ki) mü’minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi sahibi olmak ve döndükleri zaman kavimlerini uyarmak için geri kalsa ya! Umulur ki sakınırlar. (9/122)


Mescid-i Nebevide bu eğitimi almak ve derin bilgilere sahip olma için “Ashab-ı Suffa” tesis edilmiştir.

24. Eshab-ı Suffa Yanları açık üstü kapalı mahallere bilindiği gibi halen daha “sofa” tabir edilir.

“Eshab”, sahibler demek olduğundan “sofa” da, kalan dostlar demektir.

Bu kimseler ortalama 250 kişi, zaman zaman da 400 kişiye kadar çıkarlar, orada kalırlar, devamlı eğitim ile uğraşırlarmış. Burası İslamiyyetin ilk üniversitesi olmuştur. İslamiyyet genişledikçe, yeni yeni beldeler alındıkça Efendimiz onları, oralara ya kadı veya vali tayin ederek, gittikleri yerde İslami eğitimi sürdürmüşlerdir.

İşte şimdi şu anda aynı mekanda şu satırları kağıda dökerken birden kendimi “Eshabı suffa” gibi zannettim. Allah c.c onlardan razı olsun.

Dini Mübini İslam’ın bilgileri onların fedakerane çalışmalarıyla bu günlere ulaşmıştır.

Bir bakıma “sufi” kelimesi de buradan türemiştir diyebiliriz, çünkü çok mütevazi ve mütteki olarak hayatlarını sürdürüyorlardı. Ravza-i Mutaharra’nın içindeki bu bölüm Hakikati Muhammedi ilminin toplanıp dağıtıldığı, geliştirildiği, uygulandığı yerdir.[142]