İçeriğe atla
Tevbe 26Cüz 10 · Sayfa 190

Tevbe Sûresi 26. Âyet

التوبة

Sohbete sor

Śumme enzela(A)llâhu sekînetehu ‘alâ rasûlihi ve'alâ-lmu/minîne veenzele cunûden lem teravhâ ve'ażżebe-lleżîne keferû(c) veżâlike cezâu-lkâfirîn(e)

Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere azap verdi. İşte bu, inkarcıların cezasıdır.

Tevbe Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Summe enzela(A)llâhu sekînetehu alâ rasûlihi ve’alâ-lmu/minîne veenzele cunûden lem teravhâ ve’azzebe-llezîne keferû vezâlike cezâu-lkâfirîn(e) Sonra Allah, Resûlü ile mü’minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkâr edenlere azap verdi. İşte bu, inkârcıların cezasıdır. (9/26)


Bu âyet ve “Görünmez ordular” hakkında Mesnevi-i şerif yorumu;

3856. Aklının eşyası seninle beraberdir ve akılsın ki "Cünâden lem terevha”[24]dan gafilsin.

“Aklın eşyâsı”ndan murâd, akla taalluk eden tekâlîf ve âdâb-ı muâşeret ve insanlığa muktezî ahvâldir. Bunlara riâyet eden kimse, halk arasında âkil görünür, (Tevbe, 9/26) [“Görmediğiniz orduları”] ile Huneyn ve Hendek muharebelerindeki nusret-i ilâhiyyeye işâret buyrulur. Huneyn muhârebesine âid olan sûre-i Tevbe’de vâki’ âyet-i kerîme budur: (Tevbe, 9/25-26) Ya’ni “Allah Teâlâ size mevâtın-ı kesîrede yardım etti; sizin çokluğunuz size ucüb getirdi, çokluğunuz size fâide verme­di. Arz genişliğiyle berâber size dar geldi, sonra arkanıza dönüp gittiniz. He­zimetten sonra Allah, Resûlü üzerine ve mü’minler üzerine sekîneti ve it- mi’nânını indirdi; ve görmediğiniz orduyu indirdi ve kâfirleri ta’zîb etti; ve iş­te bu kâfirlerin cezâsıdır.” Bu muhârebe Mekke’nin fethinden sonra vâki’ oldu, İslâm’ın adedi on dört bin ve müşriklerin adedi dört bin idi. Ensârdan Seleme bin Selâme dedi ki: “Biz bu kadar çok askerle mağlûb olmayız.” Resûl-i zîşân Efendimiz onun bu sö­zünden müteellim oldular. Ve sonra İslâm’a evvelen hezîmet vâki oldu, sonra Server-i âlem Efendimiz bir avuç ufak taşlar alıp küffara serptiler; bunun üze­rine Hak Teâlâ onlara korku verdi ve melâike-i kirâm gönderdi, küffar mağlûb oldu. Ve Hendek muhârebesine âid olan sûre-i Ahzâb’da vâki’ âyet-i kerîme de budur: (Ahzâb, 33/9) Ya’ni “Ey mü’minler Allah Teâlâ’nın sizin üzerinize olan ni’me- tini hatırlayın. Size ordu geldiği vakit, biz onların üzerine rüzgân ve sizin gör­mediğiniz orduyu gönderdik." Bu muhârebede küffâr on bin ve İslâm üç bin ki­şi idiler. Medîne-i Münevvere’nin etrâfina hendek kazdılar. Ve neticede küffâr mağlûb oldular. Tafsili tefsir kitablanndandır. Ya’ni “Ey kimse, sen insan ol­mak i’tibâriyle, halk ile olan muâmelen tavr-ı akl dâiresindedir ve ancak ha­vâss-i hamsen ile gördüğünü bilirsin; Allah Teâlâ’nın görünmeyen birçok ordusu vardır ki, aşk dahi o cümledendir.”[25]

Burada İslâm ordusunun 14 bin olduğu bildirilmektedir.

Bedir savaşının mâ’nâsı; Adı da üstünde olduğu gibi, Hz. Rasulülah’ın evvela Arap yarımadasına oradan da bütün dünyaya “Bedir/Ay” gibi parlak Nuru Muhammed’inin resmen doğmaya başladığının ilan ve ifadesiydi.[26]

Huneyn savaşında müslümanların sayısının 14 bin olması ve 4 bin olması tamamı 18.000 eder… Nur-u Muhammedi Hakikatlerinin tüm âlemlerden tüm dünyaya ilan edilmesidir.

huneyn” sayısal değeri “Ha: 8” “Nun: 50” “Ye: 10” “Nun: 50” dir. Toplarsak (8+50+10+50= 118) dir. Sayısa değerde 18 bin âlem ve onu müşahade eden İnsan-ı Kamil’i vermektedir. Bu gizli ordular 18.000 âlemde mevcut olan insan-ı kamil ordularının varlığıdır.

Dikkat edilmesi gereken husus “çokluğunuz kendinizi beğendirmişti.” “kemmiyet” miktarca çokluk değil, “keyfiyet” niteliktir. Tarikat’a şu sayı bu sayı da adam toplayarak sayısal çokluk elde edilmesi ve kendini beğenir hale gelmek orada nefis mücadelesinde galip geleceği anlamına gelmez. İlim, irfan ve hakikat eğitimi olması “Allah’ın gizli ordular” ile yardımıdır.

Yolumuza Gökyüzü İnsanları Araştırması ile devam edelim.


----- 9 - Tevbe Suresi - Ayet 26 (Mushaf Sırası: 9 - Nüzul Sırası: 113 - Alfabetik: 104) -----

Kû’rân-ı Kerim Türkçe okunuş:

9.26 - Summe enzelallâhu sekînetehû alâ rasûlihî ve alel mué'minîne ve enzele cunûdel lem teravhâ ve azzebellezîne keferû, ve zâlike cezâul kâfirîn.

Diyanet Meali:

9.26 - Sonra Allah, Resûlü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin “göremediğiniz ordular indirdi” ve inkâr edenlere azap verdi. İşte bu, inkârcıların cezasıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

9.26 - Sonra Allah, Resulünün üzerine ve mü'minlerin üzerine sekînetini indirdi ve “görmediğiniz ordular indirdi” de kendisini tanımıyanları azaba uğrattı, ve bu işte kâfirlerin cezası.


Rasulün ve Mü’min’lerin üzerine indirilen sekine, mutlak sükûnet huzur ve güvendir. Allah-zat katından indirilmiştir. Ve “görmediğiniz ordular indirdi” O halde alemin başka yerlerinde de böyle topluluklar olması olmayacak bir husus değildir. Bizim dünyamıza, görmediğimiz orduların indirilmesi mümkün oluyor iken, o halde bu gök orduları neden başka dünyalarada ihtiyaç olduğunda indirilmesin? T.B.


NOT= Sekine hakkın da geniş bilgi, (Sure-i Feth-sayfa-39-ayet48-4-) te geniş olarak bulabilirsiniz.[27] T.B.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)