Veyahlifûne bi(A)llâhi innehum leminkum vemâ hum minkum velâkinnehum kavmun yefrakûn(e)
Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur.
Hiç şüphesiz onlar, sizden olduklarına dair yemin de ederler. Halbuki sizden değildirler. Fakat onlar öyle bir kavimdirler ki, korkudan ödleri patlıyor.
Tevbe Suresi 56. ayet, münafıkların yalan yere yemin etmelerini ve içlerindeki korkuyu ele almaktadır. Ayet, 'yemin etmek', 'korkmak' ve 'kavim' gibi temel kavramlar üzerinden münafıkların karakteristiğini ve toplumsal konumlarını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): H-l-f kökü, bir şeyi tasdik etmek veya reddetmek için Allah'ın adını anarak yapılan yemini ifade eder. Ayetteki 've yahlifûne' ifadesi, münafıkların, aslında müminlerden olmadıkları halde, kendilerini müminlerden göstermek amacıyla Allah adına yalan yere yemin etmelerini vurgular. Bu, onların ikiyüzlülüğünü ve aldatıcı doğasını ortaya koyar.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): H-l-f fiili, bir şeyi kesinleştirmek ve teyit etmek için kullanılan bir sözdür. Ayetteki kullanımı, münafıkların, müminlere karşı samimiyetsiz bir şekilde, kendilerini onlardan göstermek için yemin etmelerini anlatır. Bu yemin, gerçekte bir bağlılık değil, bir aldatma aracıdır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): H-l-f kökünden türeyen 'yemin etmek' fiili, Kur'an'da genellikle bir iddiayı güçlendirmek veya bir gerçeği vurgulamak için kullanılır. Ancak bu ayette, münafıkların yeminleri, gerçekle çelişen bir iddiayı desteklemek amacıyla kullanılmıştır. Bu durum, kelimenin semantik alanında 'yalan yere yemin etme' anlamını öne çıkarır ve münafıkların ahlaki düşkünlüğünü gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): K-v-m kökünden türeyen 'kavm', genellikle bir araya gelmiş, ortak özelliklere sahip insan topluluğunu ifade eder. Ayetteki 'kavm' kelimesi, münafıkların sadece bireylerden ibaret olmadığını, aksine ortak bir zihniyete ve davranış biçimine sahip bir grup olduklarını belirtir. Özellikle 'yefrakûne' (korkanlar) sıfatıyla birlikte kullanılması, bu topluluğun temel karakteristiğinin korkaklık olduğunu vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kavm, bir araya gelmiş, belirli bir amaç veya nitelik etrafında toplanmış insan grubudur. Bu ayette 'kavm' kelimesi, münafıkların, korkaklık ve ikiyüzlülük gibi olumsuz özelliklerle tanımlanan bir topluluk olduğunu gösterir. Onların bu nitelikleri, müminlerden ayrışan temel özellikleridir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'kavm' kavramının Kur'an'da genellikle belirli bir peygamberin muhatap olduğu veya belirli bir ahlaki duruşu sergileyen toplulukları ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'kavm' kelimesi, münafıkların, mümin toplumundan farklılaşan, kendi içinde bir bütünlük arz eden ve korkaklık gibi olumsuz bir özellikle tanımlanan bir 'karşı-topluluk' olduğunu semantik olarak ortaya koyar.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): F-r-k kökü, bir şeyden çekinmek, korkmak ve ayrılmak anlamlarına gelir. Ayetteki 'yefrakûne' fiili, münafıkların, müminlerin gücünden veya karşılaşabilecekleri olumsuz sonuçlardan duydukları korkuyu ifade eder. Bu korku, onların samimiyetsiz yeminlerinin ve ikiyüzlü davranışlarının temel nedenidir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): F-r-k fiili, bir şeyden dolayı endişe duymak, ürkmek ve kaçınmak anlamlarını taşır. Bu ayette, münafıkların 'korkan bir topluluk' olarak nitelendirilmesi, onların içsel zayıflıklarını ve cesaretsizliklerini vurgular. Bu korku, onların müminlerle gerçek bir bağ kurmalarını engelleyen temel faktördür.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): F-r-k kökü, bir şeyden dolayı dehşete kapılmak, korkmak ve bu korku nedeniyle bir şeyden uzak durmak anlamlarını içerir. Ayetteki 'yefrakûne' kelimesi, münafıkların, müminlerin gücünden veya ilahi cezadan duydukları derin korkuyu ifade eder. Bu korku, onların dışarıdan mümin gibi görünmelerine neden olan temel motivasyondur, ancak içsel olarak müminlerden ayrışmışlardır.
Tevbe Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Veyahlifûne bi(A)llâhi innehum leminkum vemâ hum minkum velâkinnehum kavmun yefrakûn(e) Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah adını anarak yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur. (9/56)