İçeriğe atla
Tevbe 6Cüz 10 · Sayfa 187

Tevbe Sûresi 6. Âyet

التوبة

Sohbete sor

Ve-in ehadun mine-lmuşrikîne-stecârake feecirhu hattâ yesme'a kelâma(A)llâhi śümme ebliġhu me/meneh(u)(c) żâlike bi-ennehum kavmun lâ ya'lemûn(e)

Eğer Allah'a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah'ın kelamını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.

Tevbe Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Ve-in ehadun mine-lmuşrikîne-stecârake feecirhu hattâ yesme’a kelâma(A)llâhi sümme ebliġhu me/meneh(u) zâlike bi-ennehum kavmun lâ ya’lemûn(e) Eğer Allah’a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah’ın kelâmını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir. (9/6)


Elmalılı mealinde özet olarak;

Bu noktada tevbe ile ilgili olarak savaşta karşı tarafa, harbîye tanınacak eman meselesine de dikkat çekilerek buyuruluyor ki; Ve eğer müşriklerden biri sana isticare ederse, yani söz konusu süre sona erdikten sonra bile sana sığınırsa, senden eman isterse, senin kendisine eman verip car olmanı, saldırıdan himaye etmeni talep ederse sen de ona eman ver, ta ki, Allah kelâmını dinlesin. Kur'ân'ı ve gerçeğin delillerini dinlesin, davet ettiğin dinin hakikat ve hakkaniyetine muttali olmak imkânını elde etsin. Zira o dili bilenler için yalnızca işitmek hakikatı anlamaya kafi gelebilir.[11]

Âyet tefsirinde açık olarak savaşta ve ortak koşan hakkındaki hüküm verilmiştir. Birde Efendimiz (s.a.v.) in ümmetimin gizli şirkinden korkarım buyurmuştur.

Bugün içinde bulunan durum ise gafletten kaynaklanan gizli şirktir. Efendimiz bâtın âleminde olduğu ve bugün de kendisinin resülü konumunda irfan ehli bulunduğu için bu hitap efendimiz bünyesinde irfan ehlinide kapsamaktadır.

İrfan ehline bir kişi gelip sığınırsa kendisine hakk’ın kelâmını işitebilmesi için sığınma talebini kabul etmesi istenmiştir. Ve onun eğitim ile güvenli olacağı yere ulaşması yani Akl-i külle ulaştırılması istenmiştir. Haliyle gelen kişide verilen eğitimi alacak kabiliyet ve yolun kurallarına uyacak disiplin içinde olması da gereklidir.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)