İçeriğe atla
Tîn 6Cüz 30 · Sayfa 597

Tîn Sûresi 6. Âyet

التين

Sohbete sor

İllâ-lleżîne âmenû ve 'amilû-ssâlihâti felehum ecrun ġayru memnûn(in)

Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükafat vardır.

Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri

Terzibaba - Necdet Ardıç

O kimseler ki sayılan bu hakîkatleri önce iman yoluyla idrak ettiler daha sonra müşahede yoluyla idrak ettiler.

“gayru memnûn” memnûniyetin çok üzerinde tasavvur edilemeyecek derecede olan karşılıktır. Esfeli safilinin zahiri hükmü altında kalmadan hakîkatine ulaşanlar ancak bu ecirlere kavuşacaklardır.

Sâlih amel mânâsı Hakk’tan fiili kuldan olan amellerdir. İşte kim ki yaptığı fiilin mânâsını Allah’tan aldı işte o sâlih amel yapmıştır.

Bu dünyânın cazibesine kapılarak imân etmeyen ve sâlih ameller işlemeyenler ise bu dünyâda kaldılar ve geriye dönüşü gerçekleştiremediler.


فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدِّينِ

(Fe mâ yukezzibuke ba’du bid dîn.)

Namaz Sûreleri (Cilt 1)

Terzibaba - Necdet Ardıç

O kimseler ki sayılan bu hakîkatleri önce iman yoluyla idrak ettiler daha sonra müşahede yoluyla idrak ettiler.

“gayru memnûn” memnûniyetin çok üzerinde tasavvur edilemeyecek derecede olan karşılıktır. Esfeli safilinin zahiri hükmü altında kalmadan hakîkatine ulaşanlar ancak bu ecirlere kavuşacaklardır.

Sâlih amel “mânâsı Hakk’tan fiili kuldan” olan amellerdir. İşte kim ki yaptığı fiilin mânâsını Allah’tan aldı işte o sâlih amel yapmıştır.

Bu dünyânın cazibesine kapılarak imân etmeyen ve sâlih ameller işlemeyenler ise bu dünyâda kaldılar ve geriye dönüşü gerçekleştiremediler.


İkinci yorum İllellezine işte o kimselerdir ki amenu İmân ettiler. Bütün bu sayılan gerçekler, evvelâ imân yoluyla idrâk ettiler, sonra da müşahade yoluyla idrâk ettiler, sonra da bunlar “ve amelussalihati felehum ecrun gayru memnun” onlara o kadar büyük ecirler mükafatlar karşılıklar vardır ki, onlara memnun olacaklarının çok üstünde bir memnu-niyet vardır, meselâ ben şimdi bir araba aldım, diyelim ki niyetimde bir araba almak varken, fabrika çekilişi var dedi Muzaffer al on araba dedi sana. Bir araba fiyatıyla sen gittin, bir araba parasıyla gittin, on araba verdi sana. Işte bakın gayri memnun, memnuniyetinin çok üstünde. Tasavvur edemeyeceğin kadar memnuniyetle oradan döndün. İşte gayrimemnun dediği odur. Sen kıldın bir rekat namaz, Rabbin sana verdi yüz rekat namazlık sevap. Sen bir gün namaz kıldın sana bir ömür boyu, bin ömür boyu yaşamışçasına mükafat verdi. Diyelim ki sen beş kuruş ödedin, sana bir ton mal Verdi. Onun karşılığın da, işte tahmin edemediğin gayri memnun dediği budur. Memnuniyetinin çok üstünde sana tasavvur edemeye-ceğin kadar büyüklük lutfetti.

illellezine o kimseler ki, yâni buraya gelenlerin bir kısmı da esfeli safilin hükmü içinde kaldılar neden? Bu dünyanın cazibesine kapılarak geriye dönüşü unuttular, ve burasının ehli oldular. İşte onlar burada kaldılar, geriye dönemediler. Mevlânâ’nın da dediği gibi hani ney’i konuş-turuyor ya, hani “beni kamışlıktan kestiler başımı gözümü deldiler, neyin hasreti kamışlığadır.” Sıla-i rahim yâni, ana babasınadır. İşte oranın muhabbetiyle inlemektedir, bu neyin içindeki heva değil yâni boş oksijen havası değil. Bu neyin içindeki ateştir ateş diyor. İşte o ateş enerji

olmazsa aslına ulaşamıyor. Kimde yoksa bu ateş, yok olsun diyor. İşte bunlar esfele sâfilîn hükmüne giren kimselerdir. Ama bu esfele sâfilîn herkes için aynı mânâda değildir. Bazıları için büyük taltif bazıları için de ihtardır.

İşte kim ki esfele sâfilîn’in zâhiri hükmü altında kalmadan hakîkatine ulaştı. İstisna dediği odur.

İllelezine ne yaptılar? Amenu evvelâ İmân ettiler. İman ne demek? Evvelâ kendilerini tanıdılar ne olduklarını idrâk ettiler. Sonra Rablarını tanıdılar, ne olduklarını idrâk ettiler. Ve amilussalihati sâlih amel işlediler. Sâlih amel ne idi. Ameli sâlih ne idi? Kim ki yaptığı fiilin emrini yâni arka plândaki ma’nâsını Allah’tan alarak yaptığı fiilin kurgusunu programını Allah’tan alarak tatbikatını kendi yaptı, işte bu ameli sâlihtir. Sâlih fiil yâni sâlih amel anlaşılıyor mu? “Ma’nâsı Allah’tan, tatbiki kuldan.” Cenâb-ı Allah buyurdu ona ey kulum şöyle şöyle şöyle yukarıdaki bahsettiği âyetler ile seni techiz etti. Sana bu mânâları yükledim hepsini. Sen bunları zuhura çıkarırsan yâni tatbikatını yaparsan işte memnuniyetinin çok üstünde sana mükâfatlar vereceğim. Bundan büyük lutuf mu olur?


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)