İçeriğe atla
Alak 4Cüz 30 · Sayfa 597

Alak Sûresi 4. Âyet

العلق

Sohbete sor

Elleżî ‘alleme bil-kalem(i)

(4-5) O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.

Namaz Sûreleri (Cilt 1)

Terzibaba - Necdet Ardıç

اَلَّذٖى عَلَّمَ بِالْقَلَمِ
~ ~ ~

(96/4) - Ellezî alleme bilkalem.
(96/4) - Kalem ile öğreten de.

~~96.4~
-------------------

İşte o Rab öyle bir Rab’tır ki. Alleme neyle, bil kalem. Kalem ile talim etti. Yâni yazıyı öğretti. Ve yazılar sayfaya döküldükten sonra da orada kalıcı oldu. Hani derler ya hatırda kalmaz satırda kalır. Cenâb-ı Hakk o kadar şeyleri

tavsiye ettiği halde Habîbine bunları öğretemezmiydi? Öğretmemiş miydi yahut. Genel insânlara bak. Ellezî alleme bil kalem. Kendisinin işte bu kaleme kağıda ihtiyacı yoktu. Zâten daha sonra gelen âyetlerde Ey Habîbim sen Kûr’ân-ı Azimüşşan'ı Cebrâil Aleyhisselâm okuduğunda, o da arkasından hemen unutmasın diye tekrar ediyordu acele ederek unutmasın diye, sen acele etme biz onu senin gönlüne indirdik korkma unutmazsın diyordu.

Onun gönlüne inmiş olan, Kûr’ân-ı Kerîmin tamamı, gönlüne indirilmiş olan bir muhterem varlık, zuhur mahâlli onun ayn’ına, gayn’ına, sad’ına ihtiyacı yoktur. Zâten onlarla meşgul olsa, bu oluşumları muhafaza edemez. Sebeplere bağlı olur. Hz. Rasûlullah’ta sebeplere bağlı olmaz. Onun ilmi, sebeplere bağlı olmaz. Üm olması, ilmin anası olması budur, ilmin çocuğu değildir. Şimdi bakın bizler ilmin çocuklarıyız. Neden? İlim bizim anamız onu tahsil etmeye çalışıyoruz. O bizi dünyaya getiriyor. O bize hayat veriyor, bir şeyler veriyor. Ama Hz. Rasûlullah ilmin anası, babasıdır o bu ilimleri zuhura getiriyor, gönlünden doğuyor-doğuruyor. Bu ilimler, Ondan doğuyor. Ondan doğuyor ise onun artık kitaba, kağıda kaleme sebeplere ihtiyacı yoktur.

Ümmeti ondan bunları, zâhiri kalemle, kâğıtlar, deriler, levhalar, üzerine yazmakla öğrenmekte, o ise ilâhi aklın, kendi gönül kitabına, tecelli kalemleri, ile yazdığı zât-i hakikatleri bizlere okumaktadır. Ve bu okunuş bütün mertebelerde o mertebe halkına, ebediyen okunmaya ve okutulmaya, devam edecektir.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)