İçeriğe atla

ed-Dârr

ed-Dârr (Darr) (Zarar verebilen). Üç kaynak Dârr'ı asla tek başına değil, hep karşıtı Nâfi' ile birlikte okur. Mesnevî, Dârr ile Nâfi'i mütekâbil isimler sayar; her zarar tecellîsini bir fayda tecellîsinin takip ettiğini, celâlin içinde cemâlin gizli olduğunu söyler. Füsûs, Hakk'ın bütün zıtları cem'ettiği

ed-Dârr — Zarar Veren Şeyleri Yaratan

Mânâ. ed-Dârr, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "zarar veren şeyleri yaratan" anlamına gelir. Genellikle zıddı olan ve "fayda veren" mânâsındaki "en-Nâfi'" ismiyle birlikte anılır. Bu isim, hayır gibi şerrin de, fayda gibi zararın da yegâne yaratıcısının Allah olduğunu ifade eder. Kâinattaki her olayın, imtihan, hikmet veya ceza gibi sebeplerle O'nun izni ve iradesi dâhilinde gerçekleştiğini gösterir.

Etimoloji. İsim, Arapça ض-ر-ر (d-r-r) kökünden türemiştir. Kaynaklarda bu kökün, "zarar vermek" anlamındaki darr (الضَّرّ) masdarı ile "hastalık, sıkıntı, darlık" gibi mânalara gelen durr (الضُّرّ) ismini içerdiği belirtilir. ed-Dârr, bu kökün ism-i fâil (etken ortaç) formudur ve "zarar veren" demektir. Kavram, "fayda" anlamındaki nef' ve "fayda veren" anlamındaki en-Nâfi' ile karşıt bir anlam ilişkisine sahiptir.

Kur'an-ı Kerîm'de ed-Dârr. ed-Dârr ismi, Kur'an-ı Kerîm'de bu şekliyle (ism-i fâil olarak) doğrudan Allah'a nispet edilmemiştir. Ancak "zarar" (darr ve durr) kavramı pek çok âyette Allah'ın iradesine bağlanır. Kaynak metne göre, darr (zarar) ve nef' (fayda) kavramları yedi âyette fiil sigasıyla, bir âyette de (Fetih 48/11) irade sıfatı yoluyla Allah'a izafe edilmiştir. Bu âyetler, insana dokunan bir zararı ancak Allah'ın giderebileceğini veya O'nun dilemesi dışında kimsenin kimseye zarar ya da fayda veremeyeceğini vurgulayarak tevhid ilkesini pekiştirir.

Anlamca ilişkili isimler. ed-Dârr isminin anlam çerçevesi, en belirgin olarak zıt anlamlısı (mukabili) olan en-Nâfi' (Fayda Veren) ile birlikte anlaşıldığında ortaya çıkar. Kaynaklarda bu iki isim sıklıkla bir arada zikredilir. Bu durum, kâinattaki fayda ve zarar, hayır ve şer gibi zıtlıkların ve dengenin yaratıcısının tek bir ilah olduğunu, her ikisinin de O'nun iradesiyle tecelli ettiğini gösterir.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. ed-Dârr isminin esmâ-i hüsnâ arasında sayılması, hayır ve şer her ne varsa hepsinin yaratıcısının Allah olduğu yönündeki Ehl-i sünnet akîdesinin temelini oluşturur. Nitekim bu isim, Tirmizî ve İbn Mâce tarafından rivayet edilen 99 isim listesinde en-Nâfi' ile birlikte yer alır. Bu ismi idrak eden bir mümin, başına gelen musibet ve sıkıntıların ardında ilahî bir hikmet arar. Karşılaştığı zorlukların, günahlarına kefaret veya manevî derecesini yükselten bir imtihan olabileceğini düşünür. Bu inanç, kişiyi isyandan korur, sabır ve tevekküle yöneltir. Her türlü zararın nihai kaynağının ve onu giderecek olanın yalnızca Allah olduğunu bilmek, kula fânilere değil, sadece Allah'a sığınma ve O'na dua etme bilinci kazandırır.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Dâr" maddesi

Bilgiler

tr
Zarar verebilen
esma
true
arabic
domain
tasavvuf
esmaNo
91
Bilgi Haritasinda Gor