Hz. Yahyâ (a.s.)
Hz. Yahyâ (a.s.), tasavvuf yolunda saflığın, teslimiyetin ve celâl tecellisinin müstesna bir örneğidir. Babası Hz. Zekeriyyâ (a.s.)'nın duasıyla dünyaya gelen bu mübarek peygamber, İbn Arabî'nin Füsûsu'l-Hikem adlı eserinde Hikmet-i Celâliyye ile anılır. Terzibaba geleneğinde ise Hz. Yahyâ (a.s.), zikir ve tevhid hakikatlerinin canlı bir timsali olarak, sâlike nefs terbiyesinde rehberlik eden mübarek bir şahsiyettir. Kendisiyle ilgili derinlikli anlatımlar, kütüphanemizdeki eserlerde önemli bir yer tutar.
Kur'ân-ı Kerîm'deki Yeri
Hz. Yahyâ (a.s.)'nın ismi Kur'ân-ı Kerîm'de özellikle Meryem Sûresi ve Enbiyâ Sûresi'nde geçer. Meryem Sûresi'nde, babası Zekeriyyâ (a.s.)'nın yaşlılığına ve eşinin kısırlığına rağmen, Cenâb-ı Hakk'ın duasına icabetle Yahyâ'yı bahşetmesi anlatılır. Bu durum, Hakk'ın kudretinin ve vaadinin mutlak tecellisidir. Enbiyâ Sûresi'nde ise Zekeriyyâ (a.s.)'nın duasının kabulü ve kendisine Yahyâ'nın bağışlanması şu âyetle ifade edilir:
“Festecebnâ lehu vevehebnâ lehu yahyâ veaslahnâ lehu zevceh(u) innehum kânû yusâri’ûne fî-lhayrâti veyed’ûnenâ ragaben verahebâ(en) vekânû lenâ hâşi’în(e)” (Enbiyâ, 21/90) Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya’yı bağışladık. Eşini de (doğuma elverişli hale getirip) ıslah ettik. Şüphesiz onlar hayırlarda yarışan, bize hem ümitle hem korkuyla yalvaran, bize karşı derin bir saygı duyan kimselerdi.
Bu âyetler, Hz. Yahyâ'nın doğumunun bir mucize olduğunu ve ailesinin takva sahibi, hayırda yarışan kimseler olduğunu gösterir. Tasavvufî iç okumada, Hz. Yahyâ'nın zuhuru, Hakk'a olan mutlak tevekkülün ve teslimiyetin neticesi olarak kabul edilir.
Füsûsu'l-Hikem'deki Fassı ve Hikmeti
Muhyiddin İbnü'l-Arabî, Füsûsu'l-Hikem adlı eserinde Hz. Yahyâ (a.s.)'ya "Kelime-i Yahyâviyye'de Mündemiç Olan Hikmet-i Celâliyye" fassını tahsis etmiştir. Bu fass, Hakk'ın celâl sıfatlarının ve esmâsının tecellisini, Hz. Yahyâ'nın şahsiyetinde ve hayatında nasıl zuhur ettiğini açıklar. Hikmet-i Celâliyye, Hakk'ın azamet, kudret, kahır ve ihtişam gibi sıfatlarının idrakiyle ilgilidir. İbn Arabî, bu hikmetin Hz. Yahyâ'ya tahsis edilmesinin sebeplerini, Hakk'ın kahra mahsus sıfat-ı ilâhiyyesi ve esmâ-i rabbâniyyesinin onda tecelli etmesiyle ilişkilendirir. Bu durum, Hz. Yahyâ'nın nefsini arındırma, dünyevî bağlardan kopma ve Hakk'a mutlak teslimiyet hâlinde yaşama biçimiyle de örtüşür.
Terzibaba Geleneğinde Hz. Yahyâ (a.s.)
Terzibaba geleneğinde Hz. Yahyâ (a.s.), zikrin ve tevhidin hakikatini temsil eden, saflığı ve şehâdetiyle öne çıkan bir peygamberdir. Onun hayatı, sâlik için Hakk'a ulaşma yolunda bir rehber niteliğindedir. Terzibaba'nın anlatımlarında, Hz. Yahyâ'nın ismi, zikirle ve Hakk'ın diriltici kelâmıyla özdeşleşir.
Terzibaba, Hz. Zekeriyyâ (a.s.)'nın zikrinin "Yahya" ismiyle nasıl "hayy" (diri) olduğunu şöyle açıklar:
Zekeriyyâ'nın zikri “Yahya” ismiyle hayy olur. Zikr-i Hakk'ı, oğlunun zikri ü (TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye — Terzibaba - Necdet Ardıç)
Bu ifade, Hz. Yahyâ'nın sadece fiziksel bir doğum olmadığını, aynı zamanda Hakk'ın zikrinin ve kelâmının Zekeriyyâ (a.s.)'nın ruhunda yeniden dirilişini simgelediğini gösterir. Bu, tasavvufî mânâda, mürşidin himmetiyle müridin kalbinde Hakk isminin tecellî etmesi gibidir.
Hz. Yahyâ'ya çocukken hikmet verilmesi ve bu hikmetin "esmâ tenzîhi" olması, Terzibaba'nın öğretisinde önemli bir yer tutar:
(Ve ona daha çocuk iken hikmet verdik.) Hükmüyle “Yahyâ” hakikatinin nelere sâhip olduğunu bildirmektedir. Burada ki, kitaptan murad, “Tevrât-ı Şerîf” tir. Hikmetten murat ise, “esmâ tenzîhi” dir. Bilindiği gibi “zuhuru Yahya” katledilmiştir. (Tesbih ve Zikir — Terzibaba - Necdet Ardıç)
Burada "esmâ tenzîhi" kavramı, Hakk'ın isim ve sıfatlarını, mahlukatın sınırlılıklarından ve beşerî tasavvurlardan arındırarak idrak etme anlamına gelir. Hz. Yahyâ'nın şehid edilmesi, onun bu tenzihî ve celâlî hikmeti tam mânâsıyla yaşadığının, dünyevî bağlardan ve nefsanî arzulardan tamamen sıyrıldığının bir göstergesidir. Onun zuhurunun katledilmesi, Hakk yolunda nefsin ölümü ve mutlak fenâ makamına ulaşmanın bir remzi olarak da okunabilir.
Terzibaba, Fenâfillah makamını açıklarken Hz. Yahyâ'nın doğumunu ve Hz. İsâ (a.s.) ile olan ilişkisini de ele alır:
Fenâfillah’a yönelmiş olan kişi Yahyâ’nın doğumu sırasında konuşamıyor. Fenâfillah’ın gerçek zuhuru Îsâ (a.s.)’da ise “konuşmayacağım” yâni “fenâfillah mertebesinden size haber vermeyeceğim” ifâdesi olmaktadır çünkü bu haberi Îsâ (Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah — Terzibaba - Necdet Ardıç)
Bu pasaj, Fenâfillah makamının dil ile ifade edilemezliğini ve bu makamın Hz. Yahyâ'nın doğumundaki sessizlikle, Hz. İsâ'nın ise "konuşmayacağım" ifadesiyle remzedildiğini gösterir. Hz. Yahyâ, bu bağlamda, Hakk'ın celâlî tecellilerine teslimiyetin, dünyevî seslerden arınmış bir iç sükûnetin ve mutlak bir arınmanın simgesidir.
Terzibaba geleneğinde, Uşşâkî silsilesinde yer alan Şeyh Seyyid Celaleddîn Yahyâ eş-Şirvânî gibi zatların anılması da, Yahyâ isminin taşıdığı tasavvufî derinliğin ve velâyet yolundaki öneminin bir göstergesidir.
Kavramlar Ağında Hz. Yahyâ (a.s.)
- Altı Peygamber: Hz. Yahyâ (a.s.), Terzibaba'nın "Altı Peygamber" serisinde yer alan mübarek şahsiyetlerden biridir. Bu seride her peygamber, sâlikin seyr-i sülûkundaki belirli bir makamı veya hakikati temsil eder. Hz. Yahyâ, özellikle arınma, teslimiyet ve celâl tecellisi ile ilişkilendirilir.
- Zikir: Hz. Yahyâ'nın ismi, babası Zekeriyyâ (a.s.)'nın zikrinin "hayy" olmasıyla doğrudan ilişkilidir. Zikir, Terzibaba öğretisinde Hakk'ı anmak, O'nunla sürekli irtibat halinde olmak ve kalbi tasfiye etmek demektir. Hz. Yahyâ, zikrin diriltici gücünün ve kalpte Hakk isminin tecellîsinin bir remzidir.
- Hikmet: İbn Arabî'nin ona tahsis ettiği "Hikmet-i Celâliyye" ve Terzibaba'nın "esmâ tenzîhi" olarak açıkladığı hikmet, Hz. Yahyâ'nın ilm-i bâtın ve irfan yolundaki derinliğini gösterir. Hikmet, Hakk'ın eşyadaki sırlarını idrak etmek, her şeyin ardındaki hakikati kavramaktır.
Kütüphanedeki Kaynaklar
Hz. Yahyâ (a.s.) ile ilgili kütüphanemizde birçok değerli eser bulunmaktadır. Bu eserler, onun hayatını, öğretisini ve tasavvufî mânâdaki yerini farklı veçheleriyle ele alır:
- TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye — Terzibaba - Necdet Ardıç: Hz. Yahyâ'nın isminin Zekeriyyâ (a.s.)'nın zikriyle nasıl canlandığını ve celâl hikmetini derinlemesine işler.
- Meryem Sûresi — Terzibaba - Necdet Ardıç: Hz. Yahyâ'nın doğum mucizesini ve Meryem Sûresi'ndeki âyetlerin tasavvufî yorumlarını sunar.
- Kelime-i Yahyâviyye — Muhyiddin İbnü'l-Arabi: İbn Arabî'nin Hz. Yahyâ'ya tahsis ettiği "Hikmet-i Celâliyye" fassını ve bu hikmetin mânâlarını açıklar.
- Tesbih ve Zikir — Terzibaba - Necdet Ardıç: Hz. Yahyâ'ya verilen hikmetin "esmâ tenzîhi" olması bağlamında zikir ve arınma kavramlarına değinir.
- Altı Peygamber - Hz.İsa (a.s) Ruhullah — Terzibaba - Necdet Ardıç: Hz. Yahyâ'nın Fenâfillah mertebesiyle olan ilişkisini ve Hz. İsâ (a.s.) ile olan bağlantısını anlatır.
- Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) — Terzibaba - Necdet Ardıç: Hz. Yahyâ ile ilgili rivayetlere ve Miraç gecesindeki konumuna atıfta bulunur.
Değerlendirme
Hz. Yahyâ (a.s.), Terzibaba öğretisinde Hakk'ın celâlî tecellilerinin, mutlak teslimiyetin ve nefsanî arzulardan arınmış saf bir varoluşun sembolüdür. Onun şehâdeti, Hakk yolunda verilebilecek en yüce fedakârlığın ve dünya bağlarından tamamen kopuşun bir nişanesidir. Sâlik için Hz. Yahyâ, zikrin diriltici gücünü idrak etme, esmâ tenzîhini yaşama ve Fenâfillah mertebesine giden yolda azimle yürüme konusunda ilham veren bir örnektir. Onun hayatı, her an Hakk'ın murakabesinde olma ve O'nun celâline tam bir edeple boyun eğme dersini fısıldar.