Kerbelâ
Kerbelâ (Kerbela) — kerb (gam) + belâ. Hz. Hüseyin'in Yezid karşısındaki şehâdeti (Aşûre/Muharrem); tasavvufta hem âlem-i kesâfet hem nefisteki rûh-Hüseyin/nefs-Yezid savaşı. Mevlânâ: dışarıda matem yerine kendi gafletine ağla; şehâdet zillet değil lütuftur.
Tanım
Kerbelâ, Bağdat'ın yaklaşık 100 km güneybatısında, bugün Irak sınırları içinde yer alan bir şehirdir. İslâm tarihinde adı, Hz. Peygamber'in torunu Hz. Hüseyin'in 10 Muharrem 61 (10 Ekim 680) günü, yanındaki yetmiş kadar yakını ve yâriyle birlikte Emevî ordusu karşısında şehid edilmesiyle anılır. Yer adının kökeni kesin olmamakla birlikte, Akkadça "sivri külâh" anlamındaki karballatu'ya, "Bâbil çevresi" demek olan Küver Bâbil'e ya da "ayakların yumuşak zemine batması" mânâsındaki kerbele'ye bağlanır (TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kerbelâ", c. 25, 2022, s. 271-275). Tasavvuf dilinde ise isim çoğu zaman kerb (gam) ile belâ (imtihan) kelimelerinin birleşimi, yani "gam ve belâ yeri" olarak okunur.
Bu yönüyle Kerbelâ, tasavvuf nazarında yalnız bir tarih bilgisi değil; hakkın bâtıl karşısındaki duruşunun ve her insanın gönlünde süren rûh ile nefs çekişmesinin de adıdır.
Üç Yüzü
Terzibaba geleneği Kerbelâ'yı üç düzlemde okur. Tarihte, Hz. Hüseyin'in "Bugün şecâat vakti değil, ferâgat vakti" nidâsıyla kılıcını bırakıp hakka teslim oluşudur. Âlemde, insanın gâfilce daldığı dünyâ meydanıdır; Mevlânâ "körcesine Kerbelâ'ya gitme" derken bu yoğunluk âlemini kasteder. Nefiste ise zulmeden, "ben" diyen nefs-i Yezid ile hakka tâbi rûh-ı Hüseynî arasındaki günlük savaştır. Bu yüzden asıl Aşûre, dışarıda matem tutmak değil, insanın kendi gafletine ağlayıp içindeki Yezid'e boyun eğmemesidir.
Şehâdet Bir Lütuftur
"Allah onları niçin korumadı?" sorusu yanlıştır. Reşahât, Nisâ sûresinin 69. âyetindeki dört mertebeyi (nebî, sıddîk, şehîd, sâlih) hatırlatır: Ehl-i Beyt'te bunların üçü zaten asâleten mevcuttu; eksik kalan tek mertebe şehâdet idi. Onların şehâdeti bir zillet değil, bu eksik mertebenin o pâk ailede kemâle ermesidir. Üstelik şehîd aynı zamanda şâhid demektir — nefsiyle savaşıp kendi hakikatini müşâhede eden de, kan dökmeden, Hüseynî bir şehâdete erer.
Kerbelâ'nın Mesnevî ile Füsûs çizgisindeki ve Terzibaba külliyatındaki ayrıntılı işlenişi için aşağıdaki makaleyi okuyabilirsiniz.
Tarihî çerçeve kaynağı: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kerbelâ" maddesi (Mustafa Öz – Rıza Kurtuluş – Mustafa İsmet Uzun), c. 25, 2022, s. 271-275. Tasavvufî yorum, Mesnevî-i Şerîf Şerhi, Reşahât ve Terzibaba külliyatından derlenmiştir.
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Ahmet Avni Konuk
18x“Ya'ni, Muharrem ayının onuncu gününe musâdif olan güne "aşûre günü" derler; ve o günde ma'lûm olan aşûre taâmını pişirip halka dağıtırlar ve sevabını Kerbela'da Yezîd'in askeri ellerinde şehîd olan İmâm Hüseyin efendimizin rûh-ı şerîfine ve sâir şühedâ-yı kirâmın ervâhına hediye ederler; ve bir taraftan da o hânedân-ı kirâmın mâtemini mukîm tutarlar; ve bu esnâda Antakya Kapısı'nda erkek ve kadın birçok halk...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11

Ahmed Avni Konuk
12x“Yani "Kazâ dili o meleklere dedi ki: "Sakın cüretkârane bir şekilde belâ sahrâsı olan yoğunluk âlemine ve kanlar dökülen Kerbelâ meydanına benzeyen insanlık sahnesine gitmeyin." "Belâ sahrâsı" ve "Kerbelâ"dan murâd, âlem-i kesâfet olan dünyâ ve beşeriyyet âlemidir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Terzibaba - Necdet Ardıç
8x“1400 sene evvelki hayatı devam ettirip gidiyoruz, bizim kafamız hep orada Kerbela, Hüseyin, Kerbela Hasan, Kerbela Hüseyin, Muaviye Kerbela, bunlar tarihi hadiselerdir. Bırakın bunları bir tarafa araştırın islamiyeti içerisinde daha neler var, ortaya çıkmamış ne özellikler var, sonsuz bilgiler vardır Kur’an-ı Kerim içerisinde. Muaviye Şam’a Hz Ömer tarafından vali olarak gönderildi, orada kendisine küçük bir koruma...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 15

Terzibaba - Necdet Ardıç
8x“Yani yapılan bu işler o kadar yersiz işer ki hem ilmi hem dünyevi manada bizleri hep geriye bırakıyor, islamiyetin geriye kalması bu sebeptendir. 1400 sene evvelki hayatı devam ettirip gidiyoruz, bizim kafamız hep orada Kerbela, Hüseyin, Kerbela Hasan, Kerbela Hüseyin, Muaviye Kerbela, bunlar tarihi hadiselerdir. Bırakın bunları bir tarafa araştırın islamiyeti içerisinde daha neler var, ortaya çıkmamış ne özellikler...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 1 (2000)

Ahmet Avni Konuk
8x“Eğer şerefli beyte özel olarak bir anlam verilirse: "Ey Kerbelâ'nın şehitleri, sıçrayınız ve diriliniz!" demek olur; ve eğer "Kerbelâ", "kerb" (gam, keder) ile "lâ" (yokluk) kelimelerinden oluşmuş ve izafet terkibi (tamlaması) kabul edilirse ("kerb-i lâ"), "(lâ) kerbinin ölmüşleri" demek olur ve "kerb", gam ve keder ve şiddet ve "lâ", yokluk anlamı- “Kerbelâ”, ma'lum olduğu üzere İmâm-ı Hüseyin efendimizin ve...”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Çok terlemiştim, üstümdekileri çıkardım sadece gömlek kaldı. Daha sonra Hz. Hüseyin gelip selâm verdi; “aleyküm selâm ya şehidler sultanı, şehid-i kerbelâ, seyyidlerin efendisi,” dedim; tekbirlere devam, o da selâm verip ayrıldı. Arkasından Hz. Hasan selâm verdi; onun da selâmını, “aleyküm selâm ya Şerifler sultanı” diye aldım.”
Terzi Baba (Cilt 1)

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Boşta kalınca bu sefer Hz Hüseyine mektup, mektup yazıyorlar ve çok yakın bir arkadaşını gönderiyor tahkikat için o arkadaşı oraya gelir gelmez hemen onu şehit ediyorlar hem davet ediyorlar yüzlerce küfeden mektup ile gel sen bizim başımızda ol diye neticede bundan haberi olmayan yani şehit edilmesinden haberi olmayan Hz Hüseyin Efendimiz de 70 kadar aile fertleri ile yola çıkıyor Kerbela denen yere geldiği zaman...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 6 (2001)

Ahmed Avni Konuk
4x“Tâ ki Mansûr gibi ip oyunculuğu edeyim!" "Dâr" kelimesi ev anlamına geldiği gibi "darağacı" anlamına da gelir. Bu ikinci anlama göre, ikinci mısradaki Mansûr karinesiyle (ipucuyla) "sanat-ı ibham" (kapalı anlatım sanatı) vardır. Yani: "Ey mescit ve ey seçkin ev, uyanık ol, beni kendi hâlime bırak, sende yatayım, tâ ki Mansûr gibi canbazlık edeyim!”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6

Nusret Tura
4x“Muhammedin kızı ve Alinin zevcesi onu elbette o mertebeye vâsıl eylemiştir. Kerbelâda Muaviye lâininin oğlu Yezid mel'unu ehl-i-beyti katliâm ettirdiği sırada Abdullah bin Kelebi'nin oğlu Vehib düşmanları ile mücadeleden sonra valdesine: - Anne benden razı oldun mu?”
Aşk ve Muhabbet Yolu

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Allahın Arslanı oldu, Sevenleri çok çok boldu, Düşmanlara korku saldı, Merdi meydan Hz. Alim var benim. Bir vekil olur her devirde, Yüzünü ona çevirde, Yaptığın kalsın elinde, Mü'minlere rahmed Gavsım var benim. Hazreti Rasulden başlar, Kaabı kavseyn olan kaşlar, Hep kemale ermiş yaşlar, Dervişlere rahmed ecdadım var benim.”
Tüm Şiirlerim

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Bir evvelki kasete bir kısmını belirtmeye çalıştık, şimdi devamını yine almaya çalışalım kaydetmeye çalışalım inşallah. Böylece Kerbelâ’da Hz. Hüseyin efendimiz şehit ediliyor, ama ondan daha evvel Hz. Rasûlüllah (s.a.v) efendimiz de zehirlenerek şehit ediliyor. Şimdi şöyle bir soru akla geliyor, tabi Cenâb-ı Hakk Hz.”
Sohbet Arası Sohbetler CD 12 (2002-2003)

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Boşta kalınca bu sefer Hz Hüseyine mektup, mektup yazıyorlar ve çok yakın bir arkadaşını gönderiyor tahkikat için o arkadaşı oraya gelir gelmez hemen onu şehit ediyorlar hem davet ediyorlar yüzlerce küfeden mektup ile gel sen bizim başımızda ol diye neticede bundan haberi olmayan yani şehit edilmesinden haberi olmayan Hz Hüseyin Efendimiz de 70 kadar aile fertleri ile yola çıkıyor Kerbela denen yere geldiği zaman...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 5 (2001)

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Boşta kalınca bu sefer Hz Hüseyine mektup, mektup yazıyorlar ve çok yakın bir arkadaşını gönderiyor tahkikat için o arkadaşı oraya gelir gelmez hemen onu şehit ediyorlar hem davet ediyorlar yüzlerce küfeden mektup ile gel sen bizim başımızda ol diye neticede bundan haberi olmayan yani şehit edilmesinden haberi olmayan Hz Hüseyin Efendimiz de 70 kadar aile fertleri ile yola çıkıyor Kerbela denen yere geldiği zaman...”
Sohbet Arası Sohbetler CD 7 (2001)

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Ancak bu fiilleri meydana getirenlere çok fazla küfür hükmüyle bakmak, küfürlerine kâil olmak ve onları büyük bir şekilde suçlamak pek doğru değildir. Sadece geçmişte olan bir hâdise olarak hatırlanır. Rûhlarına ihlâs, fatihâ okunur, böylece tarihte kalmış olan bir mesele güncelleştirilmez. Kendi aklında, düşüncesinde o günlerde yaşayan kimse, hâlâ daha 1400 sene gerilerde yaşamaktadır.”
Reşahât — Aynü'l-Hayât

Ahmet Avni Konuk
2x“Sıddîk-ı A'zam ile İmâm-ı Ali (k.v.) asla canlarını ve nefislerini hesaba katmadılar; ve Bedir ashabının ve Uhud ashabının ve Kerbelâ ovası şehitlerinin halleri ortadadır. Sen ise, ey şerefli ve aziz olan Hz. Cibrîl! Resûl-i Ekrem'in arkadaşlık talebi üzerine yanmaktan korkup o arkadaşlığı terk ettin.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8

Ahmet Avni Konuk
2x“Ancak ilahi kaza (Allah'ın küllî hükmü), bu cüretkâr arzularına karşı onları uyardı. Beşeriyet âleminin, yani dünyanın, "belâ sahrâsı" ve "Kerbelâ" gibi tehlikelerle dolu, görünmeyen tuzaklarla çevrili bir yer olduğunu bildirdi. Bu durum, şehvet sarhoşluğuyla karşı dağdaki dişiyi görüp aradaki uçurumu fark etmeyerek atlayan ve tuzağa düşen dağ keçisi örneğiyle pekiştirildi.”
Mesnevî'den Hikâyeler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Çok terlemiştim, üstümdekileri çıkardım sadece gömlek kaldı. Daha sonra Hz. Hüseyin gelip selâm verdi; “aleyküm selâm ya şehidler sultanı, şehid-i kerbelâ, seyyidlerin efendisi,” dedim; tekbirlere devam, o da selâm verip ayrıldı. Arkasından Hz. Hasan selâm verdi; onun da selâmını, “aleyküm selâm ya Şerifler sultanı” diye aldım.”
Ramazan ve Oruç

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hazret-i Hüseyin Kerbela da şehit edilmeden önce babası Hazret-i Ali’nin öğrettiği 700 çeşit kılıç oyunu biliyordu. 1 hafta 10 gün yanına yanaşamadılar. Şehit olacağı gün bu gün şecaat (yiğitlik) günü değil, şehitlik günüdür diye kendisine hitab edildi. Aksi takdirde kendisini bu yolla öldürmeleri mümkün değildi.”
Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir

Nusret Tura
“Akan kanlarla yüzünü yıkar gibi yaparak gûya abdest aldı, maksadı kerbela şehitlerine benzemekti. Çünkü ismi, Hüseyin Mansur’du, âşkın iki rekat namazı vardı. Onun abdesti kan ile alınırdı. Mansur’un yere akan kanı ile (Enel Hak) yazıldığı rivayet edilir.”
Hikâyeler, Vecizeler, Atalar Sözü

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Nitekim şeref-vârid olan hadîs-i kudsî ile sabit oldu ki, Hak abdin lisânı ve sem'i ve basarıdır. Şimdi şehadet, şehit müşahede hali gelmişken içimizde bir yara olan Kerbela vakıası hakkında biraz konuşalım, gerçi işimiz siyaset değil ama şehadet müşahede hali geldiği için böyle bir açıklayalım yeri gelmişken.”
TB. Kelime-i Îseviyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...n sonra O’nu şehit edebilmişlerdir. Yoksa onları şehit etmek mümkün müdür. Hz Ali Efendimiz nasıl şehit oluyor, İbn-i Mülcem ismindeki kişi daha şehadetinden on sene evvel bunlar arkadaşları, dostları, “Ya ibn-i Mülcem benim ölümüm senin elinden olacak” diyor.”
İzmir İrfan Sohbetleri CD 2 (2000)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“” diyor, “getir” diyor, Kerbela toprağından bir avuç toprak alıp Efendimize getiriyor ki “Hüseyin bu toprakta şehit olacak” diye, o zaman gözünden bir iki damla yaş geliyor. Diyemez mi idi “Ya Cebrail sen bu işe mani ol”, tamam bittiydi o iş zaten.”
Sohbet Arası Sohbetler CD 21

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“O zaman bir avuç toprak getireyim diyor, peki getir diyor, Kerbela çölünden bir avuç toprak getiriyor, Efendimizin gözleri yaşarıyor. Diyemez miydi “ya rabbi bunların neticesini böyle yapma” diye, alemlerin sultanı bütün alem O’nun hatırı için halk edildi ama demiyor, bizim insanlarımız kardeşlerimiz vay Hüseyin, vay Hüseyin, Hüseyin öldürüldü, Hüseyin şehit edildi, sanki Allah koruyamamış da Peygamberimiz de...”
TB. Kelime-i Yahyâviyye & Zekeriyyâiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Peki oranın toprağından sana biraz toprak getireyim mi” diyor, “getir” diyor ve Kerbela toprağından bir avuç toprak alıp Efendimize götürüyor ki Hüseyin bu toprakta şehit olacak diye o zaman gözünden bir iki damla yaş geliyor. Diyemez miydi ya Cebrail sen buna mani ol tamam o zaman o iş bitmişti.”
Sohbet Arası Sohbetler CD 8 (2002)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hz Ali efendimiz onu öldürmekten aciz miydi, İbn-i Mülcem’i öldüremez miydi, yahut öldürtemez miydi, ama bunlar takdir-i İlahiyeyi kabul etmiş tabii hareketleri kabul etmiş, seyrine bırakmış Allah’ın muradına bırakmışlar işlerini, yani allah’a teslim olmuşlar, İbrahim (as) a “eslim” “Ya İbrahim teslim ol” İbrahim (as) da “eslemtü lirabbil alemiyn” Ben alemlerin rabbine teslim oldum, dedi. O teslimiyet içerisinde bu...”
İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Çok terlemiştim, üstümdekileri çıkardım sadece gömlek kaldı. Daha sonra Hz. Hüseyin gelip selâm verdi; “aleyküm selâm ya şehidler sultanı, şehid-i kerbelâ, seyyidlerin efendisi,” dedim; tekbirlere devam, o da selâm verip ayrıldı. Arkasından Hz. Hasan selâm verdi; onun da selâmını, “aleyküm selâm ya Şerifler sultanı” diye aldım.”
Rüyâ ve Mânâ Âlemi — Terzi Baba'ya Dair Zuhûrât (3)