İçeriğe atla

Sahv

Manevi ayıklık. Sekirden sonra normal bilince dönme hali.

Tanım

Sahv, manevî sekr (sarhoşluk) halinden sonra sâlikin kendine gelmesi, aklının ve şer'î ölçülerinin işlemeye başlaması; fakat bu kez Hakk'ın nûruyla donanmış bir ayıklık halidir. Cüneydî ekolün esas makamıdır.

Sekr ile İlişkisi

Sûfîler sahvi sekrden daha kâmil sayar — çünkü kâmil veli, ilâhî tecellîleri taşıyabilen, sarhoş olmayan kişidir. Cüneyd-i Bağdâdî'nin meşhur sözü: "Nihâyet, bidâyete dönüştür" — yani yolculuğun sonu, başlangıçtaki şer'î ölçüye dönmektir, ama artık hakîkati tadarak.

Mertebeleri

  1. Sahv-ı tabîî — Sıradan uyanıklık hali.
  2. Sahv-ı ba'de's-sekr — Sekrden sonra gelen ilâhî ayıklık.
  3. Sahv-ı cem' — Cem ve fark'ı birleştiren, hem Hakk'ı müşâhede eden hem halka hizmet eden kemâl hali (sahvü'l-cem').

Tasavvuf Gelenegi

Kuşeyrî Risâle'de sahvi kâmil velînin alâmeti sayar: "Sekr ehli sâkîden kadehi aldı; sahv ehli sâkîyi gördü." Yani sekr ehli tecellîye mağlup, sahv ehli tecellîye hâkimdir. Bu yüzden irşâd ve şeriatın korunması sahv ehline verilmiştir.

Kur'an Referansı

  • Necm 53:17 — "Göz (şaşıp) kaymadı ve haddi aşmadı" — sahvü'n-nübüvvenin en yüksek tasviri; Hz. Peygamber mi'râcta en yüksek tecellîde bile sahvini kaybetmemiştir.

İlgili Kavramlar

Kaynaklar

  • Kuşeyrî, er-Risâle
  • Hucvîrî, Keşfü'l-mahcûb

Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2

Ahmed Avni Konuk

28x

Ya'nî "O âlem-i gaybdan bu âlem-i şehadete ayıklık az sızar; tâ ki dünyânın ma'mûriyyetine sebeb olan hırs ve hased gibi sıfât-ı nefsâniyye büsbütün kalkmasın. Eğer çok sızarsa, her ferdin artık dünyâ umûruna alâkaları kal-maz ve nizâm-ı âlem bozulur.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10

Ahmet Avni Konuk

26x

Pîr: “Âşık bütün yıl sarhoş ve rüsvây olsun! Dîvâne ve şûrîde ve şeydâ olsun! Ayıklık sebebiyle her şeyin gamını yeriz. Vaktâki sarhoş oluruz, her ne olursa olsun! deriz.” 3456. Herîse gibi olmuştur. Orada fark yoktur.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6

Ahmed Avni Konuk

5x

Gıdâ-yı bâtınîye âit olan ma'nâ budur: "Ben dün gece "Kābe Kavseyn" meyhanesinde bir şey yeyip içtim ve mest ve müstağrak oldum. Eğer sahv içinde ola idim, bu gıdâ-yı ma'nevî hakkında senin anlayışına münasib sûrette tamâmen tafsîlât verir idim. Bu yemek cenâb-ı Pîr efendimizin nefs-i âlîlerine izâfe buyurulduğu takdirde ma'nânın böyle olması münâsib olur.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13

Ahmet Avni Konuk

4x

"Velf", "dost" demektir. "Nevha", feryâd ile ağlamak. Ya'nî, bu kahır okundan o şehzâdenin cismi ölmüş oldu; ve şâh sahv hâlinde bunu görünce, feryâd içinde o şehzâdenin hâline ağladı. Zîrâ o insân-ı kâmil hem öldürücüdür ve hem de dosttur; ve cem'iyyet-i esmâiyyeyi hâiz olduğundan ondan "Mümît" ve "Muhyî" isimlerinin birbirine zid olan hükümleri ve eserleri de zâhir olur; ve bu hükümlerin zuhûru halkın isti'dâdına...

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 13

Kelime-i Dâvûdiyye
Kelime-i Dâvûdiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi

3x

...Zîrâ onun nazarı Hakk’a idi. Ve sekr ve sahv ise kābil-i televvün olan bendegâna mahsustur. O hazrete nisbetle ne sekir ne de sahv vardır. İmdi mâdemki Hakk’a nâzır...

Kelime-i Dâvûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Vücûdiyye

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3

Ahmed Avni Konuk

3x

Binâenaleyh insân-ı kâmil vech-i bâtınîsini gösterdiği vakit, bu zerrelerin akıl ve irâdesi onda mahv oldu ve âlem ondan sarhoş ve cezbedâr oldu; ve yine sahv ve akla geldi. Bu ma'nâ Ankaravî'ye göredir. Hind şârihleri, صحو شد e, "sahv ve ayıklık gitti" ma'nâsı vermişlerdir.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4

Ahmed Avni Konuk

3x

Binâ-enaleyh, eğer mekânın lâ-mekân'a ittisâli ve yolu olaydı, ben de ehl-i sahv olan ve ayık bir halde bulunan şeyhler gibi bir tekyeye oturup, halkı irşâd ile meşgül olurdum. Fakat ne yapayım, ben mest ve müstağrakım!" Yıkılmış harâb sarhoşu polisin habse da'vet etmesi 2376. Polis gece yarısında bir yere erişti; duvar dibinde bir sarhoşu uyumuş gördü. ✨ ✨ Sade Türkçe flash 2376.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 4

Nahl Sûresi
Nahl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

2x

Sözlükte “renklenmek, boyanmak” anlamındaki telvîn ile “yerleşmek, karar kılmak, sabit olmak” anlamındaki temkîn tasavvuf literatüründe fenâ-bekā, sekr-sahv, cem‘-fark gibi karşıt terimler olarak kullanılmıştır. Telvîn ve temkin bazı eserlerde televvün - temekkün diye geçer. Serrâc’ın, “Telvîn kulun hallerinde değişiklik göstermesidir” şeklindeki tanımı ( el-Lüma‘ , s. 357) sûfîlerce kabul görmüştür. Kuşeyrî’ye göre...

Nahl Suresi

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1

Ahmed Avni Konuk

2x

Çünkü irşad (doğru yolu gösterme) ehli olan bu yüce zâtlar, Allah'ın sarhoşları olan ilâhî meczupların (Allah aşkıyla kendinden geçenlerin) dışındadır ve sahv (ayık olma) hâli içinde ve ayık olduklarından, sarhoşların halkasından dışarıdadırlar. "O'nun destânından" murâd, Hakk'ın hem kâmil ve hem de mükemmil olan zevât hakkındaki tecellîsi ve istitârıdır.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1

İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler
İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler

Terzibaba - Necdet Ardıç

2x

..., şayet Biiznillah hakikati Hakikat-i Necdettiye'nin yansıması ile genişten kuşatırsak ayıklık bulacağımızı düşündük. Ve menfi olarak beslendiğimiz kişileri terk ettik...

169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler

Nûr Sûresi
Nûr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

2x

Orada sabah akşam, yani, “fenâ fillâh” ve “bakâ billâh”ta, tesbih ederler. [46] Mesnevi-i Şerifte bu âyetin yorumunda; 2097. Ey can, bu âlemin direği gafletdir. Ayıklık bu cihân için âfetdir. Gaflet odur ki, avâkıb-ı umûru [47] düşünmek istemeyip dünyânın ma’mûriyyetine hasr-ı himmet etmek ve kişi yaşadığı kadar, nefsinin huzûzâtmdan meşrû’ ve gayr-i meşrû’ istifâdeye kanâat eylemek ve her husûsda ancak nefsini...

236 24 24 Kur Ker Yol Nûr Sûresi Murat Deruni

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Ahmed Avni Konuk

2x

" Zîrâ başkaları bu derin ma'nânın sar- hoşu olup, sûret-i beşeriyye ahkâmıyla takayyüd edemezler; ve onların sû- ret-i zâhirelerinden bu sarhoşlukları meşhûd olur ve ehl-i temkin olamazlar; ve sahv ile sekri cem' edemezler. 1389. Muhakkak böyle bir sarhoşluk içinde edebe müraat olmaz ve eğer olur- sa, acib olur.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir
Terzi, Elif, Terâzî, Teradî — İrfan Mektebi, Kırk Seyir

Terzibaba - Necdet Ardıç

Âlemi et, yağ tabakası gözü ile değil, Ak-dide ile yani Ulûhiyyet gözü- İnsân-ı Kâmil’in gözü ile görür. Bu hâlden çıkan kişinin hâline sahv derlerler… Bu da uyanıklık ve şuur halidir… Cem’den sonra ki fark hâlide diyebiliriz. Şeker konusunda şimdilik bu kadar ile iktifa edelim tekrar bu konuya dönülecektir.

179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir

TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları
TB. Süleymân-Dâvûd-Yûnus-Eyyûb Fasılları

Muhyiddin İbnü'l-Arabi

Ve uyanıklık ve yokluk hali ise renkten renge girme kabiliyeti olan bendegâna mahsustur, yani diğer insanlara mahsustur. O hazrete nisbetle ne sekir ne de sahv vardır. Yani ne sarhoşluk ne de uyanıklık vardır. İmdi mademki Hakk'a bakıyor idi, her iki halden dahi istiğfar eden idi.

189 Fusûsu’l-Hi̇kem

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8

Ahmet Avni Konuk

Kumaş örgüsünün eni boyu demek olur. Cenâb-ı Pîr efendimiz vâris-i kâmil-i Muhammedî olmakla, kendi zevk-i âlîlerine tevfikan insân-ı kâmilin ahvâl ve esrârını yukarıda bir nebze beyân buyurmuşlardır. Bu beyt-i şerîf[de], kendi zevk-i şerîflerine hitâben buyururlar ki: "Gönül der ki, sus ve mertebe-i istiğrâkdan, mertebe-i sahv ve akla gel!

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8

Kâf Sûresi
Kâf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

...ekrar dirilmeleri için) Sûr’a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür . ---------------- Yolumuza Mesnevi-i Şerif beyitleri ile devam edelim. 1773. Nefh-i sûr "Ey zerreler, topraktan baş çıkar...

254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve Mustafa Hilmi Sâfî Hz. Murat Deruni

Kamer Sûresi
Kamer Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

...i kelâmının içerisine bu basit gibi gözüken hâdiseleri yazıyor yoksa Allah kelâmı gibi çok ulvi beklentilerle okunmaya başlanan Kûr’ân-ı Kerîm’de Ad kavmi, Semud kavmi, Lût kavmi gibi sapmış kavimlerin ba...

261 54 44 Ku Ker Yol Kamer Sûresi Murat Derûni

Fâtiha Sûresi
Fâtiha Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

O tecelli hâlinde, ne ilim, ne marifet, ne şuur vardır; orası “mahv-ı mutlak” yani “mutlak yokluk” hâlidir... “sahv”e geldiğinde, artık anlayışı ve bilişi tamdır!.. Ve yukarıda zikri geçen Âyet-i kerîme’nin mânâsı, hâl içinde açığa çıkar.

35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇

Îmân ve İkân
Îmân ve İkân

Terzibaba - Necdet Ardıç

...ki,? taş ile kerpiç hepsi de zâtından . Altında yalan, gümüşte yalan, gönlümde etmişim hepsini talan. Aslına bakarsan ne falan var ne de filân. Bu sırrı anlamadınsa eğer zavallıyız biz halimizden utan. Nice...

72 Îmân VE Îkân

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11

Ahmet Avni Konuk

" dediğin şeylerin hepsini bilir bir hâle gelirsin; ve o vakit Hakk'ın hakiki varlığının mertebelerini idrak edip her bir mertebenin hakkını verirsin. Ya'ni, rûhâniyet âlemine girip Hak'ta fânî olduktan sonra, bekā-billâh mertebesine vâsıl olursan, mahvdan sahva gelip, evvelce ehl-i fenâya taklîden "Bilmem!

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11

Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)
Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)

Muhyiddin İbnü'l-Arabi

O tecelli halinde, ne ilim, ne marifet, ne şuur vardır; orası “mahv-ı mutlak” yani “mutlak yokluk” halidir... “sahv”e geldiğinde, artık anlayışı ve bilişi tamdır!.. Ve yukarıda zikri geçen ayeti kerimenin manası, hal içinde açığa çıkar.

111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”

Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)
Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)

Terzibaba - Necdet Ardıç

O tecelli halinde, ne ilim, ne marifet, ne şuur vardır; orası “mahv-ı mutlak” yani “mutlak yokluk” halidir... “sahv”e geldiğinde, artık anlayışı ve bilişi tamdır!.. Ve yukarıda zikri geçen ayeti kerimenin manası, hal içinde açığa çıkar.

Lübbül Lüb

İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)
İnsân-ı Kâmil (Cilt 2)

Abdulkerim Cili

Bu hadis-i şerifin anlatmak istediği bir mana şudur: - O makama varan kimsenin, ne kendisi kalır; ne de izi... İşbu halin adına, tasavvuf ehli zatlar: - MAHK/mahv, (1) ve SAHK/sahv, (2)… Derler… Sözü geçen harfin sayılardan her sayısı: Yüce Hakkın zatını halkından gizlediği mertebelerden bir mertebeye işaret eder…

114 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Târık Sûresi
Târık Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

O tecelli halinde, ne ilim, ne marifet, ne şuur vardır; orası “mahv-ı mutlak” yani “mutlak yokluk” halidir... “Sahv”e geldiğinde, artık anlayışı ve bilişi tamdır! Ve yukarıda zikri geçen ayeti kerimenin manası, hal içinde açığa çıkar.

Tarık Suresi

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9

Ahmet Avni Konuk

Resûl-i Ekrem hazretleri onu cezbe tarafında bırakmayıp ayıklık ve sahv tarafına da'vet buyurdu da dedi ki: "Bu akıl tarafına gel, sarhoşluk yapma, âgâh ol ve kendine gel! Zîrâ bu akıl tarafında seninle görülecek işler vardır." Hind nüshalarında birinci mısra' گفتش این سودا مكن هين باخود آ suretinde ya'ni, "Ona dedi ki: Bu sevdâyı yapma, âgâh ol, kendine gel!

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12

Ahmet Avni Konuk

" na'ra-i ilâhîsi senin hakkında da vâki' olduğu cihetle, senin rûh-ı kâ- milinin ismetine ve hıfzına sebeb oldu; bu âteş-i aşk çok kimseleri yakıp mahv etmiş ve onlar mahvdan sahv hâline gelememişlerdir. 2028. Ey Hakk'ın ve gönlün ziyası olan Hüsameddin! Ne vakit güneşi çamur ile sıvamak mümkin olur?

Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12

Bilgiler

era
klasik
arabic
الصحو
domain
tasavvuf
related_to
sekr,cem,insan-i-kamil
Bilgi Haritasinda Gor