Sırat-ı Müstakim
Sırat-ı Müstakim, insanın kendi özünden başlayıp mutlak hakikate dönen, nefsin yedi vadisinden geçerek arınmayı ve Rabb'e yaklaşmayı sağlayan dosdoğru manevi yoldur.
Aziz dostum, Hakk yolunun yolcusu... Bu yola neden girdiğini, nereye yürüdüğünü ve yolun kendisinin ne olduğunu hiç derince tefekkür ettin mi? Bizler, her gün defalarca Cenâb-ı Hakk’tan bizi “Sırat-ı Müstakim”e iletmesini niyaz ederiz. Peki, bu dua dilimizden kalbimize ne kadar iniyor? Sırat-ı Müstakim, sadece ayaklarımızla yürüdüğümüz bir yoldan ibaret değildir. O, varlığımızın tâ özünden başlayıp yine varlığın mutlak sahibine dönen, kâinatın ve insanın en büyük sırrını içinde taşıyan mânevî bir güzergâhtır. İrfan Mektebi’nde biz bu yola, bu kutlu sefere “yedi tur” deriz; nefsin yedi vadisinden geçerek, her bir durakta biraz daha arınıp biraz daha “kendine” ve Rabbine yaklaşarak tamamlanan bir seyr u sülûktur. Bu yol, dışarıda aranan bir menzil değil, insanın kendi içinde, kendi hakikatinde bulacağı dosdoğru istikamettir. Öyle bir yol ki, yolcu da, yol da, menzil de aynı hakikatin farklı tecellîleridir. Şimdi gel, bu kutlu yolun ne olduğunu, aslının nereye dayandığını bir nebze olsun anlamaya, tatmaya çalışalım.
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
22x“Nitekim Hak Teâlâ Kur'ân-ı Kerîm'de ondan naklen buyurur: مَا مِنْ دَابَّةٍ إِلَّا هُوَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا إِنَّ رَبِّي عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (Hûd, 11/56) ya'ni “Hiçbir zîhayât yoktur, illâ ki Hak onun nâsiyesini âhizdir. Benim Rabb'im muhakkak sırât-ı müstakîm üzeredir." ✨ ✨ Sade Türkçe flash Bu Hûd Kelimesi'nde "ahadiyyet hikmeti" (birliğe ait bilgelik) kökleşmiştir.”
Kelime-i Hûdiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Ehâdiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
20x“Paragraf: Şiir: Allah’a mahsûs sırât-ı müstakim vardır ki, umûmda zahirdir; hafi değildir (1). ---------------- Ya’nî Allah’a mahsus olan öyle bir sırat-ı müstakim vardır ki o umumen ayan-ı kevniyede yani bütün bu mükevvenat aleminde bu varlığın özlerinde ayanlarında ve esma-i ilahiyyede aşikardır; gizli bir şey değildir.”
185 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
9x“Aslında mü ’min kafiri, kafir de mü ‘mini eğri yolda görür. Her yürüyen Rabb ’ın doğru yolu üzeredir. Sırat-ı müstakim ise Allah’ın yoludur. Herkesin Rabb ’inin bulunduğu yoldur. Bu ayetlerdeki muhatapların, Tevrat’ın açıkça zikredilmesinden dolayı Yahudiler olduğu görülmektedir. Zira Kur’an’daki itikat, nübüvvet ve ahiretle ilgili konular orada da anlatılmış, Yahudilerin Tevrat’taki bilgiye vakıf oldukları halde...”
Hud Suresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
8x“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu dosya/kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”
180 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
7x“” SUAL: Bu zuhura gelmiş kevn aleminden her birisi kendi Rabbı hassı olan ismin kemalatı zahir olmak için bu alemde vücuda gelmiştir. İsmin sırat-ı müstakimi ne ise kendi mazharının nasiyesinden tutup çeker götürür. O tarikin müntehası o ismin kemalidir. O mazhar daima o ismin terbiyesi tahtındadır, altındadır. Onun hakikati ve ruhu odur . Böylece bir mazhar kendi Rabbı hassı ve hakikati ve ruhu olan ismin...”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
6x“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”
183 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“...âhi isimlerde âşikârdır; gizli bir şey değildir. Bilinsin ki, "sırât-ı müstakîm" birlik yoludur ve Allah Teâlâ Hazretleri bir olduğundan, bu birlik yolu, Hakk'a çıkan yolların...”
131 Kur n Ker mde yolculuk 53 Ayetleri ve Tezi Baba

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Evet bu bilgiler evvelâ emanettir, bir müddet emanet olarak verilir ancak daha sonraları kendindeki sırat-ı müstakim hallerini terk etmez de hayatını bu istikamet üzere ölünceye kadar devam ettirirse emanet bilgileri kendinin asli bilgileri haline dönüşür, bir daha bu bilgileri ondan kimse alamaz. Daha sonra kendisi de bu bilgilerini diğer kabiliyetli olan kimselere de evvelâ emaneten sonra sahiplik olarak vererek...”
170 4 Esi̇nti̇ler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
5x“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”
188 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Ancak, herkesin rabb-i hâssı farklı olduğundan, hepsinin sırât-ı müstakîmleri farklıdır. Meselâ, Hâdi ismi kullarını cemâle, Mudill ismi ise celâle doğru çeker. " Allâh'a giden yollar mahlûkatın nefesleri adedincedir " hadîsi bu gerçeği ifâde eder. Diğer iki ahdin bozulabilmesi mümkündür, çünkü bunlar hidâyet yolu üzere yapılmış ahitlerdir, Hâdi isminin zıttı olan Mudill ve benzeri isimlerin mazharı olan kimseler...”
239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Bize verilen ahaliyi tanıtıyor, faydasızımı faydalıya tebdile çalıştırıyor. Kaderim ölçüm üzre sırat-ı müstakimimde yürümemi kolaylaştırıyor. Kendi fatihamı fethimi sağlıyor. Bana, bendeki ni tanıtıyor. BANA BENDE DEMEN BEN BENDE DEĞİLEM, BİR BEN VARDIR BENDE BENDEN İÇERİ. YUNUS EMRE HAZRET-İ SÜLEYMAN vasfıyla hâli okumayı sezdiriyor, Ikra emrinin inceliklerini yolu yordamı tertipliyor evlâtları için.”
62 Bir ressam hik yesi

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“Zira müteşerri (şeriat ehli) olan kimse, ism-i Hadi’nin ve kâfir ve fâcir olan kimse dahi ism-i mudilin terbiyesi altındadır. Birinin icabatı diğerinin icabatına zıttır. Sırat-ı müstakimleri ve bu sıratların müntehaları (sonları) başka başkadır. Birinin münteha-i sıratı (neticedeki yolu) neşet-i uhreviyede cennet ve diğerininki cehennemdir yani birinin neticede olan yolu uhreviyetin doğuşunda cennet (ahiretin...”
156 24 Soh. ara.sohbetler

Abdulkerim Cili
4x“Marifetullah, Allah'ın marifetini elde etmek, hangi ayetlerle, hangi hadislerle, hangi ilimlerle Hakk'ın marifeti elde edilecekse onun talebinde bulunmak lazım. Şeriat sırat-ı müstakime götürür ama Hakk'ın yolu sıratullah yoludur. Tabi ki, sırat-ı müstakim olmadan, sıratullah olmaz ama bütün ömür talebini sadece fıkıh ilmi öğrenmekse, işte onun kuralları içerisinde yaşarız, ipekböceği gibi kendi yaptığımız kozamızın...”
167 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
4x“Binâenaleyh Belkîs, ancak akāidden Süleymân'ın yanından geçtiği şeyin yanından geçti. Nitekim biz, Rab Teâlâ'nın üzerinde bulunduğu sırât-ı müstakîm üzerindeyiz. Zîrâ bizim nâsiye-lerimiz onun yedindedir; ve bizim ondan müfârakatimiz müstahîldir. Böyle olunca o bizimle tazmîn ile ve biz O'nunla tasrîh ileyiz.”
Kelime-i Süleymâniyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rahmâniyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Ve Âdem’iyyet ile adam’iyyeti birbirinden ayırır. Adam’lığını değil Âdem’liğini geliştirmeye bakarsın. İşte sırat-ı müstakim bir anlamda da budur. Âdem yaratılmadan Muhammed Mustafa yeryüzüne gönderilmedi. Sen de çok çalış. Âdemini kemâle erdir. Ancak ona hidayet yolu açıktır.”
41 (İnci tezgâh-ı)

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“(16/9) ---------------- Eğri yoldan doğru yola dönebilmek için önce ehlini irfan ehli verip eğitimle sırat-ı müstakim ve daha sonra sıratullah tahsil edilmelidir. Hurda-i Tarik denilen bu yolun kesicileri eğri yola sevkedici, ayak kaydırıcıları çoktur. (Murat Derûni) Fatiha sûresinde doğru yol ve eğri yol bizlere bildirilmiştir.”
Nahl Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“Kendi varlığında bulunan sıfât kuvvetlerine, artık Hakk’ın sıfâtlarını nefsi emmare istikametinde kullanmayı bırakıp, hakikat ilmi olan sırat-ı müstakime uyun diyerek nefsin istikametinde kullandığı esmâları artık Hakk’ın olduğunu idrak edin diyererek uyarmaktadır. (Murat Derûni) ----------------- وَلَا يَصُدَّنَّكُمُ الشَّيْطَانُ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ {الزخرف/62} (43/62) “Velâ yesuddennekumu-şşeytân(u)...”
252 43 43 Ku Ker Yol Zuhruf Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“[21] “Fi Sebilillah” Allah yolunda, Allah yolunun içinde öncelikle iman edip daha sonra halktan hakka kendimiz tanımak için önce sırat-ı müstakim ve daha sonra sıratullah ile Et-turu seba (yedi nefis) ve beş hazret mertebelerini kendi nefsi ve vehimi varlılığı ile cihad edip hakka teslim edenlerin mertebeleri daha üstündür. İşte onlar başarıya erenlerin ta kendileridir.”
Tevbe Suresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
3x“Celâl tecellisinin hükmü Hakkın varlığının perdesini açmaktır. Yani, zata giden yol ancak Celâl hükmü ile açılır. Sırat-ı Müstakim Cemal hükmü ile meydana gelir, Sıratullah ise Celâl hükmü ile meydana gelir. Sırat-ı Müstakim ile Sıratullah arasında fark vardır.”
111 4 “özün Özü” VE “sirrin Sirri”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Mertebe-i Muhammed-î de, bu ganimetlerin faydalı ve geçerli olabilecek ve tatbik edilebilecek olanlarını kendi bünyesi içerisine alıp gerçek sahibi olan Hakikat-i Muhammediyye ye iltihak eyledi. İşte bu yüzden kendinden evvelki bütün mertebeler nesih-kaldırıldı. O günden sonra tek Sırat-ı müstakîm ve sıratullah hakikat-i Muhammed-î sistemi içerisinde olan geçerli oldu. Diğer Sırat- yollar kendi devirlerinde geçerli...”
Zekat ve İnfak

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Selam alan gönlün, selam alan sohbetinde yetişmeye gelen derviş, nefsini, imanı büyüyene kadar, asıl hüviyetine döndürülmek için, sırat-ı müstakim olan 'Hak merasına' teslim eder. İlahi sohbet olan 'otu' yer, Muhammed'i hakikatten gelen ilahi feyzi alarak 'su'yunu içer, aklı iyice olgunlaşana dek gelişir, sütüyle ve etiyle mükemmel hale erişince, nefsi kesilecek hale gelir.”
34 Bakara dosyas

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x““Yukarıda belirtilen, anlatımı da net olan zuhuratın yorumu bizce şöyledir. Gidilen yol sırat-ı müstakim’dir gidilen yolda gidenin elinde olan top atan kavunu , (15) sene sırtında ve elinde taşıdığı, o kişinin top attığı, yani iflâs etmiş olduğu görüntüsüdür. Kavun un kabuklarının sayulmuş olması kendisinin üzerinden kimliği alınmış gerçek hali ile bozuk iç halinin ortaya çıkarılmasıdır, Tadının yenmeyecek şekilde...”
105 Cemo ve Farko

Ahmet Avni Konuk
2x“] Eğer mertebe-i azhar olan hazret-i şehâdette irsâl-i rusül olunup, marzî olan sırât-ı müstakîm ile mağzûb olan sırât-ı müstakîm ta’rîf olunmamış olsa, her ayn-ı sâbitenin isti’dâd ve kābiliyyet-i zâtiyyesinden ibâret olan hüccet-i bâliğa fiilen zâhir ve şühûd ile tevessuk edememiş olurdu. Nitekim Hak Teâlâ buyurur:جِئْنَــا مِــن ْ كُل ِّ أمَّــة ٍ بِشَــهِيد ٍ وَجِئْنَــا بِــك َ عَلَــىفَكَيْــف َ إِذَ...”
Fusûsul Hikem Mukaddime

Nusret Tura
2x“İşte insanlar bir miktar nefis mücadelesi ile ve bu mücadele nisbetinde hakîkat yolunda ilerlerler ve vâsıl olabilirler. "Sırat-ı müstakim" dedikleri budur. Herkes gece yatar yatmaz, kendisini mahkeme-i kübrâ huzurunda farzederek muhasebe-i nefs dedikleri bir soruşturma ile vicdanına karşı muhakeme etmelidir. Meselâ, Rabbi ona sorar: "Ey Osman, ben sana hayat verdim, sıhhat verdim, ilim verdim, servet verdim, sen...”
163 1 Esmâ’ül Hüsnâ

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“” Ve kezâ buyurur: (Muhammed, 47/31) “Biz sizi imtihan ederiz, tâ ki sizden mücâhid olanlan bilelim.” Eğer mertebe-i azhar olan hazret-i şehâdette irsâl-i rusül olunup marzî olan sırât-ı müstakim ile mağzûb olan sırât-ı müstakîm ta’rîf olunmamış olsa, her ayn-ı sâbitenin isti’dâd ve kâbiliyyet-i zâtiyyesinden ibâret olan hüccet-i bâliğa fiilen zâhir ve şühûd ile tevessuk edememiş olurdu.”
250 42 38 Ku Ker Yol Şûrâ Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Bâtınen ise, geceleri kalkıp zikirlerle, dûalarla ve ibâdetlerle Hakk’a “ yürüyen ”, Allâh-ı Teâlâ’nın ef’âl, esmâ ve sıfât mertebelerinden kullarıdır. Bu kimselerin Hakk’a doğru olan yürüyüşleri yere paralel, “ sırât-ı müstakîm ” üzere olan düz bir seyrdir. Bir de Hakk tarafından “ yürütülen ” Hakîkat-i Muhammedî mensûbu kulları vardır ki onların lâkabı “ Esrâ ”dır.”
Hicr Suresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Yürüyen hiçbir canlı mahlûk (dabbe) yoktur ki; O (Allahû Teâlâ), onun perçeminden tutmuş (O'nun kontrolü altında) olmasın. Muhakkak ki benim Rabbim, Sırat-ı Mustakîm üzeredir” (Sırat-ı Mustakîm'in kontrolü Allah'tadır). “Kûl küllün ya’melu alâ şâkiletih(şâkiletihî), fe rabbukum a’lemu bi men huve ehdâ sebîlâ” (sebîlen).”
27 Gen ve elmas dosyas

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Bu ise Hakikat-i Muhammedi içinde hakiti ilâhiyyenin vahdette kesret, kesrette vahdet hükümlerinin verilmesi bu hakikatlerin kendisinden sonra, hamilleri-taşyıcılarının kıyamete kadar devam edeceğini bildirmektedir verilen bu husustur. Yani zahiren neslin kesilse de batınen neslin sırat-ı müstakim üzere devam edecektir, o halde üzülmene gerek yoktur denmiştir. ------------------- ~~108.2~ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ...”
69 2 Namaz-Sûreleri̇

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu dosya/kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x““Mertebe-i Mûseviyyet” in tahsil yeri ve mertebesi, eymen vadisinin hakikati de burasıdır. Nefs-i Sâfiye ye kadar süren seyr, “Sırat-ı Müstakîm” tevhîd-i ef-âl den sonra devam eden seyr ise “Sıratullah” tır. Kûr’ân-ı Keriym; Şûrâ Sûresi; (42/53) Âyetinde bu hale işaret vardır.”
36 2 Bakara-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Sen doğru yola hidâyetleyen (rehberlik) edensin” Bu doğru yol evvelâ “sırat-ı müstakim”, → daha sonra “sıratullah” tır. Bu da “isra” ve “ mi’rac” tır, ki Allah (c.c.) yolu “ef’alin” den → “zâtına” dır. “Göklerde ve yerde olan mutlaka O’nundur, O’n-dan zuhur ettiğinden yine “herşey O’na seyredecek, ona dönecektir.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu oluşuma sırât-ı müstakîm ile başlayarak sırâtullah ile devâm eden bir yaşam denilmektedir. İşte Âdem (a.s.) ile başlayarak Hz. Resûlullah (s.a.v) ’a kadar gelen bu süre aslında bir insanın ömür süresidir. Bir insan yaşadığı sürede bu oluşumları sırasıyla kendi bünyesinde yaşamalıdır ki gerçek müslüman o olmaktadır.”
59 6 Peygamber (4)

Abdulkerim Cili
“Ve bütün insanlar bu dünya sahasında denenmektedirler. Kim sırat-ı müstakim üzere hayatını sürdürürse, Yüce Hakk’ın O zuhuruna ilgisi ona bakmasıdır. Nefsi mana da bir hayat yaşayan kimse için ise, bakmaz hükmü geçerlidir. Bu âyet-i kerimede geçen manaya göre: Yüce Hakkın, onların halini; denemeden evvel: - Bilmez…”
166 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Terzibaba - Necdet Ardıç
“İki ayna, elma Hakk'ı bildirir, Ellerini meyva gibi dildirir, Hakk'a ayna arif pası sildirir, Kulunun sinesi Hakk'ın aynası. Cilala aynanı yavaş dingince, Sırat-ı Müstakim nefse ilgince, Sıratullah dikey mirac bilgince, Allah ile seyir aşkın aynası. Tozunu havanda tokmak dövünce , Cenab-ı Hakk habib diye övünce, Âlemlere rahmet irsal edince, Zuhuru Muhammed insan aynası.”
249 40 42 Ku Ker Yol MÜ'MİN Sûresi Murat Derûni (2)

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”
189 Fusûsu’l-Hi̇kem

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu ikinci seyrin ilk bölümü yere paralel olarak (sırât-ı müstakîm üzere) yapılır. İkinci bölümü ise yukarıya doğru, urûc, mi'râc, yükseliş (sırâtullâh) şeklindedir. Tenzîl edilen kitap Allâh'ın kullarına uzattığı ipidir ( hablullâh , Âl-i İmrân, 3/103); kendisine tutunanı "esfel-i sâfilîn"den tekrâr "ahsen-i takvîm"e ulaştırır.”
257 39 8 Zümer Sûresi T.O. Cem Cemâlî (1)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ölçüleri çok doğru ve sistemli olması lazım ve de zaman lazım ki o yerine otursun. Sırat-ı müstakim üzere yolunu sürdürebilsin. Soru: Vücud mertebelerinin tezahürünü zahiri bakışımızla nasıl yorumlayabiliriz? Mesela bir insanın zahiri doğumunda bir çocuğun babasındaki daha vitamin halinde iken amaiyet meni kısmına Ahadiyet sonra anne rahmindeki gelişmesine bu şekilde bakılabilir mi?”
160 28 Muhtelif sohbet ars sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Çünkü alemler Allah-ın mülküdür ve mülkte ancak kanunlarla idare edilir Allah-ın kanunu ise mü’minler hakkında sırat-ı müstakim-doğru yol üzere olmaktır. Doğru yol ise daha dünyada iken Hakk-ı bilme bulma ve onda fani olma yoludur. T.B. --------------------------- ----- 11 - Hud Suresi - Ayet 107 (١١.١٠٧) ~~11.”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Fakat bunların cümlesi arizidir, asli değildir zira o mashar aslında hangi ismin masharı ise o ismin zevki ve sırat-ı müstakimi üzerinedir. Mesela nafi isminin masharı olan bir kimsenin zevki ve sıratı herkese menfaat ulaştırmaktır. O kimse her ne kadar muhit-i kevnisinden kaptığı bir takım sıfat-ı nefsaniyenin rengine boyanmış olsa da yine Rabbı hassı olan Nafi isminin zevkinden hali değildir.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Sen doğru yola hidayetleyen (rehberlik) edensin. Bu doğru yol evvelâ “sırat-ı müstakim,” daha sonra da “sıratullah” tır. Bu da “isra” ve “mi’râc” tır, ki Allah’ın (c.c.) yolu “ef’âlin” den, “zâtına” dır. “Göklerde ve yerde olan mutlaka O’nundur, O’ndan zuhur ettiğinden yine “her şey O’na seyrede-cek, O’na dönecektir.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“) hayvanların tümünün nâsıyelerini, onlardan her birinin mazhar olduğu bir Rabb-i hâssı tuttuğunu ve cümlesinin sırât-ı müstakim üzere olduğunu beyân buyurmuş ve buna delil olarak (Hûd, 11/56) âye-t-i kerîmesini zikr etmiş idi. ﴿٥٦﴾ اِنِّى تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ رَبِّى وَرَبِّكُمْ مَامِنْ دَاۤبَّةٍ اِلا هُوَ اَخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا اِنَّ رَبِّى عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ 11 / 56- “Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim,...”
261 54 44 Ku Ker Yol Kamer Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“) ibarede cebri, Rabb'e isnâd etmedi, belki şüpe ve tereddüt etti. Velâkin nazar-ı evvele göre cebir, sırât-ı müstakim üzere olan Rabb'indir. Ve nazar-ı sânîye göre, yani ikinci görüşe göre Rabb-i mutlaktan Rabb-i hâssı ve hükm-i hâssı taleb eden kişinin a'yân-ı sabitenindir.”
254 50 32 Kur Ker Yol Kaf Sûresi ve Mustafa Hilmi Sâfî Hz. Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“) hayvanların tümünün nâsıyelerini, onlardan her birinin mazhar olduğu bir Rabb-i hâssı tuttuğunu ve cümlesinin sırât-ı müstakim üzere olduğunu beyân buyurmuş ve buna delil olarak (Hûd, 11/56) âye-t-i kerîmesini zikr etmiş idi. ﴿٥٦﴾ اِنِّى تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ رَبِّى وَرَبِّكُمْ مَامِنْ دَاۤبَّةٍ اِلا هُوَ اَخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا اِنَّ رَبِّى عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ 11 / 56- “Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim,...”
260 51 31 Kur Ker Yol Zariyat Suresi ve Hazmi Tura hz. Murat Deruni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“” Ve kezâ buyurur: (Muhammed, 47/31) ya’ni “Biz sizi imtihan ederiz, tâ ki sizden mücâhid olanlan bilelim.” Eğer mertebe-i azhar olan hazret-i şehâdette irsâl-i rusül olunup marzî olan sırât-ı müstakim ile mağzûb olan sırât-ı müstakîm ta’rîf olunmamış olsa, her ayn-ı sâbitenin isti’dâd ve kâbiliyyet-i zâtiyyesinden ibâret olan hüccet-i bâliğa fiilen zâhir ve şühûd ile tevessuk edememiş olurdu.”
251 47 28 Kur Ker Yol Muhammed sav Suresi Murat Deruni

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ------------------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Yani sen hidâyetçisin, hidâyet ehlisin,” diye belirtilmekte. Şimdi burada hidâyet ehli hangi tarafta, hidâyet edemezsin dediği nerede? Sen hidâyet edersin, sırât-ı mustakîm üzerine hidâyet edersin, yani sevap günah cetveli üzerinde tavsiyelerde bulunarak. En büyük hidâyeti de odur zaten, yol göstermek…”
151 19 12.cd 2006 Sohbet Arasi Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“2009 Efendim, Yukarıda anlatılan misâlin bizdeki yansıması, şöyle ki ; Vahdetteki kesreti şehâdet âleminde yaşamanın ilk temel öğesi Nefsi akla bağlayarak yaşamaktır. Ancak 7 nefs mertebesi sâlih amel ile sırât-ı müstakîm üzere yaşandığında kemâlâtın zuhuru olur.Hz. Allah (c.c.) Tîn Sûresinde bize 3 aşamayı işâretle Hz. Mûsâ-Hz.”
25 Bi̇r Hi̇kâye Bi̇r Çok Yorum

Terzibaba - Necdet Ardıç
““benim yolum” diye belirtilen, evvelâ “sırât-ı müstakîm” daha sonra “sırâtullah-Mi’râc” tır. Diğer yönü ile “Âdemiyyet hakikatinden, Muhammediyyet” hakikatine kadar olan mertebelerin tamamının yaşantıları’dır. “açık bir delil” zâten kendisidir. Âyet-el kübrâ, Habîb, ve (bana bakan Hakk’ı görür) hadîsiyle, zâten kendisi gerçekten en açık delildir.”
28 (tesbîh VE Zi̇ki̇r)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Şeriatin karşılığı nedir? Yol mâ’nâsınadır. İşte Hakîkat-i Muhammedî yolu, ehlûllah yolu, Allah yolu, sırât-ı mustakîm ve sırâtullah üzere bakın şeriat. Zâhiri şeriat ve tarikat mertebesi yolu sırât-ı mustakîm; hakîkat ve marifet mertebesi itibari ile yolu sırâtullah, Allah’ın yolu.”
65 Reşahat Ayn-EL Hayat

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Binâenaleyh ona münâzi' olan kimse, nizâ' etmekle kendi hakîkati üzerinde sâbit kadem olur ve kendisine âit sırât-ı müstakîm üzerinde yürür. Ve ilm-i ilâhîde ademiyet hâlinde sübûtun ne demek olduğu Fass-ı Üzeyrî'de misal ile îzah olunmuştur, oraya müracaat olunsun.”
Kelime-i Lûtiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Melkiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Ve bu hâle muttali' olan diğer bir alim إِنَّمَا الأَعْمَالُ بِالنِّيَات ]Ameller niyetlere göredir.[391 hadîs-i şerîfine nazar edip, hibedeki niyyetin fesâdını görüp, ondan tevakkî ederek sırât-ı müstakîm üzere gider. İşte bu da ilimden münbais hidâyettir. Ve dalâl ve hüdânın ilimden husûlü, acı ve tatlının yağmurdan zuhûruna mümâsildir.”
Kelime-i Şuaybiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Kalbiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bütün âlemde Allah-ı seyr var. Fakat kendi gidiş yolu, Hakk’a birey Olarak-sırat-ı müstakim gidiş yolu kendinden geçiyor. O halde yapacağımız ilk iş kendimize dönüp kendimizi tanımak Ben neyim? Biz neyiz? Sorularının cevabını kendimizde bulabilmek. İşte o soruların cevaplarını bulup ta tatbik etmeye çalıştığımız zaman kendi hakikatlerimiz ortaya çıkmaya başlamakta ve kendimizden de Hakk’a ulaşmış olmaktayız.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu ise Hakikat-i Muhammedi içinde hakiti ilâhiyyenin vahdette kesret, kesrette vahdet hükümlerinin verilmesi bu hakikatlerin kendisinden sonra, hamilleri-taşyıcılarının kıyamete kadar devam edeceğini bildirmektedir verilen bu husustur. Yani zahiren neslin kesilse de batınen neslin sırat-ı müstakim üzere devam edecektir, o halde üzülmene gerek yoktur denmiştir. ------------------- ~~108.2~ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ...”
Dur Rabbın Namazda Cilt 2

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Onları doğru yola ilettik. ----------------- Sırat-ı Müstakim, seyri sülük yolunda et-turu seba denilen 7 nefis mertebesi üzerine yapılan nefis seyridir. Museviyet mertebesi sıra sayısı 9 olsada ve Tevhid mertebeleri içinde olsada Mûsâ (a.s.)”
247 37 40 Ku Ker Yol Saffat Sûresi Murat Derûni (1)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Âyette; “ma min dabbetin illâ hüve ahızün binasıyetiha inne rabbiy ala sıratın müstekıymin” “Yeryüzünde hareket halinde olan bir varlık yoktur ki Rabbim onun alnından tutmuş olmasın!.. Muhakkak rabbim sırat-ı müstakimdedir...” İtikadlar dahi böyledir... Bir şahsın itikadı, diğer bir şahsın itikadına göre eğri görünürse dahi, o şahsın zatında mazhar olduğu ismi itibarına göre, onun “sıratı müstakimi” odur.”
35 1 Fâti̇ha-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Seyri sülûk’ta yol almaya başlayınca kişinin akli melekelerinin hepsi değişiyor, ki değişmeside lâzımdır, çünkü nefs yolunda giderken kendisini sırat-ı müstakime döndürmüş oluyor, tabii ki, iki yolun seyri başka, başkadır. Yöneldiği yolda da kemâlâtını bulur, nefsinin yolunda giderse nefsinin kemâlâtına, yani cehenneme fakat ruhuna yönelirse onun kemâlâtına yani Cenâb-ı Hakkkın zâtına veya cennet-i âlâ’ya...”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu doğru yol evvelâ “Sırat-ı Müstakim,” daha sonra da “Sıratullah” tır. Bu da “isra” ve “mi’râc” tır, ki Allah’ın (c.c.) yolu “ef’âlin” den, “zâtına” dır. “Göklerde ve yerde olan mutlaka O’nundur,” O’ndan zuhur ettiğinden yine “Her şey O’na seyrede-cek, O’na dönecektir.”
61 6 Pey 6 Hz.Muhammed s.a.v

Nusret Tura
“Hakkın huzurunda olduğumuzu idrak etmediğimiz her an bir kabahattir, işte sırat-ı müstakim budur. Âdet olmuş cümle âlem yılda bir kurban keser, gün be gün, saat be saat, ben senin kurbanınım, diye hiç olmazsa senden ferman ben kurban diyerek Hakka karşı aczimizi yokluğumuzu itiraf etsek kâfi (3) *************** NOT= Görüldüğü gibi yukarıdan beri yazılmış olan satırların her biri ayrı bir ibret ve irfan tablosu...”
82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Summestekâmû, sonra bu anlayış üzerine evvelâ sırat-ı müstakim, daha sonra sıratullah üzerinde, ve gerçek irfaniyetleri ile yol almış ve miraca doğru yükselme kaydetmişlerdir. Bu yükselme kaydedenlere, tetenezzelu aleyhimul melâiketu, onların üzerine akın akın melekler iner. Bir evvelki âyette belirtildiği gibi, kendilerine uyanları esfeli safiline çeken cinler, onlara uyan insanların nasıl cehennem ehli olduğu...”
96 41 Fussi̇let-Sûresi̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Elbette vatan, bayrak, aile, toprak, bayrak için çarpışılıp mücade edilip savaşılacak bunlar olmadan kişinin bağımsızlığı olmadan özgürlüğü olmaz dininide yaşayamaz. Ama ilk sırada olan Allah sevgisi için olmasıdır… Kendi yolu içinde ne demektir… “Sırat-ı Müstakim” doğru yoldur… Nefis terbiyesi içinde bu aşama geçilecektir. Hz. Peygamber (asv) Efendimiz, Tebük seferinden dönünce, “Hoş geldiniz!”
Saf Suresi

Abdulkerim Cili
“hepsinin hakkını kendi mertebelerinde vererek yaşamak, işte sırat-ı müstakim dedikleri zaten budur. Peygamber Efendimiz (s.a.v) nasıl bir hayat sürdürmüşse, onun ümmeti olarak ona uygun bir şekilde yaşamak bizim görevimizdir. Anlatılmak istenen özet mana ş”
113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ölçüleri çok doğru ve sistemli olması lazım ve de zaman lazım ki o yerine otursun. Sırat-ı müstakim üzere yolunu sürdürebilsin. Soru: Vücud mertebelerinin tezahürünü zahiri bakışımızla nasıl yorumlayabiliriz? Mesela bir insanın zahiri doğumunda bir çocuğun babasındaki daha vitamin halinde iken amaiyet meni kısmına Ahadiyet sonra anne rahmindeki gelişmesine bu şekilde bakılabilir mi?”
161 29 Muhteli̇f Sohbet Arasi Sohbetler

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”
187 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”
186 Fusûsu’l-Hi̇kem

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“--------- Zonguldak’a/ zengindağı ” bağlı Karadeniz /fenâfillâh denizi, Ereğlisi/er’ehlisi , Düzce/ sırat-ı müstakim yolu, Akçakoca,/ ak pak olmuş irfan ehli , akşam üstü /baka billâhtan fenâfillâh’a , Bolu dağı/ bulluk dağı, kente/ tevhide, dönerken bolu dağında/ bolluk dağında , Muhtarın yerinde/ halife mertebesinde , yemek yemek. Maide sofrası ve tevhid yemeği yemek. Yemekten sonra bize orada birde, askısı ile...”
63 (İnci Tezgâhı)

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Yukarıda belirtilen, anlatımı da net olan zuhuratın yorumu bizce şöyledir. Gidilen yol sırat-ı müstakim’dir gidilen yolda gidenin elinde olan top atan kavunu , (15) sene sırtında ve elinde taşıdığı, o kişinin top attığı, yani iflâs etmiş olduğu görüntüsüdür. Kavun un kabuklarının sayulmuş olması kendisinin üzerinden kimliği alınmış gerçek hali ile bozuk iç halinin ortaya çıkarılmasıdır, Tadının yenmeyecek şekilde...”
172 6 Ru ya Mana Alemi Tuzak Mekr Hileli Zuhuratlar

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kim elini o ele uzatırsa, götürüleceği yer o makam’ın “sırât-ı müstakîm” i dir. Bu da o mertebenin necâtıdır. Ayrı bir husus ise! Bütün esmâ-i nefsiyye’nin (Allah) ismi İlâhîsine uymalarının gerekliliğidir. يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرُكُمْ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى إِنَّ أَجَلَ اللَّهِ إِذَا جَاءَ لَا يُؤَخَّرُ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ ( Yağfirleküm min zünübiküm ve yü ahhirküm ilâ ecelin müsemmâ inne...”
21 6 Peygamber (2)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu ise Hakikat-i Muhammedi içinde hakiti ilâhiyyenin vahdette kesret, kesrette vahdet hükümlerinin verilmesi bu hakikatlerin kendisinden sonra, hamilleri-taşyıcılarının kıyamete kadar devam edeceğini bildirmektedir, verilen bu husustur. Yani zahiren neslin kesilse de batınen neslin sırat-ı müstakim üzere devam edecektir, o halde üzülmene gerek yoktur denmiştir. T.B. ------------------- (108-2) Fe salli li rabbike...”
Gökyüzü İnsanları Araştırması 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kısaca belirtilen bu Hakk'a ulaşma olgusuna ef'al alemi itibarile Sırat-ı müstakim (doğru yol); esma alemi itibarile tarik ve özel olarak'ta tarikat; sıfat mertebesi itibarile sıratullah denmektedir. Dini terimlerden olan şeriat, tarikat, hakikat, marifet kelimeleri ne yazık ki günümüzde çok yanlış anlaşılmakta-dır.”
08 Tuhfetul Ussaki

Terzibaba - Necdet Ardıç
“r ki Rabbim onun alnından tutmuş olmasın!.. Muhakkak rabbim sırat-ı müstakimdedir...” İtikadlar dahi böyledir... Bir şahsın itikadı, diğer bir şahsın itikadına göre eğri görünürse dahi, o şahsın zatında mazhar olduğu ismi itibarına göre, onun “sıratı müsta”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Yürüdükçe eski ile oyalanmaktan kurtulup daha derin-yeni tefekküre kavuşuyoruz fakat bu seferki saha da yeni bir oyalangaç yeri. Ama hazım edilene kadar ve sırat-ı müstakim (İbnül Arabi r.a. meşrebince şeriat-hakikat dengesi merkezi) üzere olmayla oranın da hakikatine şahit olunuyor ve devam ediliyor.Hakk iç-dış her yerden kuşatarak (Feth) Hamd'ını işletmekte, efal alemi (madde alemi) sahasında O'ndan başka bir şey...”
169 10 bretlik bir hik ye daha Usta dan ra na tavsiyeler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Sen doğru yola hidayetleyen (rehberlik) edensin. Bu doğru yol evvelâ “sırat-ı müstakim,” daha sonra da “sıratullah” tır. Bu da “isra” ve “mi’râc” tır, ki Allah’ın (c.c.) yolu “ef’âlin” den, “zâtına” dır. “Göklerde ve yerde olan mutlaka O’nundur, O’ndan zuhur ettiğinden yine “her şey O’na seyrede-cek, O’na dönecektir.”
255 13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kimisinin okul yaptırmaktır, kimisinin hastane yaptırmaktır. Bunların hepsi güzel şeylerdir. Hepsi bunların sırat-ı müstakim, Hakk yoludur ama, bize sıratullah lazımdır. Yani Allah yolu lazımdır. Eğer gerçek müminler isek bunlar da İslamiyet’in dışında olan sistemler değil, İslam’ın içinde hiç biri, İslam’dan ayrı değildir.”
146 14.cd 2003 Sohbet Arasi Sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Noktalar 13 oldu, Elif, 1, Noktalar yanyana omuzomuza çizgi, sırat-ı müstakim. Biri yatay diğeri dikey. Sekizinci esma Müheymin. MÜHEYMİN ESMASI Halkettiklerini rahmetiyle koruyan, sonsuz ilmiyle kudretiyle gören, gözeten.Hafız, Kadir, Alim,Cebbar. Allah, Cabir olarak neye ihtiyacımız olduğunu bilir ve ona göre rızıklandırır varlıkları.”
89 6 her ey merkez nde mi hik yesi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Vakıa her birerlerinin bir yönden bir hakikate temas etmiştir fakat akıllarına hakim olan vehimleri daima sırat-ı müstakimden ayaklarını kaydırmıştır. Neden? Çünkü hep beşeriyet yönüyle düşünmektedirler. Zamanımızın mütefekkürleri ise fen dairesinde tabiat alemini tetkik, kendisine mahsus hakikatlerden delil getirmek usulünü takip ederler fakat bu onun delilidir şu onun delilidir diye zincirleme olarak hakikatine...”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Oradan da yola çıkarak Muhammediyyet devrene ulaşmaya yol bulabilesin. İşte bu seyir senin sırat-ı müstakimin ve Hakk’a vuslatındır. ----------- Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken, nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Üzerimize aldığımız yükü, evvelâ Kur’an’a sonra sünneti seniyye ye uyarak, daha sonrada Piran hazaratının yollarını İZ’ leyerek sırat-ı müstakim olarak takib etmekteyiz. Bizden sonraki nesillerinde bunları kolayca İZ lemeleri için, gereken bütün imkânları bizlerden sonrakilere bozulmadan kendi asli halleri ile aktarabilmek için, bunların hepsini sistemli olarak kayda alarak bozulmamalarını temin etmeye çalışmaktayız.”
179 13 Terzi-Elif-Terazi-Teradî-İrfan Mektebi-Kırk Seyir

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Hani şuradan çıkacağımız hepimiz başka istikamete gideceğiz, hepimiz tek yoldan aynı yoldan aynı yerden gitmeyeceğiz, o halde bir birine ne kadar zıt yönlere gideceğiz değil mi, ama herkes kendi sırat-ı müstakimine gidecek, kendi doğrusuna gidecek o zaman da kimseye bir şey demek düşmez. Ve mü'min kâfiri, kâfir dahî mü'mini, eğri yolda görür. Biz kendimizi doğru yoldayız derken kâfir de bize bakıp bunlara bak neler...”
78 A’yân-I Sâbi̇te

Terzibaba - Necdet Ardıç
“) ---------- Onu “veled-i kalbi” asli evine gönül alemine bırakmaya niyet etmişsin, inşeallah, başka bir şekilde bu saha gerçek hayatta da açılır. Vasıtasız yüreyerek gittiğin o yol zahiri “sırat-ı müstakim” dir. Bu da fiili çalışmalarla elde edilir. Zuhuratı gördüğün günlerde her halde, zahiren bir ameli Salih işlemiş olabilirsin, girdiğin o yer amellerinin neticesi olabilir. Ancak kişiyi oyalama ihtimali vardır...”
Dur Rabbın Namazda Cilt 1

Nusret Tura
““Ey İnsân-ı Kâmil (Muhammedîyyet mertebesinden) (1) Hikmetli Kû’rân (Zât) (2) Gerçekten sen irsal edildin, ulaştırıldın (3) Sırat-ı Müstakim ve Sırat’ullah üzerini-üzerinden (4) Aziz ve Rahim olan Allah tarafından indirildin(5) [74] Burada Kurb’an hakikatlerinden bahsediliyor. Efendi Babamın büyük oğlu (عزّت) Bey’in sayısal değeri; (ع) Ayın: 70, (ذّ) Ze: 7, (ذّ) Ze: 7, (ت) Te: 400 dür.”
164 2 Esmâ’ül Hüsna

Terzibaba - Necdet Ardıç
“] [9] ----------------- 193 - Ebu Sa'id el-Hudrî (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdu: "Emin ve doğruluktan ayrılmayan ticaret ehli (ayette sırat-ı müstakim ashabı olarak zikredilen) peygamberler, sıddikler, şehidler ve sâlihlerle beraberdir." Tirmizî, Büyû 4, (1209); İbnu Mâce, Ticârât 1, (2139). 194 - Tirmizî'nin, Rifâ'a İbnu Râfi'den yaptığı diğer bir rivayetinde şöyle...”
174 11 Ku Ker Yol Mutaffifin Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Ve bir daha da eğriltme. Çünkü istikamet ve hedef tekdir. O da sırat-ı müstakim’dir. Başka bir yol yoktur. Sakın aldanma, gaflete dalma. Yanarsın, çok pişman olur, yanarsın. Fakat fayda etmez. Hiç etmez. Nükte: Diye böylece bu bitiyor şimdi burada bir aşıdan bahsedildi.”
155 23 Sohbet aras sohbetler

Terzibaba - Necdet Ardıç
“[63] “Fi Sebilillah” Allah yolunda, Allah yolunun içinde öncelikle iman edip daha sonra halktan hakka kendimiz tanımak için önce sırat-ı müstakim ve daha sonra sıratullah ile Et-turu seba (yedi nefis) ve beş hazret mertebelerini kendi nefsi ve vehimi varlılığı ile cihad edip hakka teslim edenlerin mertebeleri daha üstündür. Ve Allah yolunda harcamak ise kişinin kendi varlığını Allah yolunda ifna edip Hakk yolunda...”
263 57 46 Ku Ker Yol Hadid Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Yâni, teklifat-ı İlâhiyye yi ve tavsiyyeyi Muhammediyye yi yerine getirerk sırat-ı müstakim üzere hayatlarını sürdürenlerin terazileri ağır basanlar. ------------------- فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ (101/7) Fe huve fî îşetin râdiyeh. (101/7) İşte o, râzı olduğu bir yaşayış içindedir.”
68 1 Namaz-Sûreleri̇

Terzibaba - Necdet Ardıç
“HASED-KISKANÇLIK TEMRİN RAPORU HIRS – AÇGÖZLÜLÜK TEDAVİSİ : HIRS-AÇGÖZLÜLÜK TEMRİN RAPORU CİMRİLİK TEDAVİSİ DUASI: CİMRİLİK TEMRİN RAPORU ----------- Bura da da görüldüğü gibi yolumuzun üzerine ne kadar nefsin beşeri ahlakları varsa, hepsi temrin ve Rapor, ismi verilen taşları ile döşenmiş ve “Sırat-ı müstakim olan yolumuz temrin ve rapoprlar’dan geçilmez olmuş. Yapılacak ilk iş yolumuzu bu nefsin geçmiş sayfalarda...”
Bir Salikin Seyr Yol Hikayesi
Bilgiler
- kisim
- 1
- domain
- tasavvuf