İçeriğe atla

Sultânın Ayaz'ı okşaması

41. bölüm / 51 · 517 kelime · ~3 dk okuma

3702. "Ey sıdk mezhebli, pür-niyaz olan Ayaz, senin sıdkın denizden ve dağdan ziyadedir!"

"Ey doğruluğu mezheb edip nâzı terk ve niyâz tarîkını ihtiyâr eden Ayaz, senin dâire-i sıdkın denizden geniş ve dağdan daha muhkem ve kavîdir!"

3703. "Şehvet vaktinde senin kayman olmaz, ki senin dağ gibi olan aklın saman çöpü gibi gitsin!"

3704. "Öfke ve kîn vaktinde senin sabırların karar ve sebâtta gevşek olmaz!"

Yukarılarda dahi îzah olunduğu üzere "Ayaz"dan murâd, insân-ı kâmildir. Ya'ni, "Ey insân-ı kâmil, sen şehvet-i cismâniyyene hâkimsin ve aklın, şehvet-i nefsâniyyene gälibdir. Binâenaleyh cisminde bi-hasebi'l-beşeriyye şehvet peyda olsa o şehvet senin ayağını Hak yolunda kaydıramaz. Zîrâ senin aklın dağ gibi sâbit ve muhkem durur. Şehvete karşı saman çöpü gibi hükm-i şehvetin icrâsına meyletmez; ve kezâ öfke ve kîn hâsıl olduğu vakit sabredersin. Karârda ve sebâtta senin sabrın gevşeyip öfkenin ve kîninin hükmünü icrâya meyletmezsin. "Isâr" (عثار), kaymak ve sürçmek demektir.

Beyt-i Mısrî Niyâzî (k.s.): Gazab, şehvet iki ayaktır onlar Bularla çıktılar arşa çıkanlar.

3705. Erlik bu erliktir, sakal ve zeker değildir. Yoksa eşeğin zekeri erlik şahı olurdu.

Erkeklik gazab ve şehvetin galeyânı vaktinde bunlara hâkim olmak sûretiyle olan erkekliktir. Sakal ve zeker sahibi olmak erkeklik değildir; ve eğer zeker ile erkeklik olsa idi eşeğin zekeri insanların zekerinden daha kuvvetli olduğundan erkeklerin şâhı ve hükümdarı olurdu.

3706. Hak Kur'ân'da kime rical ta'bîr etmiştir? Bu cisim için orada ne mecâl olur?

Hak Teâlâ Kur'ân-ı Kerim'de sûre-i Nur'da رِجَالٌ لَا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَن ذِكْرِ اللَّهِ (Nûr, 24/37) ya'ni "Erler odur ki, ticaret ve satış onları Allah'ın zikrinden meşgül etmez"; ve keza sûre-i Ahzâb'da رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ (Ahzâb, 33/23) ya'ni "Erler vardır ki Allah'a karşı ahdettikleri şeye sâdık oldular" ve sûre-i Tövbe'de dahi رِجَالٌ يُحِبُّونَ أَن يَتَطَهَّرُوا (Tevbe, 9/108) ya'ni "Temizlenmeyi seven erler vardır" buyrulur. Binâenaleyh erkelik, umûr-ı dünyeviyyeden dolayı Hak'tan gafil olmamak ve Allah'a karşı olan ahdine vefâ etmek ve zâhirini ef'âl-i mahmûde ve bâtınını da ahlâk-ı hasene ile temizlemek sûretiyle olur. Bunlar ise cismin şânından değil, rûh-i insânînin şânındandır. Şu hâlde Hakk'ın istediği erkeklik rûh-i insânînin sıfatlarıyla mevsûf olmaktan ibaret olur.

3707. Ey baba, hayvan ruhunun ne kadri vardır? Nihayet kasapların pazarından geç!

Ey çok yaşayıp âile babası olmuş olan kimse, bu ihtiyarlık rûh-i hayvânînin iktizâsı olduğundan kemâl değildir. Rûh-i hayvânînin ne kadr ve i'tibârı vardır? Bunu görmek istersen kasapların pazarından geç! Geç de o hayvan rûhunun kıymet ve i'tibârını gör!

3708. Yüz binlerce baş, karın üzerine konmuştur. Onların değeri dünbe ve dümden aşağıdır.

Birçok hayvanların başları kasap dükkânlarında karınlarının üstüne konulmuş ete katılıp müşteriye satılmaktadır. Onların değeri ve kıymeti hayvanın kısm-ı süflîsi olan kuyruk yağından ve kuyruktan aşağıdır. Zîrâ bunlardan, baştan daha kıymetli olduğu için, müşterilere ayrı ve müstakil olarak sa- tılır. Eğer senin başın dahi rûh-i insânînin sıfatlarıyla dolu ve müzeyyen değilse yüz yaşında olsan kıymetsiz bir baş olur.

3709. Orospu olur ki, zekerin hareketinden onun aklı bir sıçan, şehveti arslan gibi ola!

Ya'ni, zekerinin hareketinden dolayı aklı bir sıçan gibi korkak ve mağlûb ve şehveti de arslan gibi muhâcim ve galib olan kimsenin bir orospudan ve fahişeden farkı yoktur. O kimse şehvetinin galebesi vaktinde zekerinin hükmü altındadır. Onun efendisi zekeri ve o da zekerinin kölesidir.