TB. Kelime-i Âdemiyye eserinde Halîfe kavramı nasıl ele alınır?
Terzibaba (TB) geleneğinde halîfe, lugat anlamıyla "arkasından gelen" ve "vekil" olup, tasavvufta Cenâb-ı Hakk'ın sıfatlarını ortaya çıkaran mertebenin adıdır. Bu anlayışa göre halîfe, Hak'tan aldığı emaneti taşıyan, kendi başına müstakil bir varlık olmayıp, Halîk'ın zuhuruna ayna olan bir mahaldir. Özellikle Âdem (a.s.), Bakara 30'daki "yeryüzünde bir halîfe yaratacağım" ayeti gereğince, Esmâ-i İlâhiyye'nin tümünü kabul etmeye müsait, câmi bir mahal olarak ilk halîfedir ve Kelime-i Tevhid'in yeryüzündeki ilk bekçisi ve zuhur yeridir¹. Terzibaba çizgisinde halîfelik, sâlikin nefsinin hilâfetini Hak'a teslim etmesi ve Hak'tan başka kimse olmadığını ayân etmesiyle tahakkuk eder.
Detaylı cevap
Terzibaba geleneğinde halîfe kavramı, hem lugavî hem de tasavvufî derinliğiyle ele alınır. Lugatte "arkasından gelen" veya "vekil" anlamına gelen halîfe, tasavvufî olarak Cenâb-ı Hakk'ın sıfatlarını ortaya çıkaran mertebenin ismidir²·³. Bu bağlamda, halîfe kendi önünde bulunanın arkasında olandır⁴. Âdem (a.s.), bu tanıma uygun olarak ilk halîfedir ve onun çocukları da halîfeleridir. Ayrıca her peygamber, kendi mertebesinde Hakk'ın halîfesidir ve Kelime-i Tevhid ile Kelime-i Risâlet'in bulunduğu mertebesi itibarıyla da halîfedir⁵·⁶.
Bakara 30'daki "yeryüzünde bir halîfe yaratacağım" ayeti, halîfeliğin temelini oluşturur. Bu ayet, Esmâ-i İlâhiyye'nin câmi bir mahalde izhârının Âdem'de tecellî ettiğini bildirir. Âdem (a.s.), Cenâb-ı Hakk'ın varlığını birimsel bir varlık olarak ortaya koymadığından, O'nun varlığını zuhura getiren bir mahal olarak öne çıkar⁷. Bu durum, Âdem'in tüm Esmâ'yı kabule müsait câmi bir mahalle sahip olmasından kaynaklanır.
Halîfe, Kelime-i Tevhid'in yeryüzündeki ilk bekçisi, görevlisi ve zuhur yeridir¹. Kelime-i Tevhid'in ilk emanet edildiği yer, fiiller âlemi itibarıyla "Âdemiyet Mertebesi"dir. Bâtın olarak ise "Ahadiyyet Mertebesi"nde gizlenmiştir¹. Terzibaba çizgisinde halîfelik, sâlikin nefsinin hilâfet iddiâsından soyutlanması (tezkiye), ardından Hakk'ın hilâfet emanetini izhâra mahal olması (tecellî) ve nihayetinde "halîfe" ile "müstahlif" arasında perdesizliğe ulaşmasıyla gerçekleşir. Bu süreç, sâlikin "ne sen, ne ben vardır" mertebesine ulaşarak kendinden kendine bir görünme hâlini yaşaması ve arzda halîfe olmasıyla tamamlanır⁸. Her halîfe aynı zamanda bir "imâm"dır; ancak her imâm halîfe değildir⁹.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Tevhîd · s.214“İşte "Kelime-i Tevhid"in ilk emanet edildiği yer, fiiller âlemi itibarıyla "Ademiyet Mertebesi"dir. Ayrıca bâtın olarak, "Ahadiyyet Mertebesi"nde, kendisinde gi”Oku
- 2İnsan Sûresi · s.6““Halîfe” kelime anlamı olarak, “arkasından gelen” demek olduğuna göre sıfât mertebesinin ifâdesidir. Halîfe denildiği zaman Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın sıfâtlarını or”Oku
- 3İnşikâk Sûresi · s.39““Halîfe” kelime anlamı olarak, “arkasından gelen” demek olduğuna göre sıfât mertebesinin ifâdesidir. Halîfe denildiği zaman Cenâb-ı Hakk (c.c)’ın sıfâtlarını or”Oku
- 4Terzi Baba (Cilt 1) · s.255““Halife kendi önünde bulunanın arkasında olandır. Âdem (a.s.) halifedir. Çocukları da O’nun halifeleridir. Ayrıca bu pey-gamber de, kendi mertebesinde hakkın ha”Oku
- 5Fâtır Sûresi · s.94““Halife kendi önünde bulunanın arkasında olandır. Âdem (a.s.) halifedir. Çocukları da O’nun halifeleridir. Ayrıca bu pey-gamber de, kendi mertebesinde hakkın ha”Oku
- 6En'âm Sûresi · s.216““Halife kendi önünde bulunanın arkasında olandır. Âdem (a.s.) halifedir. Çocukları da O’nun halifeleridir. Ayrıca bu pey-gamber de, kendi mertebesinde hakkın ha”Oku
- 7Yehova Şahitleri ile Mülâkât · s.20“Halife, kelime olarak arkasından gelen mânâsınadır. Cenâb-ı Hakk (c.c)’ta kendi varlığını birimsel bir varlık olarak ortaya koymadığından dolayı Âdem a.s önde k”Oku
- 8Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi · s.174“Bu dört basamağın sonunda Kelime-i Tevhîd ve Kelime-i Risâlet’e gelinir. Burada artık ne sen, ne ben vardır. Kendinden kendine bir görünme olur. Hedef hüviyetti”Oku
- 9TB. İlyâs-Lokmân-Hârûn Fasılları · s.273““Hü vallahüllezi la ilahe illa Hu” diye bu ayet-i kerime ile de nokta koymuştur. S O N بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ BU FASS KELİME-i HÂRÛNİYYEDE MÜNDER”Oku
İlgili sorular
- TB. Kelime-i Şîsiyye eserinin yapısı nasıldır, hangi bölümlere ayrılır?
- Necdet Divanı kitabı sâlik için hangi açıdan yol gösterir?
- Ahadiyyet eserinde Ahadiyyet kavramı nasıl ele alınır?
- Necdet Divanı eserinin yapısı nasıldır, hangi bölümlere ayrılır?
- Dur Rabbın Namazda (Cilt 1) kitabı sâlik için hangi açıdan yol gösterir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.