İçeriğe atla
Yûnus 4Cüz 11 · Sayfa 208

Yûnus Sûresi 4. Âyet

يونس

Sohbete sor

İleyhi merci'ukum cemî'â(an)(s) va'da(A)llâhi hakkâ(an)(c) innehu yebdeu-lḣalka śümme yu'îduhu liyecziye-lleżîne âmenû ve'amilû-ssâlihâti bilkist(i)(c) velleżîne keferû lehum şerâbun min hamîmin ve'ażâbun elîmun bimâ kânû yekfurûn(e)

Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükafatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kafirlere gelince, inkar etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.

Yûnus Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“İleyhi merci’ukum cemî’â(an) va’da(A)llâhi hakkâ(an) innehu yebdeu-lhalka sümme yu’îduhu liyecziye-llezîne âmenû ve’amilû-ssâlihâti bilkist(i) vellezîne keferû lehum şerâbun min hamîmin ve’azâbun elîmun bimâ kânû yekfurûn(e)” Hepinizin dönüşü ancak O’nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va’detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır. (10/4)


“Hepinizin dönüşü ancak O’nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va’detmiştir.” Bu ise ister ihtiyari ölüm ile, ister izdirari ölüm ile olacaktır.

“Kullu nefsin zâ-ikatu-lmevt(i) sümme ileynâ turce’ûn” Her can (nefis) ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz. (29/57) Buraya Tarık sûresi çalışmasında bu âyet hakkında oluşan müşahademizi almak uygun olacaktır.

İkindi namazına Edirde Eski Camii de cemaate son rekâta yetiştim. Namazı tamamladığımda cenaze olduğu için duaya geçilmeden müezzin كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ {العنكبوت/57} “Küllü nefsin zâikatu-lmevtü sümme ileynâ turce’ûn”… “Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.” (Ankebut 57) âyetini okuyordu. Bir hanım efendinin cenaze namazı eda ediliyordu. Selimiye Camiinin karşı tarafına oturduğumuzda 13-13 ilham kuşu havalandı. Ve Selimiye Camiinden aşağı inen karşıdan geçen ve Selimiye parkında duran Mehter Takımına dikkatimi çekti. İstanbul’un (1453) (13) “Fethi” Edirne’den başladı diyordu. Bu yıl (571) inci yıldönümü (13) imiş. Efendimizin doğum yılı ve Fethi şahsında nice fetihlere, mevalidlere nasip olur. İnşeallah… Ayette geçen; “Her nefis ölümü tadacaktır.” Fenafillah mertebesine işarettir. “Sonra bize döndüreleceksiniz”. (نا) “Na” Bize ifadesiyle Zât-i dir. Bekabillah mertebesine işarettir. Âyet sayısal değeri (29+57= 86) (8+6=14) (14) Nûr-u Muhammediyyedir. Her mertebeyi kapsadığı anlaşılmaktadır. Yolda (tarik) ilham kuşu Nûr-u ilâhi güzergahında bu sefer “54” ile biten sarı taksinin karıştığı kazada; Akl-ı küll dikkat et diyor. “54” hayali-İzafi “Kamer” im diyerek (sarı) geçici olanların hali budur. Nefsi küll de “İlm-i Ledün” zannedilen hayali yansımalara ve bunun inkisarına dikkat etmek lazımdır. Diye haber vermekteydi. Kazayı da geçerek “Selâm dan Salim olarak Selim e Selim den 13 ve Ölüm tadış müşahadesi ile salim bir şekilde Selâm yurdundaki” evimize dönmüş olduk. Hamd olsun…[17]

Âyette “cami” topluca dönüşünüz demektedir ki bu her an var ve her an ademe giden bir kainat düzeni içinde olduğumuz için her an aslında bu âlem ve içinde bulunanlar topluca Hakk’a dönmekteler ve sonra ise red olunmaktadırlar. Sonunda ise hadis olan insan vücudu ölümü ve dünya ise kıyamet ile hakka dönmüş olacaktır.

Başlangıçta halk etmeyi yapar. “Hakk” ta buluna “Ke” “Lam” yani uluhiyet ile Halka dönüşmektedir. Sonra iman edip “salih amel” programı hakk’tan tatbikatı kuldan olan ameller işleyenleri mükafatlandırmak için bu halkiyeti tekrar eder.

Örtüp gizleyerek hakk’ı inkar edenlere kendi nefis ateşleri ile vehimi ilim suları ve hakktan ayrı olmaz azabı vardır.


هُوَ الَّذِي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَاء وَالْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُواْ عَدَدَ السِّنِينَ وَالْحِسَابَ مَا خَلَقَ اللّهُ ذَلِكَ إِلاَّ بِالْحَقِّ يُفَصِّلُ الآيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ {يونس/5}

“Huve-llezî ce’ale-şşemse diyâen velkamera nûran vekadderahu menâzile lita’lemû adede-ssinîne velhisâb(e) mâ haleka(A)llâhu zâlike illâ bilhakk(i) yufassilu-l-âyâti likavmin ya’lemûn(e)”