İçeriğe atla
Yûnus 95Cüz 11 · Sayfa 219

Yûnus Sûresi 95. Âyet

يونس

Sohbete sor

Velâ tekûnenne mine-lleżîne keżżebû bi-âyâti(A)llâhi fetekûne mine-lḣâsirîn(e)

Sakın Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma! Yoksa zarara uğrayanlardan olursun.

Yûnus Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Velâ tekûnenne mine-llezîne kezzebû bi-âyâti(A)llâhi fetekûne mine-lhâsirîn(e)” Sakın Allah’ın âyetlerini yalanlayanlardan da olma! Yoksa zarara uğrayanlardan olursun. (10/95)


إِنَّ الَّذِينَ حَقَّتْ عَلَيْهِمْ كَلِمَتُ رَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ {يونس/96}

“İnne-llezîne hakkat aleyhim kelimetu rabbike lâ yu/minûn(e)”


وَلَوْ جَاءتْهُمْ كُلُّ آيَةٍ حَتَّى يَرَوُاْ الْعَذَابَ الأَلِيمَ {يونس/97}

“Velev câet-hum kullu âyetin hattâ yeravû-l’azâbe-l-elîm(e)” Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar. (10/96-97)


Binâenaleyh böyle olan kimseler, elim azabı görme­dikçe, ya'nî ba'de'l-mevt azâb-ı uhrevîyi tatmadıkça Allah'a ve pey­gambere îmân etmezler. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de Hak Teâlâ buyurur. ﴿٩٦﴾ اِنَّ الَّذِينَ حَقَّتْ عَلَيْهِمْ كَلِمَتُ رَبِّكَ لايُوءْمِنُونَ

﴿٩٧﴾ وَلَوْ جَاۤءَتْهُمْ كُلُّ اَيَةٍ حَتَّى يَرَوُا الْعَذَابَ الاَلِيمَ

(Yûnus, 10/96-97). Böyle olunca Fir'avn dünyâda kable'lmevt îmân etmekle, azâb-ı uhrevîyi görmedikçe îmân etmeyen sınıftan çıktı. Elîm azabı görmeden îmân eden mü'min sınıfına dâhil oldu.

Fir'avn hakkındaki bu kelime o kadar açık bir şeydir ki, Kur'ân bu zahir olan şeyle vârid oldu. Yani zuhura çıktı bu kadar açık bir zuhura çıktı. Şu halde Fir'avn'ın şekâvet-i ebediyyesine, ebedi şekavetine hükm edenlerin bu hükümde ısrarları ve bu bâbda te'vîlâta kıyam etmeleri tevilat göstermeleri duyulmuş değildir. İşte Fir'avn hakkında Hz. Şeyh (r.a.) efendimizin hükm-i âlîleri bu kadar açıktır; ve ibâre-i Fusûs'ta tevak­kufa delâlet edecek bir şey yoktur.[74]