İçeriğe atla
Hûd 46Cüz 12 · Sayfa 227

Hûd Sûresi 46. Âyet

هود

Sohbete sor

Kâle yâ nûhu innehu leyse min ehlik(e)(s) innehu ‘amelun ġayru sâlih(in)(s) felâ tes-elni mâ leyse leke bihi ‘ilm(un)(s) innî e'izuke en tekûne mine-lcâhilîn(e)

Allah, "Ey Nuh! O, asla senin ailenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O halde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim" dedi.

Hûd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

~~11.46~
قَالَ يَا نُوحُ اِنَّهُ لَيْسَ مِنْ اَهْلِكَ اِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍ فَلَا تَسْپَلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِهٖ عِلْمٌ اِنّٖى اَعِظُكَ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْجَاهِلٖينَ
~ ~ ~

11.46 - Kâle yâ nûhu innehû leyse min ehlik, innehû amelun ğayru sâlıh, felâ tes'elni mâ leyse leke bihî ılm, innî eızuke en tekûne minel câhilîn.

Diyanet Meali:

11.46- Allah, "Ey Nuh! O, asla senin ailenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

11.46- Ya Nuh! buyurdu: o senin ehlinden değil, o gayri Salih bir amel, binaenaleyh bilmediğin şeyi benden isteme ben seni cahillerden olmaktan tahzir ederim


Allah Teala “Ey Nuh! O senin ehlinden değildir!” buyurmakla gerçek ailenin ne olduğunu açıklıyor.

Dini, manevi ve hakikat bağlılığı olması gerekir. Şekli ve maddi değil.

Hz. Ali “: “Haberiniz olsun! Muhammed’in dostu, kan bağı itibariyle uzak da olsa Allah’a itaat eden kimsedir. Muhammed’in düşmanı da kan bağı itibariyle yakın bile olsa Allah’a asi olan kimsedir.” Buyurmuştur.

Nuh’un oğlu kötü bir iş yapmıştır. Amel-i Salih değildir. Böyle bir kimsenin de kurtuluşu olmaz.

Hz. Nuh uzun süren yıllar boyunca kavmini Hak yola davet etmişti. Kavmi de her defasında olumsuz cevap verdi. En sonunda Nuh as: “Rabbim! Yeryüzünden kâfirlerden hiç kimseyi bırakma! Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; yalnız ahlaksız, nankör kimseleri doğururlar.” (Nuh, 26-27)
rtfSndPly*11.47*
Bunu söylerken Allah’ın kudretini ve hikmetini, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkardığını hatırına getirememişti. İşte onun bu bedduası, makamıyla ilgili bir hata kapsamında halinin günahı olarak belirginleşmişti. Yüce Allah da onu öfke halinde dile getirdiği zannıyla sınadı. O, kâfirlerin ancak kendileri gibi günahkâr kâfirler doğurduğunu iddia etmiş, Allah hakkında kendi zannına dayalı bir hüküm vermişti.

Yüce Allah da onu bu şekilde cezalandırarak o hatadan arındırmıştır.


11- Hud Suresi- Ayet 47

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)