Venâdâ nûhun rabbehu fekâle rabbi inne-bnî min ehlî ve-inne va'deke-lhakku veente ahkemu-lhâkimîn(e)
Nuh, Rabbine seslenip şöyle dedi: "Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin va'din elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin."
Hûd Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
11.45 - Ve nâdâ nûhur rabbehû fegâle rabbi innebnî min ehlî ve inne vağdekel haggu ve ente ahkemul hâkimîn.
Diyanet Meali:
11.45- Nuh, Rabbine seslenip şöyle dedi: "Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vaadin elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin." Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
11.45- Nuh, rabbine nidâ etti de ya Rabb: dedi elbette oğlum benim ehlimdendir ve elbette senin vaadin haktır ve sen ahkem’ül hâkiminsin
Nuh Rabbine dua edip dedi ki: Ey Rabbim! Şüphesiz, oğlum da ailemdendir.” Babalık şefkati, yakınlığı onu oğlunun kurtarılmasını talep etmeye yöneltiyor. Çünkü insana en yakın evlatlarıdır. Nuh peygamber oğlunun ailesinden olduğunu söylüyor ama edebini de koruyor. “Vaadin Haktır” derken aleyhinde söz söylenmiş olanlardan biri de oğlunun olacağını bilememişti.
Oğlunun kurtulması için dua etmemiş aksine “sen hükmedenlerin en hakimisin” demiştir.
İnsan ruh, beden ve duygudan oluşur. Ruh tarafı objektiftir. Ama duygular karışıktır. “Oğlum, ailemdendir!” sözü duygusal ifadedir.
Ehli Beyt yani aileden olmak ruh yakınlığını gerektirir. İman, inanç birlikteliğini de. Şekli olarak aileden olmak bunların dışındadır. Çok üzüntülü ve sevinçli anlarda söylenen sözlere dikkat edilmez. Telvin karakterlidir.
Nuh as’ da gayet edepli şekilde oğlu için merhamet dilememiştir.
-------------------- rtfSndPly*11.46*
11- Hud Suresi- Ayet 46